Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Güveniyorlar

Güveniyorlar

Bu içerik 124 kez okundu.
Güveniyorlar

Daha önce de değindiğimiz ve Çayyolu Bölgesinde herkesin bildiği, Belediye Başkanı Fethi Yaşar'ın çarşamba buluşmalarında, yine bizce enteresan bir durumu okurlarla paylaşmanın ilginç olacağını düşündük. Randevulu gelen vatandaş, Başkan'a derdini anlatmaya başladı. Dinledikçe bahsettiği bölge ve sorunların Büyükşehir ve Çankaya Belediyeleri ile ilgili olduğu anlaşıldı. Uygun tarzla izaha çalışılmasına rağmen, dinleniyor olmaktan son derece mutlu anlatmaya devam etti. Başka hiçbir şey onun için o anda önemli değildi. Sorunlarını dile getiren hemşerimiz, Çankaya ve Büyükşehir'le halledemediklerini, Fethi Yaşar'ın çözeceğine inanmıştı...

Güveniyordu... Duyulan bu güvenin ardında, Sayın Başkan'ın her vesile ile değindiği Atatürk'ten, İnönü'den öğrenilenler ve Onların ışığı var. İlgili olsun olmasın dert anlatmaya Yenimahalle Belediye Başkanı'na geliyorlar çünkü güveniyorlar. Takdir hemşehrilerindir.

Ekonomi iyi!

Ekonomi çok iyi! Çin den sonra büyüme hızında 2. sıradaymışız... Küçük işletmelere teşvik paketi hazırlanmış... Ekonomi haber başlıkları çelişkili... Uçuyorsak neden teşvik! AVM lerde kısa aralıklarla açılıp kapanan dükkanlar, talep yaratmak için cep telefonlarına gönderdikleri SMS den medet uman kocaman markalar...İşsizlikten kıvrananlar, dar gelirle ayakta kalmaya çalışanlar, yaşayanları taklit edenler, kredi kartları ve borçla ipotekli hayatlar... Ekonomi iyiyse bunların izahı ne!?..

Öyle Güzel Cahildik ki...

Televizyon yoktu. Gazete de her zaman olmazdı.
Öyle güzel cahildik ki, keyfimiz bozulmazdı hiç!
Dışarıda kar...
Ama kuzine içten içe öyle yanıyor ki.
Kuzinenin üzerinde demir maşa...
Maşanın üzerinde de ekmek dilimleri.
Aydınlık bir kış sabahı ve kızarmış ekmek kokusu...
Sucuk lükstü. Yumurta lezzetli.
Ekmek her zaman ekmek gibi...
Bir kez olsun kümesten yumurta almamış,
Bir kez olsun o kızarmış ekmeğin kokusunu duymamış fakat alışveriş
merkezlerinin restoran katlarında boğucu bir gürültü ve havasızlık
içinde hamburger keyfine fit olmuş çocuklar ve gençler için ben ne
kadar yaşlıyım...
Dışarıda kar...
İçeride kanaat...
İçeride huzur...
Televizyon yoktu. Gazete de her zaman olmazdı.
Öyle güzel cahildik ki, keyfimiz bozulmazdı hiç !
Portakal kabuklarını sobanın üzerine dizer,
Kokusuna râm olurduk.
Kestane közlemek büsbütün bir gecenin akıllara seza mutluluğuydu.
Sonra illa ki, büyüklerin anlattığı hikâyeler, hatıralar...
Birçoğu arızalı ve tedaviye muhtaç beyinlerden çıkma dizilerin ve
filmlerin açtığı hasarlar yerine,
geniş ve besleyici bir masal dünyası...
Lezzet bir tarafa, kokuya da hasret kalacağımız kimin aklına gelirdi ?
Ekmeklerimiz el değerek üretilirdi,
sağlıklıydı, lezzetliydi ve mis gibi kokardı.
Çay da kokardı... Domates de...
Bütün bu nefasete, küçücük bir bakkal dükkânının zenginliği yetiyordu.
Dışarıda kar...
İçeride huzur...
Zam endişesi, doğal gazın kesilme korkusu,
yolda kalma telaşı, rejim tehlikesi...
Kimin umurunda...
Ne güzel cahildik.
Mutluluğun resmini çiziyorduk...
Müjdat Gezen
YORUMLAR
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Suriye’de savaşan taraflar ve amaçları
Suriye’de savaşan taraflar ve amaçları
MB'den kredi kartı faizleri için karar
MB'den kredi kartı faizleri için karar