Reklamı Geç
Advert
Advert

Domuz bağı vahşeti 10 yılda unutuldu

Aralarında islamcı yazar Konca Kuriş'in de bulunduğu, çoğu domuz bağıyla öldürülmüş 188 cinayetten sorumlu tutulan Hizbullah ana davası sanıklarının tahliyesine, davanın 10 yılda bitirilememesi yol açtı. Yargıtay, CMK 102'nin yürürlüğe gireceğini bildiği halde davayı değil, tutuklulukları görüştü.

Domuz bağı vahşeti 10 yılda unutuldu
Bu içerik 1962 kez okundu.
Advert

Türkiye, 2000'li yıllara, Hizbullah vahşetinin etkisi altında girdi. Örgütün lideri Hüseyin Velioğlu'nun İstanbul'daki bir evde çatışma sonucunda öldürülmesi, Edip Gümüş ve Cemal Tutar'ın aynı çatışmada sağ olarak yakalanması, polisin örgütün yıllarca ele geçirilemeyen şifrelerine ulaşmasını sağladı.

Bu şifreler, örgütün lider kadrosunun yakalanmasına, bu isimlerin verdikleri ifadeler doğrultusunda domuz bağı yapılarak gömülmüş cesetlerin beton altından çıkartılmasına kadar uzanan operasyon sürecini başlattı.

Önce Üsküdar'daki bir evden domuz bağı yapılarak gömülmüş 10 ceset çıkarıldı. Çıkarılan cesetlerden birinin kafatasında beton çivisi bulunduğu, bazı cesetlerin de kol ve bacaklarının kırıldığı ve kesildiği, maktüllerin işkenceye maruz kaldıkları anlaşıldı.

KURİŞ'İN CESEDİ
İslamcı yazar Konca Kuriş ve Malki cinayeti davası sanığı Mehmet Sümbül'ün sorgulanıp öldürüldüğü de bu operasyonlarda bulunan kasetlerle anlaşıldı. Emniyet sorgusunda, Kuriş'in Konya'da öldürüldüğü evin adresini verdiği iddia edilen Gümüş'ün beyanları, Mersin'deki evinin önünden kaçırıldıktan sonra bulunamayan Kuriş'in cesedinin bulunmasını sağladı.

Adana'da, Beylerbeyi, Kirazlıtepe'de, Ankara'da art arda domuz bağı yapılmış, bir bölümü teşhis bile edilemeyen cesetler bulundu. Örgütün arşivleri de aralarında eski DEP milletvekili Mehmet Sincan'ın da bulunduğu Güneydoğu'daki faili meçhul cinayetlerin Hizbullah'ın eylemleri olduğunu ortaya koydu.

ANA DOSYA DİYARBAKIR'DA
Türkiye genelindeki eylemleri nedeniyle, farklı illerde farklı davalar açılırken, Hizbullah ana dosyası Diyarbakır'a gönderildi. Velioğlu'ndan sonra örgütün en üst düzey isimleri olan Edip Gümüş ve Cemal Tutar'ın isimleri de bu dosyada yer aldı. 188 cinayetten sorumlu tutulan Hizbullah terör örgütünün ana davası, 15 sanıklı olarak 10 Temmuz 2000'de Diyarbakır DGM'de başladı.

İddianamede sanıklar Edip Gümüş, Cemal Tutar, Fuat Balca 28, Mehmet Feysel Bozkuş 16, Abdülkerim Kaya 15, Mehmet Varol 13, Mustafa İpek 10, Mahmut Demir 26, Kemal Gülşen 16, Yunus Avcı 11, Sinan Yakut 16 eylemden sorumlu tutuluyordu. Zamanla, açılan ek davalarla, sanık sayısı 31'e çıktı.

DGM'lerin kapatılmasından sonra dava özel yetkili Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Davanın ilk aşaması, 2-3 ayda bir yapılan duruşmalar, savunmaların hazırlanması için aylarca süre istenmesi, adli tıp raporlarının birkaç yılda gönderilmesi, sonradan yakalanan sanıkların savunmalarının geç alınması, mahkemeler arası yazışmalar gibi nedenlerle, 8 yılda, ancak mütaala aşamasına geldi. Savcılık, Mayıs 2008'de 18 sanık için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istedi. Karar ise mütaaladan 1.5 yıl sonra verildi.

İYİ HAL İNDİRİMİ

Hasan Gerçeker, Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in dosyaların öne alınmadığı eleştirisine tepki gösterdi. Gerçeker, "Böyle bir şey söz konusu değil. Yargıçlar elinden gelenleri yapıyorlar" dedi.

Gerçeker, "İki yıl önce daire sayısının artırılmasını istedik, bir şey yapılmadı" diye konuştu.

Hizbullah, PKK ve çete davalarında art arda gelen tahliyelere de değinen Hasan Gerçeker, "Tahliyeler ara karar niteliğinde bir hüküm değil" dedi.

Sorunun kendilerinde değil, yasa da olduğunu savunan Yargıtay Başkanı Gerçeker, "Yasa böyle düzenlemiş, Yargıtay'ın yapacağı bir şey yok. Yasa değişene kadar böyle olacak" dedi.

Reklam
YORUMLAR
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Küresel işsizlik alarm veriyor
Küresel işsizlik alarm veriyor
Nüfusun 4 buçuk katı yolculuk yaptı
Nüfusun 4 buçuk katı yolculuk yaptı