Advert
Advert
Advert
TBMM'de Atatürk resmi neden yoktur?
Tuncer Kırhan

TBMM'de Atatürk resmi neden yoktur?

Bu içerik 672 kez okundu.

Parlamento sözcüğü uluslararası literatüre İtalyancadan girmiş, ondan türetilen 'parlamenter' sözcüğü ise, Türkiye'de milletvekillerine atfedilen bir fanteziden ibarettir.

Türkiye Cumhuriyetini kuran Atatürk, şapka devrimini yaparken; "Bunun adına şapka derler" dediği gibi, parlamento yerine,  "millet meclisi" buraya seçilerek gelenlere de "mebus" ya da "milletvekili" demeyi tercih etmişti.

Demokrasinin beşiği olarak bildiğimiz batı örneklerinde parlamento anlayışı ve demokratik örgütlenme, her türlü gelişmenin miladı olan 1789 tarihli devrim sonrası Fransa’da, 1828'de ABD'de ise eyaletlerin belirlediği kuruluş dönemi sonrası, 'Demokrat Parti' ve 1830'da İngiltere'de ‘Muhafazakâr Parti’  ile gelişen parlamento kültürü aşağı yukarı iki yüz yılı aşmış bir geçmişe sahiptir.

Osmanlı devletinde ise, demokratikleşme hareketleri, hemen her şeyde olduğu gibi Fransa'dan yüz yıl sonra,1889'da II. Abdülhamit'i iktidardan uzaklaştırma amaçlı kurulan İttihad-ı Osmani ve İttihat ve Terakki Partisi (8 Kasım 1908) siyasi anlamda ilk partileşmedir.

Gerçek anlamda ilk siyasi parti hareketleri ise,23 Ekim 1923'te Atatürk'ün kurdurduğu Halk Fırkası ardından Türk siyasi hayatını başlatan ve  devlet kuran Cumhuriyet Halk Partisidir.
Kim ne derse desin, CHP demokrasi ve parlamento kültürünün okuludur.

Yaşanan darbeler ve iç çekişmelerle demokrasi ve parlamento ne kadar yaralansa da, CHP Atatürk vizyonuna sahip tek partidir.
 
Bu vizyon, Atatürk'ün 16 Mart 1920'de, İstanbul'un işgalinden üç gün sonra valiliklere ve kolordu komutanlıklarına gönderdiği telgrafta, Ankara'da bir meclisin toplanması ile üyelerin seçilme yöntemlerini  kesin ve kararlı ifadelerle belirlemesi, demokrasi için atılan ilk adım olup,1946 yılında çok partili hayata geçişle taçlanmıştır.

Türkiye Cumhuriyetinin üçüncü parlamentosu olan, TBMM 11 Ocak 1937'de Atatürk'ün önerisiyle, o günlerin Ankara'sında emeği olan Avusturyalı mimar Prof. Clemens Holzmeister imzasını taşıyan önemli bir eserdir.

Bugün görünümü ana yapıya uymayan düzenlemelerle arabeskleşen meclis alanına ilave edilen ek binalar yetmemiş gibi, son günlerde batı yönünde yükselen kale görünümlü millet vekili binalarıyla, diyebiliriz ki kampus tarihi özelliğini kaybetmektedir.
 
Batı ülkelerinin hemen hepsinde, parlamento binaları şehrin güneş ışığı istikametinde büyümesi şeklinde dizayn ederken, Londra, Paris örneğinde olduğu gibi taşıdığı mimari ile kentleşmenin de odak noktası olmanın ötesinde, iç ve dış mimarisi ile ulusal çizgiyi ön planda tutarak yaşatmıştır.

Atatürk'ün başlattığı bu önemli proje onun heyecanla izlediği, fakat göremeyeceği pek çok proje gibi 26 Ekim 1939'de başlayıp,  6 Ocak 1961'de hizmete açılmıştır.
Bugün genel kurul salonu, konuşma kürsüsü önünde yer alan 'Atatürk Çiçeği' Atatürk adına yaşatılan yegâne zarif bir uygulama iken, fazlasını Atatürk'ün kendisi de istememiştir.

TBMM'nin projesi (1937) hazırlandığı sırada, Atatürk’ün yakın çevresi, ABD kongre binasında kurucu başkanın heykeli olduğunu hatırlatarak genel kurul salonuna bir Atatürk heykeli ya da resmini konulmasını istemeleri karşısında, Atatürk bunun doğru olmadığını söyleyerek karşı çıkmıştır.

Daha da önemlisi, böyle bir uygulamada meclis üyelerinin etki altında kalabileceğini ifade etmesi, onun demokratlığını ve bencil olmayan iç dünyasının kanıtıdır.

Atatürk, çevresine ve duygularına yenilerek bu uygulamaya izin verseydi, onun görüntüsü altında, bugün kim bilir hangi trajik tartışmalar yapılacaktı.
O nedenle diyebiliriz ki, ne büyüksün Atatürk...

DİĞER YAZILAR
YORUMLAR
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Selin Sayek Böke'den Adalet Kurultayı hakkında açıklamalar
Selin Sayek Böke'den Adalet Kurultayı hakkında açıklamalar
Kendi partisinin 'milliyetçi' adına karşı!
Kendi partisinin 'milliyetçi' adına karşı!