Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert

'KHK'lar doğrudan doğruya avukatları hedef alıyor'

"KHK'lar Türkiye'sinde Savunma Hakkı" panelinin sonuç bildirgesinde, 15 Temmuz darbe girişiminin Anayasayı, hukuk devletini ve TBMM'yi askıya almayı ve bir iç savaş çıkarmayı hedeflediği, Türkiye Barolar Birliği (TBB) ve baroların darbeye ve darbecilere karşı olma iradesini net bir kararlılıkla ortaya koyduğu kaydedildi.

'KHK'lar doğrudan doğruya avukatları hedef alıyor'
'KHK'lar doğrudan doğruya avukatları hedef alıyor' Admin
Bu içerik 105 kez okundu.
Advert

Türkiye Barolar Birliğince düzenlenen panelin sonuç bildirgesi açıklandı.

675 ve 676 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) ilgili eleştirilerde bulunulan bildirgede, şu ifadelere yer verildi:

"Anayasayı, hukuk devletini ve TBMM'yi askıya almayı ve bir iç savaş çıkarmayı hedeflediği aşikar olan 15 Temmuz darbe girişimi karşısında; her zaman hukukun üstünlüğünü savunan Türkiye Barolar Birliği ve barolar, darbeye ve darbecilere karşı olma iradesini net bir kararlılıkla ortaya koymuşlardır.

Olağanüstü dönemlerde KHK'larla bazı haklar geçici olarak sınırlandırılabilir. Ancak bu sınırlandırmaların geçici olduğu unutulmamalı ve hakkın özüne dokunulmamalıdır. KHK'larla savunma hakkına getirilen sınırlamaların çarpan etkisiyle bütün bir adalet ve hukuk sistemini çökertebileceği unutulmamalıdır.

Türkiye'nin, uluslararası hukukun emredici kurallarından doğan yükümlülükleri ile Anayasamızın 90. maddesi çerçevesinde temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası antlaşmalardan doğan yükümlülüklerinin, OHAL ile ilgili olmayan hususlarının da yerine getirilmeye devam edilmesi hassasiyetle gözetilmelidir."

15 Temmuz sonrası ilan edilen OHAL'e dayanılarak çıkartılan KHK'lar, 12 Kasım 2016 tarihinde Türkiye Barolar Birliği Eğitim Merkezi'nce düzenlenen "KHK'ler Türkiyesi'nde Savunma Hakkı" başlıklı panelde masaya yatırıldı. Hukukçuların ve akademisyenlerin yoğun ilgi gösterdiği panele, TBB seçilmiş kurullarının yanı sıra Aydın Barosu Başkanı Av. Gökhan Bozkurt, Erzincan Barosu Başkanı Av. Adem Aktürk, Kırşehir Barosu Başkanı Av. Mehtap Karaburçak Tuzcu, Kütahya Barosu Başkanı Av. Ahmet Atam ve Trabzon Barosu Başkanı Av. Sibel Suiçmez katıldı.

Türkiye Barolar Birliği Bakanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu'nun konuşmasıyla açılan panelin TBB Başkan Yardımcısı ve Eğitim Merkezi Başkanı Av. Berra Besler yönetimindeki 1. Oturumunda Prof. Dr. Korkut Kanadoğlu "OHAL ve KHK'nin Anayasal Rejimi", Prof. Dr. Feridun Yenisey ve Doç. Dr. Devrim Aydın "OHAL Rejiminde Soruşturma ve Kovuşturma", Prof. Dr. Zehreddin Aslan "KHK'lerde Yer Alan Bireysel İşlemlere Karşı Başvuru ve Yargı yolları", Hakim Oğuz Özkan "Danıştay 7.12.1989 tarihli İBKGK Kararı Işığında Güncel Sorunlara Bakış" başlıklı sunumlarını gerçekleştirdiler.

TBB Denetleme Kurulu Üyesi ve Eğitim Merkezi Genel Sekreteri Av. Cumhur Arıkan yönetimindeki 2. Oturumda Yrd. Doç. Dr. Erdem İlker Mutlu "Uluslararası Hukuk Emredici Hükümleri ile OHAL İlişkisi-İHAS Bağlamında OHAL Uygulamaları", TBB İnsan Hakları Yürütme Kurulu Üyesi Av. Uğur Altun "KHK'in Uygulamada ve Savunma Hakkının Kullanılmasında Yarattığı Sorunlar" başlıklı tebliğlerini sundular.

Toplantı; TBB Yönetim Kurulu Üyesi ve İnsan Hakları Merkezi Başkanı Av. İzzet Varan, Askeri Yargıtay Onursal Başkanı Fahrettin Demirağ, TBB İnsan Hakları Merkezi Yürütme Kurulu üyeleri Prof. Dr. Durmuş Tezcan, Av. Hüseyin Erkenci, Av. Nuriye Kadan, Av. Münci Özmen, Dr. Fahri Gökçen Taner ile TBB Eğitim Merkezi Yürütme Kurulu Üyesi Av. Rifat Çulha'nın katılımlarıyla "KHK'in Uygulamada ve Savunma Hakkının Kullanılmasında Yarattığı Sorunlar" konusunun tartışıldığı forumla tamamlandı.

Panelin açış konuşmasını yapan TBB Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, KHK'lerin, OHAL'in ilan sebeplerinin dışına çıkıp, olağan bir yönetim aracı haline getirildiğini söyledi. Feyzioğlu, "Türkiye'nin bu şekilde yönetilmesi mümkün değil. Milli mücadele yıllarında bile açık kalan ve ortak akıl üretmeyi başaran bu Meclis'in devre dışı bırakılmasını kabul edemeyiz. Yapılan; milli mücadeleye, Atamıza ve Türk milletine saygısızlıktır" ifadelerini kullandı.

UYARILARIMIZ ÜLKEMİZİN BEKASI İÇİN

Türkiye Barolar Birliği ve baroların 15 Temmuz sonrasında devletin birliği için Türk Milletiyle saf tuttuklarını hatırlatan Feyzioğlu, "Devletin birliğinin arkasında, devletin birliği için Türk milletiyle birlikte saf tuttuk, öncülük yaptık. Şimdi de uyarılarımız ülkemizin bekası, Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceği içindir" dedi.

ANAYASA MAHKEMESİ DİK DURAMADI

KHK'ler ile Türkiye'nin yeni baştan şekillendirildiğine dikkat çeken Feyzioğlu, "Hemen hemen her konuda OHAL KHK'sı çıkartılmaktadır. Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde kabul edilemeyecek uygulamalar bugün misliyle Türkiye Cumhuriyeti'nde gerçekleştirilmektedir. Maalesef Anayasa Mahkemesi 1990'lı yıllarda gösterdiği dik duruşu gösterememektedir" diye konuştu.

Feyzioğlu konuşmasında, KHK'ların doğrudan doğruya avukatları ve savunma mesleğini hedef aldığını söyleyerek bunun doğrudan kişi hak ve özgürlüklerini kısıtladığını ifade etti. Avukatların, cezaevine kanun kitabını bile sokmasının yasaklandığına dikkat çeken Feyzioğlu, avukatların müvekkilleriyle görüşme sırasında aldığı notların bile kopyasının alındığını belirtti.

Feyzioğlu, idam tartışmalarına ilişkin ise şu görüşleri paylaştı:

"Türkiye Cumhuriyeti, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Mahkemesinin içtihatlarıyla asla kabul edilemeyecek uygulamalar sebebiyle yüzlerce ve binlerce mahkumiyete maruz bırakılıyor. Diğer yandan da idamın geri getirilesi tartışmaları yürüyor. İdamın geri getirilmesi, Türkiye Cumhuriyeti'nin Avrupa Konseyi'nden atılması sonucunu doğurur. Bu da, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nden çıkarılmak, taraf olmaktan vazgeçmek ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvuru hakkımızın elimizden alınması demektir."

VATANDAŞLARIMIZ HUKUK GÜVENLİĞİNDEN MAHRUM BIRAKILDI

Panelin ilk oturumunu Türkiye Barolar Birliği Başkan Yardımcısı ve Eğitim Merkezi Başkanı Av. Berra Besler yönetti. OHAL KHK'leriyle hukuk devletinin temel niteliklerine ilişkin bazı mekanizmaların askıya alındığını ifade eden Besler, "Son iki kararname hukuk devletinin, adil yargılanmanın, adalete erişimin güvencesi ve halkın hak arama özgürlüğünün sesi olan avukatların mesleklerini icra etmelerinin önüne bir duvar örmüş, bir bütün olarak yurttaşlarımız 'hukuk güvenliğinden' mahrum bırakılmıştır" diye konuştu.

Besler, savunma hakkının kısıtlanmasının mahkemelerin maddi geçeğe ulaşması önünde en büyük engeli oluşturacağının altını çizerek, "Nerede bir hukuk veya hak ihlali iddiası varsa, bunlar avukatların, yani bizim meselemizdir ve orada savunmanın temsilcisi avukata ihtiyaç vardır" dedi.

Bilimsel değerlendirmeler ile KHK'in uygulamada ve savunma hakkının kullanılmasında yarattığı sorunların tartışılması sonucunda tespit edilen hususlar bir sonuç bildirgesiyle kamuoyuyla paylaşıldı.

Türkiye Barolar Birliği TBB KHK
Advert
YORUMLAR
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
PTT dövizlerini Türk Lirası'na dönüştürdü
PTT dövizlerini Türk Lirası'na dönüştürdü
Yunanistan'da 13 bin mülteci kayıp
Yunanistan'da 13 bin mülteci kayıp