Advert
Advert
Advert
24 Nisan ve Ermeni Sorunu
Tuncer Kırhan

24 Nisan ve Ermeni Sorunu

Bu içerik 529 kez okundu.

Geçen ayın yirmi dördünde Ankara’da dört sivil toplum kuruluşu tarafından düzenlenen “100 Yılın yalanı sözde Ermeni Soykırımı” adlı bu toplantıda yerli ve yabancı bilim ve siyaset adamlarının ortak görüşü ‘bundan sonra ne yapılmalı’ sonucu çıkarken devletin de bu kararlara destek vermesi istendi.
Kabul etmek gerekir ki; Osmanlı döneminden gelen doğulu bir övgü dizicilik ve bize bir şey olmaz,  büyük devletiz gibi aşağılık duygulu yaklaşımlarla bir yere varılamaz.

 Son Osmanlı Meclisi içinde bulunan yıkıcı unsur Ermeni ve Rum azınlık temsilciler meclisinin yaptırımlarıyla yıkılma sürecinin başladığı bir gerçektir.
Dünya tarihi incelendiğinde soykırım ile en çok karşılaşan toplumun Türk ve Müslümanlar olduğu ve en önemlileri 1828’de Gence Hanlığı katliamında otuz bin, 1912 Balkan göçü sırasında bir milyon, Bosna, Mora, Tripoliçe ve Azerbaycan’ın Hocalı şehrinde katledilenlerin sayısı ve tecavüzle yapılan soykırım kimsenin umurunda değil.
 
Bilindiği gibi soykırım (genosit) sözcüğü 1948 yılında Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen mevzuatla bir toplumun diğer bir toplumun genlerini yok ederek ortadan kaldırması, kültür yapısı ve yaşam kalitesini kasti olarak etkileyen unsurlarla oynamasını suç sayılıyor.

Bugüne kadar Ermeni diasporası, Türkler soykırım yaptı diyerek, para ile yılda onlarca kitap, yüzlerce makale yazdırırken bizim bilim adamlarımızın karşı tez olarak ortaya koyduğu bir şey yoktur.

24 Mart 2005’te CHP Amerikalı bilim adamı Justin Mc Carty’yi Türkiye’ye davet etmiş, TBMM’de verilen konferansı dinleyen birçok vekil Türkçeye çevrilen notları dahi okuma zahmetinde bulunmamıştı. Çünkü hepsi İngilizceyi bay Mc Carty kadar iyi biliyordu.(!)

Bu gelişmeler ışığında birçok sözde aydın ve bilim adamı da Ermeni tezini savunmayı kendilerine meziyet bilmektedir. Bunların başında Zoran adlı Ermeni vakfından beslenen Taner Akçam ve değerli tarihçi İlber Ortaylı’nın dediği gibi hayatında konu ile ilgili ciddi bir kitap okumadığı anlaşılan Orhan Pamuk ve birçok yandaş gelmektedir.

24 Nisan’da ne oldu diye baktığımızda hiçte öyle patırtı çıkarmaya gerek olmadığı görülmektedir.

 1912’de Osmanlı devletinde başlayan parçalanma sürecinde katledilen bir milyonu aşkın Balkan Türklerine yapılanlar Ermeniler için tam bir laboratuvar olmuş, Sevr gibi bir paçavradan bağımsız bir devletle çıkacaklarını düşünen Ermeni toplumu çıkardığı isyanlar sırasında ülke aleyhine çalışan 2345 Ermeni  komitecinin  tutuklandığı tarihi olan 24 Nisan’ı kendilerine mit olarak belirleyip  milletler cemiyetine şikayet ettiler.

Bu süreçte Ermeni çeteleri İttihat Terakki hükümetinin başbakanı Talat Paşa’yı Berlin’de, İç işleri Bakanı Cemal Paşa’yı Tiflis’te katlettiler, ardından her 24 Nisan tarihini bir anma günü ilan ederek Batı Anadolu’yu kendi toprakları olduğunu ve Türkler tarafından işgal altında olduğu tezini işlediler.
Yapılacakların işlerin başında, açılım falan diye kendimizi avutacağımıza, 24 Nisan’da ABD Başkanı ne diyecek paranoyası yaşayacağımıza, ne yapılması gerekiri düşünmemiz önemlidir.

Bunların başında ABD’de zengin lobiler yaratarak kamuoyu sağlamak,
 Üniversitelerde kürsüler açmak ve Ermenice bilen araştırmacılar yetiştirilmek,

 Doğruları söyleyen İstanbul’daki Ermeni patriğinin sözlerini yaygınlaştırmak,
Tarih adamlarından oluşan bir ortak komisyon kurularak Ermenileri masaya oturtmak,

Medyayı bu işin doğruluğuna inandırmak ve entel yazarlar gibi “o iş Osmanlının işidir” gibi sözlerle duyarsız kalmamak,
 Araştırma eserleri yazmak ve çeşitli dillerde yayınını sağlamak,
 Belgesel ve tarihi filmler yaparak gerçekleri ortaya koymak gerekir.
Aksi halde batıya gittiğinizde; “Siz Ermenileri kesmişsiniz” baskısı bir yana, tazminat ve toprak talepleri ile karşı karşıya kalırız.
Bizden söylemesi.

DİĞER YAZILAR
YORUMLAR
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Selin Sayek Böke'den Adalet Kurultayı hakkında açıklamalar
Selin Sayek Böke'den Adalet Kurultayı hakkında açıklamalar
Kendi partisinin 'milliyetçi' adına karşı!
Kendi partisinin 'milliyetçi' adına karşı!