Advert
Advert
Advert
Türkiye Nereye Gidiyor?
Tuncer Kırhan

Türkiye Nereye Gidiyor?

Bu içerik 496 kez okundu.

Aylık bir dergide güncel yazı yazmanın zorluğu gündemi kaçırmış olmaktır. Haberin olduğu yer Türkiye ise bu daha da zordur.
Daha iki yıl önce Ortadoğu bölgesinin kaderini değiştirecek ve İslam Dünyasının parlayan yıldızı olacak ülke Türkiye diye yazıp çizen medya kahramanlarının kehaneti tutmazken, terör ve komşu ülkelerle olan sorunlar her gün daha da büyümektedir.

Ortadoğu'da lider olma umuduyla adını bilmediğimiz kabile devletleriyle bile haşır neşir olmuş iken,  komşu devletlerle sıfır sorun diyen ve şimdi ateş çemberi içinde gezinen bir dış politika ile "yola devam" demenin ne anlamı olduğu anlaşılmamaktadır.

İki yıl önce, Başbakan Erdoğan Gazianteplilere yaptığı konuşmada şöyle diyordu.

"Bundan yedi yıl önce, komşularına husumetle bakan Türkiye neredeyse savaşın eşiğine gelmişti. Biz geldik, Esad kardeşimizle oturup iki ülke sorunlarını müzakere ettik, istişare ettik ve iki ülke halkını kaynaştırdık..."

Peki, bu güzel de; Türk jetini düşüren kim? Sınırlarımızı aşıp gelen top mermilerini kim atıyor?  Hani kardeştik?
Demek ki "Dost devlet yok, menfaat var. Charles de Gaulle"

Ortadoğu'da dönen emperyalist oyunu sağır sultan dahi biliyor. Esad'ı ortadan kaldırmak için, Suudi Arabistan ile Katar'ı devreye sokanlar, onu Kaddafi gibi yok edemeyince, Sünni İslam ile Şii Alevi İslam arasındaki çatışma çıkarma yoluna girerken, Türkiye'yi de bu oyunun içine sokmak istiyorlar.

Bunların derdi, Ortadoğu'da enerji hatlarını elinde tutmak için; İran, Irak, Suriye üçlüsü karşısında Suudi Arabistan, Katar ikilisine yanına birde Türkiye monte etmek ve mezhep çatışması çıkarmaktır.

İhtimal ki bu yazıyı okunurken gündem çok değişecektir. Yazıyı dergiye verdiğim 17 Eylül günü Bingöl’de silahsız konvoya yapılan insanlık dışı saldırıda 7 ölü 35 yaralı bomba gibi düşerken, 16 Eylül'de aynı yer olan Bingöl'de şehit edilen sekiz polis,  Şırnak'ta şehit edilen on bir Mehmetçik, ne de Afyon cephaneliğinde şehit olan 25 Mehmetçik gündemde kalacaktır.

Her şeyi kanıksar olduk, tedbir almanın bir yolunu arayanlar ise şöyle diyor. "Birkaç Mehmet için meclis mi toplanır" E şimdi toplanmayıp daha ne zaman toplanacaksın efendi?

Terör dağda değil,  parlamentonun içinde iken, yanlışlıkların başında "Kürt Açılımı" ile azdırılmış, Habur Gümrük Kapısı'nda karşılananlar için kurulan mobil mahkemelerle Türkiye Cumhuriyeti yargıçlarının ayaklarına götürülmesi ile yüz bulmuşlardır. 

Türkiye'de eğitimden toplumsal barışa kadar bir çok şeyin  yok edildiğini üzülerek izlerken, 1983 yılından bu yana 40 000 can alan terörün yıllar içindeki yükselişini unutmamak gerekir.

2000'de 29
20012de 20
2002'de 7
2003'te 31
2004'te,75
2005'te105
2006'da,111
2007'de 146
2008'de 171
2009'da 152
2010'da 141
2011'de 163 iken;

2012 Ağustos-Eylül aylarında Şırnak'ta 11, Afyon'da 25 ve Bingöl'de 8 polis ve henüz rakam 7 olarak öğrendiğim şehit sayısı 163'tür.

Bu gidişe dur demek zamanı gelmiş hatta geçerken, Türkiye bir yerlere götürülmektedir.

Unutmayalım ki;  yönetenlerin en güzel rüyası, halk derin uykuda iken olanıymış.
Bizde uykuyu seviyoruz, hele uyur gibi yapmaya bayılırız.

DİĞER YAZILAR
YORUMLAR
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Selin Sayek Böke'den Adalet Kurultayı hakkında açıklamalar
Selin Sayek Böke'den Adalet Kurultayı hakkında açıklamalar
Kendi partisinin 'milliyetçi' adına karşı!
Kendi partisinin 'milliyetçi' adına karşı!