Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert

Adet gecikme nedenleri ve çözümleri

Ergenlik çağından itibaren kadınlar adet görmeye başlarlar ve giderek kanamalar düzen kazanır.

Adet gecikme nedenleri ve çözümleri
Adet gecikme nedenleri ve çözümleri Admin
Bu içerik 82 kez okundu.
Advert

Aylık kanamalar yumurtalıklarda büyüyen yumurtanın çalışmasına bağlıdır. Genellikle 28 günde bir adet kanamaları olur. Bu düzen; zaman zaman hastalıklar, kilo değişimi, mevsim değişimi, stres ve diğer birçok faktör tarafından etkilenir ve adet zamanları değişebilir. Yılda bir-iki defa adet düzensizliği olabilir. Ancak adet kanaması gecikmesi senede bir-iki defadan daha sık oluyorsa, yani seyrek adet kanaması görülüyor veya uzun süreli kanama görülmüyorsa gerekli incelemeler yapılarak durumun açıklığa kavuşturulması ve tedavi edilmesi kadınların genel sağlığı açısından çok önemlidir.

Kadınlarda adet yerine periyot, döngü, menses, regl, mens, siklus, gibi tıbbi terimler kullanılır. Halk arasında ise adetler ay hali, renkli olmak, hastalanmak gibi sözlerle tanımlanır.

Kadınlarda normal adet dönemi; 21 ile 35 günler arasında ve ortalama 28 günde bir olmakta, 2-7 gün sürmekte ve yaklaşık 20-60 mililitre kanama olmaktadır. Yedi günden uzun, 80 ml’den fazla kan kaybı olan, 21 günden kısa aralıklarla ya da 35 günden daha uzun aralıklarla kanama olduğunda nedenlerinin araştırılması gereklidir.

Normal adet düzeninde problemler ortaya çıktığında; sık adet görme (20 günden kısa sürelerde), seyrek adet görme ( 35 günden uzun: 2-3 ayda bir. Adet dışı dönemlerde kanamalar), fazla miktarda adet görülmesi, kanama süresinin uzaması, miktarının çok fazla olması, 8-10 gün devam etmesi, günde 6-12 ped kullanılması gibi belirtiler ortaya çıkar. Adet miktarının az olması doğum kontrol hapı ve benzeri ilaç kullanan kadınlarda, bazı özel hormonlu rahim içi araç kullananlarda normaldir.

Adetlerin 35 günden daha uzun sürede görülmesine “oligomenore”; adet görememeye ya da en az altı ay adet olmamasına ise “amenore” denilir. Belli dönemler dışında bu bulgular normal olarak kabul edilmez. Ergenlik öncesinde, hamilelik, emzirme ve menopoz dönemlerinde adet olunmamasına “fizyolojik amenore” denilir ve normaldir.

Eğer bir genç kız 15-16 yaşına gelmiş ve hala adet görememişse, mutlaka sebepleri araştırılmalıdır.

Adet gecikmesinde ilk ne düşünülmelidir?
Normal adet gören bir kadında adet kanamasının gecikmesi durumunda ilk önce gebelik akla gelebilir. Kadının hamile olmadığı ispatlandıktan sonra adet gecikmesinin diğer nedenleri araştırılır. İkinci muhtemel neden herhangi bir şekilde o döngüde yumurtlama olmamasıdır.

Düzenli adet kanaması gören bir kadında beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan gecikmenin nedeni stres, mevsimsel değişiklikler, mekan değişiklikleri de olabilir.

Ağır fiziksel egzersizler yapan kadınlarda da adet gecikmesi sıklıkla izlenir. Bu duruma en iyi örnek sporcular ve balerinlerdir.

Adet döngüsünün gecikmeli olduğu hastalıkları incelersek;

Hormon bozuklukları: Adet gecikmelerinin hormona bağlı nedenlerini anlayabilmek için kanda bazı hormonlar bakılır. İlk planda genç kadınlarda gebelik olasılığını elemek için kanda beta HCG testi yapılmalıdır. Yumurtalıkları uyaran hormon (FSH) , özellikle yumurtalıklardan salgılanan ve kıllanma sivilcelenme gibi sıkıntılara yol açan testesteron, böbrek üstü bezi ile ilgili hormonlar ( DHEAS04), süt salgılatan hormon (prolaktin), yumurtalık kapasitesini belirlemede günümüzde en belirleyici hormon olarak tanımlanan antimülleryan hormon (AMH) ölçülerek adet gecikmesine neden olan değişimler saptanmalıdır. Troid hormonunun az çalışması (hipotroidizm) ya da çok çalışması da (hipertroidizm) adet düzenini oldukça etkiler, bazen ara kanamalara da neden olabilir.

Hipotalamik amenore: Beyinde hormon salgılamayı düzenleyen Hipotalamus bölgesinde herhangi bir patoloji olmaksızın, aşırı egzersiz, aşırı kilo kaybı, fiziksel ve psikolojik stress, aneroksiya nervoza gibi yemek yememe hastalığı diyebileceğimiz durumlarda hipotalamustan salgılanan GnRH sekresyonu bozulur, bu hormonun bozulması ise hipofiz bezi ve yumurtalıkları etkileyerek adet gecikmesine neden olur. Yine beyinde bu bölgeyi tutan tümör, başın travmaya uğraması, beyin bölgesine radyasyon verilmesi adet düzenini olumsuz etkiler.

Hipofiz hastalıkları: Hormon salgılayan organların çalışmasını düzenleyen hormonların salgılandığı, beynin hipofiz bölgesinde oluşan, özellikle prolaktinoma, hipofiz adenomları gibi salgı bozukluğu yapan kitleler veya hipofiz nekrozu gibi çeşitli hastalıklar adet gecikmesine neden olabilir.

Hiperprolaktinemi: Hipofiz bezinde prolaktin adı verilen süt salgılatan hormonun artması sonucu adet gecikmesi olabilir. Prolaktin hormonunun normalden daha fazla salgılanmasına hiperprolaktinemi adı verilir. Hiperprolaktinemi durumunda memelerden süt salgısıyla (galaktore) birlikte adet gecikmesi (amenore) görülebilir. Hiperprolaktinemi kullanılan psikiyatrik ilaçlara bağlı ya da prolaktinoma denilen hipofizin iyi huylu tümörlerine bağlı olarak da ortaya çıkabilir. Yaygın kullanılan antidepresan ilaçlar, antipsikotik ilaçlar, mide ilaçları, metildopa gibi ilaçlar prolaktin seviyesini artırır. Hipofizde patolojik bir olaydan ileri gelen prolaktin yükselmelerini araştırmak için MRI ile hipofiz bezi görüntülenmelidir. Kadınların %40'ında hipofizde adenom nedeniyle prolaktin yüksekliği tespit edilebilir. Doğum sonunda aşırı kanama ve takip eden tansiyon düşüklüğü sonucunda hipofiz bezinin nekrozuna bağlı olarak hastalar adet göremez, memelerden süt gelmez (Sheean sendromu)

Erken over yetersizliği: 40 yaşından önce yumurtalıkta yumurtaların tükenmesi sonucu adet olamama durumudur.''Erken menopoz'' olarak değerlendirmekle birlikte nadiren aradan aylar geçtikten sonra tekrar bir süre adetler devam edebilir, hatta bu sırada gebelik de oluşabilir.

Rahim içi tabakanın etkilendiği hastalıklar: Önceden adet olduğu halde daha sonra adet gecikmesinin bir sebebi de Asherman sendromu adı verilen rahim iç duvarının yapışıklığıdır. Bu duruma özellikle doğum yaptıktan sonra (postpartum) kürtaj olan kişilerde sık rastlanır. Ayrıca myom operasyonu, rahim içinden septum alınması, sezaryen doğum gibi rahim içi tabakayı etkileyen operasyonlardan sonra da bu durum ortaya çıkabilir. Bunlardan başka rahim içi araç, tüberküloz gibi bir takım enfeksiyonlar, rahim içinde yapışıklığa; bunun sonucunda adet miktarının azalması ve tamamen kesilmesine neden olabilir. Endometrial kavitede yapışıklık (adezyon) durumu histeroskopi ya da ilaçlı rahim filmi (histerosalpingografi) ile doğrulanmalıdır.

Kullanılan ilaçlar ve radyasyon: Yumurtalık bölgesini içine alan kanser tedavi amaçlı ışın uygulaması (radyasyon) veya sistemik uygulanan kemoterapi yumurtalıklarda follikül azalmasına veya tamamen tükenmesine yol açarak adet gecikmesine ya da tamamen kesilmesine yol açabilir. 
Günümüzde kanser hastalarının tedavilerinde başarı artmış, hastaların ömürleri uzamıştır. Bu hastalara tedavileri öncesinde üreme potansiyellerini koruyucu önlemler hakkında mutlaka bilgi verilmeli ve istekleri doğrultusunda uygun yöntem uygulanmalıdır.

Polikistik over sendromu: Adet gecikmelerinin yaklaşık %25-30'unun nedeni polikistik over sendromu (PCOS)'dur. PCOS, yumurtalama bozukluğu ve kıllanma ile seyreder. Yumurtlama olduktan sonra salgılanan progesteron hormonu, yumurtlama öncesinde rahim iç tabakasını kalınlaştıran östrojen hormonunun burada yarattığı kalınlaştırıcı etkiyi karşılar ve gebelik oluşması durumunda bebek için elverişli bir ortam hazırlar. Progesteron hormonu yaklaşık 14 gün salgılandıktan sonra gebelik oluşmamışsa salgılanma durur ve bu, kadının beklediği zamanda, düzenli bir adet kanaması görmesini sağlar. Yumurtlama olmadığında östrojen hormonu rahim iç tabakasını sürekli kalınlaştırır ve genellikle gecikmeli bir süre sonunda, beklenmedik bir şekilde ve genellikle normalden fazla miktarda bir “adet kanaması” olur. PKO’da yumurtlamanın devre dışı kalması ve progesteron hormonu salgısının olmaması kadının adet göreceği zamanı algılayamamasına neden olur. Kıllanma aşırı olduğunda bu sendromu böbrek üstü bezi ve diğer androjen üreten tümörlerden ayırt etmek gerekir. Bu hastalığın en önemli tedavisi kadının ideal kiloya inmesidir. PCOS' da adetler çok gecikirse ileri yaşlarda rahim iç duvar kanserine engel olmak için üç ayda bir ilaçlarla hastanın adet olması sağlanmalıdır.

Fazla kilolu olmak, fazla zayıf olmak, menopoz geçiş yaşlarında olmak da adetin gecikmesine yol açabilir. Ve tabii ki yumurtalıklarda yumurtaların bitmesi ile ortaya çıkan menopozda adet görülmez.

Adet gecikmesi olduğunda hekime başvurulmalıdır. Eğer gebelik var ise ona göre takibi yapılır. Gebelik yok ise hekiminiz sizi ayrıntılı olarak anamnezini alarak muayene edecek, gerekli tetkikleri isteyecek ve soruna göre tedavinizi düzenleyecektir.

Adet gecikmesi
Advert
YORUMLAR
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Gambiyalı lider koltuğu bıraktı
Gambiyalı lider koltuğu bıraktı
Japonlardan Çanakkale ısrarı
Japonlardan Çanakkale ısrarı