Advert
Advert
Advert
Cıvatası çıkmış siyaset
Tuncer Kırhan

Cıvatası çıkmış siyaset

Bu içerik 521 kez okundu.

Biz bu yazıyı hazırladığım zaman henüz seçimler yapılmamıştı. Dileğimiz, Cumhuriyetin erdemine layık, insanca, ötekileşmemiş, aydınlık ve huzurlu bir değişimin olmasıdır.

Türk halkı için siyasi bir milat olan bu tarihi seçim öncesinde, iktidar cenahında görülen telaş zücaciye dükkânına giren filin kırıp dökmesinden başkası değildi.

Bu yozlaşma ve kayırmacılıkla yaşananlar yenilir içilir gibi değil.

Ne Türkiye bunları hak ediyor, nede Türk halkı.

Bu umutla geleceğe bakarken, akıllarda yer eden bir olaydan söz edeceğiz.

Başbakan seçimlerden önce bir televizyon kanalında, uslu gazetecilerle görüşürken, birisi yürekli olup şöyle sora bilseydi.

-Efendim Ergenekon tutuklamalarının başında; ‘ben bu işin savcısıyım’ şimdi ise avukatı olduğunuzu söylüyorsunuz,

- Ülkede büyük yatırımlarla ilgili ihaleye fesat karıştırma söylemleri var,

-Yargıya baskı yapıldığı, bakan çocuklarının evlerinde ayakkabı kutularından milyon yabancı paralar, oğlunuzun evinde ise sıfırlanamayan milyon dolarlar olduğu, 

-Peki, bunlar masumdu da dört bakan neden istifa etti, suçlu ise fezlekeleri gündeme getirilecek mi?

-Medya baskı altında tutulurken, gerçeği yazanlar neden işlerinden kovuluyor,

-Medya patronu olan Demirören ve Şahenk’e baskı yaptığınıza dair dublaj ötesi telefon konuşmaları internette dolaşıyor,

-Ergenekon ve Balyoz uydurmalarıyla vatansever askerleri içeri tıkmakla askeri vesayet ve darbeler tarihi sona erdi saçmalıklarına inanıyor musunuz?

-Dış basında ilginç karikatürler ve yorumlar yapılırken, NewYork Times, tahliyelerin sizin partinize sempati yaratma amaçlı olmanızı yargı ve poliste yer alan etkili İslam yanlısı bir şebeke ile güç mücadele olduğu,

-Çocuklarınızın kurdurduğu vakıflara akan milyon bağışların olduğu ve kendilerine  ait lüks villalar ile oğlunuz Bilal’in  altıncı gemisi için siz ‘gemicik’ diyorsunuz, yoksa  Nasrettin  Hocanın  tenceresi gibi bu gemiler gerçekten doğuruyor mu?

 -Medya ve sosyal medyada bunları yayınlayınca neden sinirleniyorsunuz?

 Bu soruları sormak değil, önceden hazırlanan soruların cevabını göz kapaklarıyla onaylayan kurşun askerler vardır. 

Çünkü başbakan gürlüyor. “ Biz bu milleti Youtube, Facebook’a yedirmeyiz” diyor. Seçimden sonra paylaşım sitelerine yönelik kapatma  gibi  sert adımlar atılabileceğinin işaretini veriyor. Kapatma örneklerinin ilki,  telif hakkı ihlali nedeniyle,  Collection/Haramzadeler adlı Youtube hesabı feshedilmesi dış basında, Gezi Parkı olayları nedeniyle Uluslararası Af Örgütü’ ne yapılan destek çağrıda, Türkiye başbakanın bu girişimi “ işlerinin iyi gitmediği” şeklinde yorumlamıştır.

Peki, biz bunları hak ediyor muyuz? Elbette ki hayır.

Yirmi yıl kadar önce Zürih’te televizyon yayınlarında, kırmızı noktalı yayınların haftada bir gün gösteriminin yasaklanmasına ait protesto yapılıyordu. Onların karşısında olan gurup ise pankartlarında“ siz de o kanalı tıklamayın” diye tepki göstermelerini demokrasi bu diye izlemiştim.

Bugün batı ülkelerinde facebook yada Youtube sitelerine denetim yoktur, ancak demokratikleşmeyi algılayamamış, Kuzey Kore, Afganistan, Bangladeş, Suriye ve İran gibi kapalı rejimlerle yönetilen ülkeler var iken, biz ise ileri demokrasi diyerek iktidara gelip, ardından, Abdülhamit yöntemleriyle halkı ve medyayı kontrol altına almayı bir marifet sayanlar vardır.

Gelişmiş ülkelerde bir şey yoktur, o da yolsuzluktur. Olsa da  olayla açıklanınca dökülünce istifa edilir, gelenekçi  Japonya’da  intihar edilir, bizde ise yolsuzluk yapanlar için ‘çalıyor ama yapıyor’ gibi saçma sapan bir efsane yaratılıyor.

Kabul etmek gerekir ki, eleştiriye açık olmak demokrat olmanın bir ölçüsüdür.

Eski siyasilerimizden Demirel, tiyatronun ustası Nejat Uygur’un kendini hicveden oyunlarını kahkaha ile karşılarken demokrat olmanın erdemini sergilerdi.

‘Alo Fatih’ demek güzel de nereye kadar.

Yoksa iletişimimizi, Sayın İlker Başbuğ’un kaleme aldığı  “Er Mektubudur Görülmüştür.” Damgası ile mi kuracağız.

O zaman her şey gibi sevgi de biter aşk ta.

Geçtiğimiz günlerde başbakan öğrencilere bin adet tablet hediye ederken, onları sevindirmişti.

Peki onlar “Hızlı Gonzales” ve benzeri oyunlarımı izleyecek.

Elbette Google de bilgi arayacak, Youtube de müzik dinleyecek, arkadaşına tvitt atacak.

Korkmayın efendiler korkmayın, şimdiki çocuklar bir harika, onlar bizim geleceğimiz.

DİĞER YAZILAR
YORUMLAR
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Memur zammında uzlaşma sağlandı! İşte alınacak zam oranları
Memur zammında uzlaşma sağlandı! İşte alınacak zam oranları
İtalya'da deprem: Ölü, yaralı ve denizin altında kalanlar var!
İtalya'da deprem: Ölü, yaralı ve denizin altında kalanlar var!