Şifremi unuttum | Üye Ol
    ANA SAYFA   |  ÇAYYOLU HABER   |  ÜMİTKÖY,TÜRKKONUT,YAŞAMKENT,BEYSUKENT,BİLKENT   |  ÇAYYOLU PARK CADDESİ   |  ANKARA GÜNDEM 

SAĞLIK
Cildin genç kalması için ne yapmalı?
Cildin genç kalması için ne yapmalı?
 
Cildin genç kalması için güneş ışınlarından sadece yazın değil, kışın da korumak gerekiyor.
02 Ekim 2010 Cumartesi 01:31
  Paylaş
 Facebook Google TwitThis StumbleUpon del.icio.us Reddit NewsVine Ma.gnolia Technorati Digg Mixx

Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serap Öztürkcan, cildin genç kalması için güneş ışınlarından sadece yazın değil, kışın da korunmak gerektiğini belirterek, 'Bol su içme, bol sebze ve meyve tüketme cildin nemlenmesine neden oluyor ve cildi genç tutuyor' dedi.

Prof. Dr. Öztürkcan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, insan derisinin genetik yaşlanma ve çevresel faktörlerden dolayı yaşlandığını, genetik yaşlanma kişiden kişiye değişse de cilt yapısına bağlı olarak devam eden bir fizyolojik süreç olduğunu, çevresel faktörlere önlem alınması halinde yaşlanmanın geciktirilebileceğini kaydetti.

'YAŞLANMANIN EN BÜYÜK NEDENİ GÜNEŞ IŞINLARI'

Güneş ışınları, hava kirliliği, kimyasal maddeler, sigara, yetersiz beslenmenin cilt yaşlanmasında önemli etkenler olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Öztürkcan, 'Yaşlanmanın en büyük nedeni güneş ışınları. Genetik yaşlanmayı önleyemiyoruz her ne kadar kök hücre çalışmaları gibi değişik çalışmalar olsa da şu an için bunu durduramıyoruz. Ama çevremizin derimize oluşturduğu zararlar çok fazla. Yaşlı görünmemizde bu etkenler çok büyük yere sahip. Biz bunları önleyerek deri yaşlanmasını önemli oranda geciktirebiliriz. 'Yaşlanmayacağız hep genç kalacağız' diye beklentiye girmemek gerekiyor ama dış etkenlerle oluşan yaşlılığı büyük ölçüde geciktirebiliriz' dedi.

Cildi genç tutmak için koruyucu ve tedavi edici yöntemlerin olduğunu, özellikle zamanla deri kanserine de neden olabilen güneş ışınlarına karşı önlem alınması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Öztürkcan, güneşten korunmak için özellikle saat 10.00-15.00 arasında dışarı çıkılmaması, çıkarken de sık dokunmuş giyecekler giyilmesi, geniş kenarlıklı şapka, güneş gözlüğü takılması, ayrıca güneş koruyucu kremlerin de kullanılması önerisinde bulundu.

GÜNEŞ KREMLERİ SADECE YAZIN DEĞİL, KIŞIN DA KULLANILMALI

Yaz aylarında yoğun kullanılan güneş kremlerinin kışın da kullanılması gerektiğine dikkati çeken Prof. Dr. Öztürkcan, şöyle konuştu:

'Güneş derimizde serbest radikaller denilen hücreleri yıkan maddeleri açığa çıkarmakta ve yaşlanmaya neden olmaktadır. Bu etkiyle deri kanserleri ortaya çıkıyor. Bu yıkımı antioksidan denilen maddeler dengeliyor. Bu dengenin bozulduğu durumlarda vitaminlerin kullanılması gerekiyor. Pek çok kremde vitaminler bulunuyor. Vitaminler aslında ağızdan çok dıştan kullanıldığında daha fayda sağlıyor.

Ayrıca güneşe çıkmadan önce yüz ve açık alanlara güneş kremi sürmemiz gerekiyor. Güneş koruyucuların hayatımızda artık diş fırçalama, yüz yıkama gibi rutin yaptığımız uygulamalar gibi yerini alması gerekiyor. Hepimizin yanlış veya eksik bildiğimiz bir konuysa koruyucuların sadece yazın kullanılması. 'Kışın kullanmaya gerek yok zaten güneş fazla etkilemiyor' diye bir düşünce var. Rüzgarlı, bulutla havalarda, karlı ortamlarda da güneş yine zararlı ultraviyole ışınlarını yayıyor. Bu ışınlar zararlı etkenlerini kışın da gösteriyor. Bu nedenle koruyuculara kışın da devam edilmeli ara verilmemeli.

Dengeli beslenmeliyiz. Her çeşit vitamini almalıyız. Örneğin sebzeler, meyveler bunlar çok önemli. Yağ oranı yüksek gıdalardan uzak durmalıyız. Bol su içmeliyiz. Su cildin nemlenmesine katkısı olan bir madde. Kısacası güneşten sadece yazın değil kışın da korunma, bol su içme, bol sebze ve meyve tüketme cildin nemlenmesine neden oluyor ve cildi genç tutuyor.'

'BOTOKS, DOLGU KISA SÜRELİ İYİLİK SAĞLIYOR'

Cildi doğal koruma yöntemlerinin dışında tedavi edici yönlerin de bulunduğunu anlatan Prof. Dr. Öztürkcan, peeling denilen soyma işlemi yapıldığını, dolgunun da bu amaçla kullanıldığını, ancak yapılan dolgunun sadece 4-6 ay etki gösterdiğini kaydetti. Dolgunun kişinin destek dokusunu artırarak katkı sağladığını, ancak zararlı da olabildiğine dikkati çeken Öztürkcan, 'Dolgu alerjik kişilerde reaksiyon oluşturabiliyor. Yabancı cisim gibi algılanıyor. İstenmeyen yan etki gösterebiliyor. Deri kırışıklığının giderilmesinde kullanılan yöntemlerden biri de lazer. Ayrıca botoks da kullanılan yöntemlerden biri. Botoks da kişiye 4-6 ay arasında bir iyilik hali sağlıyor' diye konuştu.



Bu haber 656 defa okunmuştur.
 Yorumlar -  Yorum ekle

Bu haber henüz yorumlanmamış...

 Kategorideki diğer haberler 
 
   
  ANKARA HAVA DURUMU

  altın
   ÇOK OKUNANLAR
   YAZARLAR
      İsmet Berkan
      Oral Çalışlar
      Ahmet HAKAN
      Ümit Kardaş
      Murat Belge
      Murat Yetkin
      Dr.Gamze Şenbursa
      Güler Karakurumer
      Tuncer Kırhan
      Metin Altay
   ÇOK YORUMLANANLAR
   ANKET
Sizce Türkiye, IŞİD'e karşı oluşturulacak silahlı birlik içinde olmalı mı?
Evet
Hayır
Fikrim yok
   ŞANS OYUNLARI
18/10/2014
8-17-21-39-41-47
15/10/2014
7-12-22-26-32-1
 
   GAZETELER

   HABER HATTI
   E-POSTA LİSTESİ
Yeniliklerden haberdar olmak için e-posta listemize kayıt olun.
E-posta Adresiniz:
 
ANA SAYFA   |   GÜNÜN TÜM HABERLERİ   |   ARŞİV   |   ZİYARETÇİ DEFTERİ   |   KÜNYE   |   REKLAM   |   İLETİŞİM
Çayyolu Haber'de yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Çayyolu Haber sorumlu tutulamaz. © 2009. Çayyolu Web Tasarım Her Hakkı Saklıdır