Advert
Advert
Advert
Yazımıza Başlarken
Özgün Ökmen

Yazımıza Başlarken

Bu içerik 419 kez okundu.

Dağlara çıkmayan, uzakları göremez. Çin Atasözü

Çayyolu Haber Dergisinde bu yazımla beraberliğimiz başlıyor. Tüm okurlarımıza selam ve saygılarımı sunuyorum.         

Geçmişte söylenmiş her sözün anlamı büyük “söz uçar yazı kalır’’. Yıllardır yazdığımız devlet, konuştuğumuz kendimiz içindi. Şimdi sıra bir şeyler yazmaya, bazen eleştirmeye bazen de eleştirilmeye geldi. İşe nereden başlasak acaba diye sorunca akla gelen ilk yanıt tabiî ki çocukluğumdan denir. Bende öyle yaparak söze girmeyi, ardından da iyi bir maratoncu gibi koşu süresini ve kendimi iyi ayarlamalıyım diye düşünüyorum.

Çocukluğum Yenimahalle de geçti. Yaşlı bir berbere tıraş olmaya gider ve her seferinde bir soruya muhatap olurdum. Yalnız ben değil, okula başlayacak mahallenin bütün çocukları bu çok konuşkan berber ustasının elinden geçer, üç numara (alabulus) diye tarif edilen tıraşı olur ve sonunda unutamayacakları bir dersi de alırlardı. Sorunun biri şuydu: 7777 sayısını 77’ ye bölmemizi ister, aceleden yanlış yanıt verenlerin alnında bir perçem saç bırakarak evine gönderirdi. Ailesiyle berbere geri dönen çocuk ve velisi hem gerçek durumu öğrenir hem de tıraşını tamamlatırdı. Bunun adı bence hayatın içindeki gerçek olan eğitim ve öğretimdi. Bugün bunu mahallemizde arıyor gibiyiz… Doğrusu alnımda kalmış bir perçem saç hatırlamıyorum ama hala o koltukta oturmayı istiyorum, tüm çocuklarımız için.                            

Ülkemin okuyan, düşünen ve yazan insanları birbirine; Türkiye nin en önde gelen birkaç sorununun ne olduğunu soruyor, aslına bakarsanız bunu çok iyi biliyor ve tartışmaya da değer buluyorlar. Bizim de katkımız olsun düşüncesiyle şöyle sıralayabiliriz.  

1-Eğitim 2-İşsizlik ve istihdam 3-Kürt sorunu 4-Ekonomik kriz beklentisi 5-Eşit dağıtılamayan Adalet

Sondan başlayalım.  Bize göre; Türkiye Cumhuriyeti Anayasal bir devlet değil, Anayasalı bir devlettir. Keşke yazılı olmasaydı diyesimiz geliyor. Bu güne kadar mevcut durumda “demokrasinin mi Cumhuriyeti yoksa Cumhuriyetin mi demokrasiyi yönettiği’’ sorusudur. Amaç, araç olmadı mı? Ekonomik kriz beklentisi ‘’korku zinciri’’ ile başlıyor, biat kültürüyle devam ediyor. Sıcak parayla bütünleşip, ya gelmez de sorun olursa mevcut pozisyonumu kaybederim diyenler, kendileri için pazarlık yapana(!), adeta gözleri gibi bakıyorlar. Halka rağmen bölünür müyüz? Gizli görüşmeler, siyasi özerklik, yerel yönetim özerklik şartı, federasyon, konfederasyon, falan filan... Elin oğlu malı aldı gidiyor. Tüm kesimleri kafa kola almış, sen uyu, açılım, açılım, o zaman ‘’açalım kutuyu, görelim kötüyü’’ mü?  İş güç sahibiysen ve cebinde paran varsa aman statükoyu korumak için çalış, sosyal devletmiş, sadaka devletiymiş fark etmez. Rakamlar zaten çarpıtılmış, söylemler cilalı, insanlar farkında değil ama çileli ve aciz.

Geldik sıranın başına, adını koyalım; dört dörtlük skandal. Konuya neresinden bakarsanız, sindirilmiş, korku tünelinde refah bekliyor insanlar. Kendisi tünel kazmayı unutmuş, Gazze de kazılan tünelleri sayıyor. Bilmiyor ki, kendisi çukura düşmüş debeleniyor da debeleniyor.       

Sevgili okurlarım, şimdilik söze böyle başladık, daha yazılacak çok şeyimiz var. Bunların içini birlikte dolduralım.

Yeniden görüşünceye kadar sağlıcakla kalın.

YORUMLAR
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Memur zammında uzlaşma sağlandı! İşte alınacak zam oranları
Memur zammında uzlaşma sağlandı! İşte alınacak zam oranları
İtalya'da deprem: Ölü, yaralı ve denizin altında kalanlar var!
İtalya'da deprem: Ölü, yaralı ve denizin altında kalanlar var!