Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert

IMF Türkiye'nin büyüme tahminini düşürdü

IMF büyüme tahminlerini Nisan ayına göre düşürdü, Türkiye için bu yıl öngörülen büyüme tahmini yüzde 3.8'den yüzde 3.3'e düşürüldü.

IMF Türkiye'nin büyüme tahminini düşürdü
IMF Türkiye'nin büyüme tahminini düşürdü Admin
Bu içerik 114 kez okundu.
Advert

Uluslararası Para Fonu (IMF) Türkiye için büyüme tahminlerini bu yıl için yüzde 3.8'den yüzde 3.3'e, 2017 için ise yüzde 3.4'ten yüzde 3'e düşürdü. 

IMF, "Türkiye'de 2016 ve 2017'de büyüme, makroekonomik politika gevşemesi ekonomik aktiviteyi destekleyecek olsa da son terörist saldırılar ve başarısız darbe girişimi sonrasında yükselen belirsizlik tarafından durdurulacak" değerlendirmesinde bulundu.

IMF'nin "Bastırılmış Talep: Belirtiler ve Çareler" başlığını taşıyan Ekim 2016 Dünya Ekonomik Görünüm Raporu yayımlandı.

Nisan ayında Türkiye'nin bu yıl yüzde 3.8, 2017'de ise yüzde 3.4 büyüyeceğini öngören IMF, büyüme tahminlerini bu yıl için yüzde 3.3, gelecek yıl için ise yüzde 3'e indirdi. Türkiye geçen yıl yüzde 4 büyümüştü.

-TERÖRİSTLER VE DARBECİLER EKMEĞİ DE ÇALDI-

Nisan'da Türkiye'de enflasyonun bu yıl 9.8, gelecek yıl ise 8.8 olacağı tahmin edilmişti. IMF enflasyon tahminlerini bu yıl için yüzde 8.4, gelecek yıl için ise 8.2'ye indirdi.

Nisan'da cari işlemler açığının bu yıl GSYH'nın yüzde 3.6'sı, gelecek yıl için ise yüzde 4.1'i olacağını öngören IMF, açık tahminlerini bu yıl için yüzde 4.4, gelecek yıl için ise yüzde 5.6 olarak ilan etti, yani yukarı yönlü revize etti.

IMF işsizlik tahminini Nisan ayına göre ise düşürdü. Türkiye'de işsizliğin bu yıl yüzde 10.8, gelecek yıl ise yüzde 10.5 olacağı tahmin ediliyordu. İşsizlik bu yıl ve gelecek yıl yüzde 10.2 olacak.

-DARBE GİRİŞİMİ BÜYÜME TAHMİNLERİNİ DÜŞÜRDÜ-

IMF WEO'da (Dünya Ekonomik Görünüm Raporu) Türkiye hakkında şu saptamalar yer aldı:

"-Son Aylarda Dünya Ekonomisi, Küresel Aktivite Ağır İlerliyor: Rusya ekonomisi petrol fiyatları ve yaptırımlardan kaynaklanan çifte şoklara uyarlanırken durağanlaşma işareti gösterdi ve banka sermaye tamponlarının kamu fonlarıyla ikmal edilişi sonrası finansal koşullar gevşedi. Makroekonomik performans, yükselen Avrupa'danın diğer bölgelerinde, her ne kadar Türkiye'deki durum Temmuz'daki darbe girişimi sonrasında daha belirsiz bir hale gelse de büyük ölçüde stabil idi.

-Para Politikası ve Finansal Koşullar: Yükselen piyasa ekonomilerine karşı duyarlılık, 'spread'larda (alım-satım marjı) bir tazyik, uzun vadeli reel faiz oranlarında düşüş ve hisse değerlemelerinde bir toparlanmayla birlikte genel olarak iyileşti. Rusya ve Türkiye'nin yanısıra, enflasyonun yumuşadığı Asya'da (özellikle Endonezya ve Malezya) birkaç ekonomi dahil bazı yükselen piyasalar, bahardan itibaren para politikası faizlerini gevşetti.

Türkiye'de 2016 ve 2017'de büyüme; makroekonomik politika gevşemesi ekonomik aktiviteyi destekleyecek olsa da, son terörist saldırılar ve başarısız darbe girişimi sonrasında yükselen belirsizlik tarafından durdurulacak.

-Çin'de enflasyonda bu yıl yüzde 2.1'e hızlanma bekleniyor, orta vadede yüzde 3 olacak... Brezilya, Rusya ve Türkiye gibi diğer büyük yükselen piyasa ekonomilerinin çoğunda enflasyon merkez bankası hedeflerinin üzerinde ve döviz kurunda geçmişteki değer kaybının etkileri dağılırken terdici olarak düşmesi bekleniyor.

-Çatışma, Sağlık ve İklim Faktörleri: Bir dizi ek faktörler çeşitli bölgelere etkide bulunmaya devam ediyor, örneğin, doğu ve güney Afrika'da kuraklık, Orta Doğu ve Afrika'nın bazı bölgelerinde iç savaş ve iç çatışma; Ürdün, Lübnan, Türkiye ve Avrupa'da göçmen durumunun açılımı; dünya çapında farklı terör eylemleri; ve Latin Amerika, Kraipler, ABD'nin güneyi ve güneydoğu Asya'da Zika virüsünün yayılması.

Bu faktörlerden her biri hem ölçülemeyecek insani hem de doğrudan ekonomik maliyetlere neden oluyor. Tekrarlanan terör olayları, komşu bölgeler yayılan uzun süreli iç savaş ve Zika'dan kaynaklanan giderek kötüleşen kamu sağlık krizlerinin tüm, talep ve ekonomik aktivite için negatif geri dönüşlerle birlikte, piyasa duyarlılığı üzerinde büyük maliyet çıkarıyor.

-Yeni göçmen akınında sayı 2014-15'te 4.5 milyona yükseldi, toplam göçlerin yarısına yakını bu yıllarda oldu. Ürdün, Lübnan ve Türkiye ana kabul ülkeleriydi, bu dönemde 2.2 milyon yeni göçmene ev sahipliği yaptı. AB de son dönemde benzeri görülmeyen bir sayıda göçmen aldı, 2015'te ilk kez mülteci başvurusunda bulunan 1.25 milyon kişiyle karşılaştı azalan bir oranda olsa da, 2016'da başvurular yapılmaya devam etti.

-Temmuz 2014'ten bu yana Avrupa'ya 1.7 milyon göçmen ulaştı ve Türkiye 3 milyona yakın göçmene ev sahipliği yaptı. Mültecilere ev sahipliği yapan ülkeler, emek piyasaları ve sosyal programlara erişimle ilgili zorlu kararlarla karşı karşıya kaldı. Bu hem göçmenlerin ve kendi ülkeleri içinde yerinden ayrılanların acil gereksinimlerine hitap etmeyi hedefleyen insani yardımın hem de bir bütün olarak bölgeye kalkınma yardımını büyütmenin önemini ortaya koyuyor.

-Türkiye: Hem cari hem de sermaye harcamalarının, yetkililerin 2016-18 Orta Vadeli Programıyla uyumlu olacağını varsayan mali projeksiyonlar cari eğilim ve tahminlere dayanmaktadır.... Geniş anlamda para ve uzun vadeli tahvil getirileri IMF uzman tahminlerine dayanmaktadır. Kısa vadeli mevduat faizinin benzer ABD enstrümanının faiz oranına karşı sabit spreatla birlikte evrileceği tahmin edilmiştir."

-DÜNYADA DURUM-

Rapora göre dünyada büyümenin bu yıl yüzde 3.1'e yavaşlaması bekleniyor. Ancak gelecek yıl için yüzde 3.4 büyüme öngörüldü. IMF dünya büyüme tahminini Nisan ayına göre yüzde 0.1 düşürmüş oldu. Bunda Brexit süreci ve ABD'de beklenenden zayıf büyüme etkili oldu.

Bu gelişmeler küresel faiz oranlarında aşağı yönlü ek baskı oluşturacak. Para politikalarının ise daha uzun bir üser için uyumlu kalması bekleniyor. IMF Brexit'in nihai etkisinin belirsiz olduğu yönünde uyarıda bulundu.

IMF Uluslararası Para Fonu Türkiye
Advert
YORUMLAR
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
OHAL çizgiyi aştı
OHAL çizgiyi aştı
Büyük ceza geliyor!
Büyük ceza geliyor!