Advert
Advert
Advert
Siyaset diye diye...
Tuncer Kırhan

Siyaset diye diye...

Bu içerik 423 kez okundu.

Gündem o kadar hızlı değişiyor ki, hükümetin marifetlerini yazmak için günlük yazanlar bile geride kalıyor. Bayrak indi, bayrak çıktı derken, şimdi de  İŞİD çıkıverdi karşımıza.

Kamu oyu şimdi öğrenmiş olabilir ama bu melanetin yıllardan beri neler yaptığını biliyorduk. Sözde, Irak, Şam İslami Devleti olmayı planlayan ve sayıları 8000 olan  eli satırlı, bombalı  militan.

Türkiye siyasetiyle içli dışlı, kara petrol ticareti yapıyor, Irak ve Suriye’de Sünni egemenliği kurmayı planlarken, Kerkük Türkmenleri dahil Şia’ya tabi olanları düşman görüyor.

Bu çapulcular eylemleri sırasında yaralananınca tedavileri Türkiye’de yapılıyor. Yetmiyor fidye için Musul konsolosluğunu işgal ediyor.

Peki, Türk Dış İşler ne yapıyor? Sözüm ona“ komşularıyla sıfır sorun” yaratma hülyaları kurma becerisiyle önce batıda sonrada Orta Doğu’da yalnızlığa itilerek itibarsız bir Türkiye ile karşı karşıya kalıyor.

Türkiye’yi yönetenler geceleyin yastığa baş koyduklarında ne kadar huzurlu ola biliyor bilemeyiz. Ülke tüm dinamikleriyle zücaciye dükkânına girmiş öfkeli bir filin bıraktığı dağınıklık içinde gündelik yaşarken, onlar sanıyorlar ki devlet yönetmek ve bayrağa sahip çıkmak kent merkezlerinde camekânlı gökdelen yapmaktır. Gündeme oturan her şeyin yapılanların vebali çok ağırdır. Otuz üç yıl önce Eruh’ta baş veren olayların ardı arkası kesilmezken, art arda verilen tavizler ve yapay “açılım, yol haritası” gibi göz boyayıcı laflarla siyasi otorite erozyona uğramıştır.

Geçtiğimiz yıl Kuzey Irak’tan girerek Habur sınır kapısından kahraman edasıyla karşılanan 34 militanın eylemiyle devam eden yol haritası İmralı sürecini hızlandırmıştır.

Verilen tavizlerin ardı arkası kesilmezse, okullarda andı yasaklarsanız olacağı budur. Başta Amerika gibi ülkelerde her sabah çocuklara bayrağa saygı yaptırılırken ve yılda bir kere “bayrak günü” kutlamaları yapılırken, siz oralarda bazı kurumların unvanları önünde bulunan T.C. ibaresinin kaldırırsanız o zaman yandınız işte.

Şimdi bu sıraladıklarımıza birileri cevap vermelidir.  Irak’taki Amerikan avcılığı sırasında Türk subaylarının başına çuval geçirilirken neredeydiniz?

İsrailli komandolar Gazze’ye ne amaçla gittiği bilinmeyen Mavi Marmara gemisini basıp Türk vatandaşlarını öldürünce ne yaptınız?

Suriye bir Türk savaş uçağını düşürdüğünde ne yaptınız?

Sekiz yüz kilometrelik Suriye sınırı kevgire dönmüşse müsebbibi kimdir?

Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır’daki Ana jet üssü karargahına fare gibi giren terör elemanları cumhuriyet ve bağımsızlığın simgesi Türk bayrağını gönderden indirirken ne yaptınız?

Ne oldu ‘One minut’e denmez mi?

Bunlar yetmiyor gibi, yılın yarısını dışarıda geçirmekten Türkiye’nin sorunlarını bilmeyen ve akademik olarak kaleme aldığı ve nasıl derinlikse bir türlü çıkamadığımız ‘Stratejik Derinlik’ adlı sıradan bir kitabı yurt dışı ve içindeki personeline zorunlu okutan dış işleri bakanı olaylar karşısında “Kudretimizi kimse test etmeye kalkmasın” diye   muhteşem(!)bir söz söylüyor.

Ne mi olacak vallahi bilmiyoruz, ancak şu anlatacağımız tecrübe iyidir.

 Nazi Almanya’sında siyasetin rezilliğini gören ünlü papaz Martin Niemöller’in günlüğüne yazdığı notta şöyle der.

"Önce sosyalistleri topladılar, sesimi çıkarmadım ; çünkü ben sosyalist değildim.

 Sonra sendikacıları topladılar , sesimi çıkarmadım,çünkü sendikacı değildim.

Sonra Yahudileri topladılar, sesimi çıkarmadım; çünkü Yahudi değildim.

Sonra beni almaya geldiler; benim için sesini çıkaracak kimse kalmamıştı.”

Bir hikaye de bizden.

Vaktin birinde Ermeniler Erzurum’u işgal etmiş,erkekleri yakalayıp yürüyüş kolunda şehir merkezinden  bilinmeyen bir yere götürürken, olayın vahametini damların üzerinden seyreden kadın ve çocukların arasından yeni evli bir kadın, kocasının da esir alındığını görür.

Çaresiz feryat eder, kocasının kurtulmak için bir şeyler yapması için kocasına seslenir.

Ola dadaşım beni goyup nere gidirsen, hanı evimin direğisen…

Sen nasıl yiğitsen Ermeniler’i yarıp  da gelemirsen…

Halinden memnun olan dadaş çaresiz olduğu kadar durumdan memnun olduğu için tepkisizdir.

-Gözün kor mu, komutanlar bizi şehit etmeye götürirler. Demiş.

Kıssadan hisse dedik.

DİĞER YAZILAR
YORUMLAR
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Memur zammında uzlaşma sağlandı! İşte alınacak zam oranları
Memur zammında uzlaşma sağlandı! İşte alınacak zam oranları
İtalya'da deprem: Ölü, yaralı ve denizin altında kalanlar var!
İtalya'da deprem: Ölü, yaralı ve denizin altında kalanlar var!