Advert
Advert
Advert
Muhteşem Saldırı...
Tuncer Kırhan

Muhteşem Saldırı...

Bu içerik 526 kez okundu.

Muhteşem Yüzyıl adlı dizi büyük bir beğeni ile izleyicileri ekrana bağlarken,  başbakanın eleştirisi ve bir milletvekilinin RTÜK yasasına; "tarihi şahsiyetler küçük düşürülemez" maddesi ekleme önerisi toplumda çeşitli araştırmalara neden oldu.

Eleştirilere gerekçe olarak; ceddimiz Sultan Süleyman’ın belgeselde (!) tahkir ve tezyif edildiği, milli değerlere saldırıldığı ve ecdadımız küçük düşürüldüğü gerekçesiyle yargının göreve çağrılmış, bu da yetmemiş gibi tüm padişahların 1951 tarihli Atatürk'ü Koruma Kanunu gibi şemsiye altına alınması gereği oluşmuştur. Sanki Atatürk bu yasa ile çok korunuyormuş ta, padişahlarımızda böyle korunsun istenmiş. (!)

Gerçeklere uygun olarak kurgulanan dizi, velev ki belgesel olsun, sanki haremde olanları bilmeyen mi var. Bu eleştiri atmosferinde olay ünlü tarihçi İlber Ortaylı'ya sorulduğunda, "kıyafetler muhteşem" diyerek objektif bir bakış sergilemesi biliminde bir hoşgörüye ihtiyacı olduğunu anlatmıştır.

Hoş görü devlet adamlarına en yakışan erdemdir. Biraz geriye gidersek,16 Mart 1920'de İstanbul'un işgali sırasında Çanakkale savaşlarında görev yapan gerçek bir Türk düşmanı İngiliz subayı H.C.Armstrong anılarından kaleme aldığı "Bozkurt" adlı kitap ünlüdür. Cumhuriyetin ilanından sonra İngilizce baskı ile piyasaya çıktığında,  dönemin hükümeti, Atatürk'ü küçük düşürmüş düşüncesiyle kitabı toplatır. Atatürk konuyu duyunca kitabı okumak ister. Kılıç Ali, "Atatürk'ün Hususiyetleri" adlı kitabında olayı şöyle anlatır. Atatürk merak edip kitabı getirtti.

Bir gece sofrada geç vakte kadar tercüme ettirerek okuttu, hepimiz dinledik. Kitapta Atatürk'ün herkesçe malum içkisinden bahsedilirken, bunlara bazı yorumlarda da ilave edilmişti. Atatürk kitabı sonuna kadar dinledi şöyle dedi. "Kitabın ülkeye girişini engellemek hükümetin hatasıdır. Adam, yaptıklarımızı ve yaşantımızı eksik yazmıştır. Eksiklerini gidermeliyiz. Kitabın memlekette okunması için gerekli müsaade verilmelidir." Diyerek büyük bir hoşgörü ile yaklaşması, Atatürk’ün eleştiriye olan tavrı, onu Atatürk yapan değerlerde saklı olduğunu anlatmaya yetiyor.

Bugün kendi yağıyla kavrulan ve nitelikli işler yapan sinema sektörü ve dizilerin yurt dışına satışı ekonomiye önemli ölçüde katkı sağlarken, sanatın her dalında yasaklayıcı uygulamalarla bir yere varamayız.

Kabul etmek gerekir ki, yapılan film ya da diziler netice itibariyle bir kurgudur. Durum böyle iken; Başbakanın senaryo ve sanata bakışıyla vatandaşların vizyonunu etkilemeye çalışması ve yargıyı göreve çağırması hoş olmamıştır.

Bir heykeli "ucube" diyerek beğenmeye biliriz ama o eserin yapımcısını, senaristini hedef alan tutum kabul edilemez.

Kaldı ki; "Muhteşem Yüzyıl" adlı dizide eleştirilen şeyleri bilmeyen yoktur. Bugün 20 milyon seyirci tarafından izlenen diziyi seyredenlerin çoğunluğunun kadın olmasının altında, henüz birey olduğu belli olmayan kadınların mükemmel tasarlanmış kıyafetleri izlemesi ve erkek egemen bir toplumda bir kadın profili olan Hürrem’in yeteneği ile ilgilenmesi psikolojiktir.
Bugün Türkiye terörden nefes alamaz durumda iken, rüşvet ve hırsızlıkta Avrupa’da birinci, dünyada dördüncü sırada iken, muhteşem dönemle övünmek ütopyadır.

Kaldı ki muhteşem yüzyıl diye anlatılan dönemde devlet gerilemeye başlamış ve Avrupa'da ilk yenilgimizi almıştık.
Bu tarihte denizlere açılalım diyerek, Portekizlilere yenilip Basra körfezine sığınan zavallı bir amiral üç yıl yürüyerek Edirne’ye gelebilmişti.

Dahası entrikalar içinde duygularına esir olan ünlü padişah kendi oğlu Şehzade Mustafa'yı boğdurtup yerine Hürrem’den doğma Selim tahta getirmekle nasıl bir ‘cet’ olduğunu göstermiştir.

DİĞER YAZILAR
YORUMLAR
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Memur zammında uzlaşma sağlandı! İşte alınacak zam oranları
Memur zammında uzlaşma sağlandı! İşte alınacak zam oranları
İtalya'da deprem: Ölü, yaralı ve denizin altında kalanlar var!
İtalya'da deprem: Ölü, yaralı ve denizin altında kalanlar var!