Advert
Advert
Advert
Hükümdar veya padişah farketmez
Özgün Ökmen

Hükümdar veya padişah farketmez

Bu içerik 514 kez okundu.

Geçtiğimiz günlerde bir dostumun okumam için bana verdiği, muhtemelen bir çoğunuzun da  okuduğu HÜKÜMDAR isimli kitabı bitirdikten sonra, geri dönüp altını çizerek yeniden okuma ihtiyacı duydum.

Konusu başlangıçta çok basit, temelinde güç ve egemenlik savaşlarının kızıştığı, Rönesans öncesi (XV.yy) değişimin başlatıldığı coğrafyadaki iktidar sahnesinde yaşananlar denilebilir. 

Daha önemli nedeni ise; dostumun okumam için bana verdiği, batı siyasal düşüncesinde Platon ve Aristo’dan sonra gelen Marhıavalli’(Makyavel) in Hükümdar isimli kitabının aslında (birinin) başucu kitabı olduğunu söylemesi ve sık sık bu kitabı okuyor olması iddiasıydı. Okuyunca bende bu tezin doğru olacağını anladım.

 Öyleyse; aşağıda önemli olduğunu düşündüğüm yazara ait bilgi ve notları sıralayalım.

Kitabın başlangıcında yazar bu sorunu “iktidar olmak ya da olmamak” biçiminde ortaya koyduğunda karşımıza Marhıavalli ’nin çıktığını, gücün iktidar, iktidarında güç demek olduğunu, asıl sorunun bu gücün kimlerle nasıl bölüşülmesi gerektiğini belirtirken, yönetilenleri sürekli bir prototip (numune,ön tip, şamar oğlanı) olarak gören hükümdarın, aslında İNSAN ve HÜKÜMDAR olarak gel-gitlerini somut örneklerle açıklıyor.

Böylece; insanlara hükmetmiş yönetimlerin hepsini Cumhuriyet veya hükümdarlık olarak nitelendirerek, miras yoluyla devralınanların uzun ömürlü olabileceğini, ya da talihin yardımı ve işbirliği ile iktidarı alabileceklerini söyleyerek açıklıyor.

Ancak,  bir değişiklik her zaman başka bir değişikliğin zeminini hazırlar, denilerek başucu kitabında “Cumhuriyeti korumak için en iyi çare ya onu yakıp yıkmak veya oralara iyice yerleşip nüfuz etmektir” fikri demokrasiyle uzaktan yakından ilgisi olmayan  çelişkili bir durumdur.

Özellikle, sivil hükümdarlık olarak nitelendirilen bölümde, şans ve becerinin yeterli olduğu; halk, seçkinlerden baskı ve zulüm görmek istemez ama seçkinler halka zulmedip, baskı yapmak ister ki, bu da ya HÜKÜMDARLIK ya ÖZGÜRLÜK ya da kargaşa getirir denilmektedir.

Hükümdarlığa halkın veya seçkinlerin yardımıyla varılır. Bu, fırsatı yakalayanın hangi taraf olduğuyla ilgilidir. Genellikle halk, seçkinlere karşı gelemeyeceklerini anlayınca, aralarından birini hükümdar seçip ona sığınır ve kendilerini korumaya alırlar. Demokrasi dışı- halkın yardımıyla tahta çıkan hükümdarın sürekli kendisine duyulan sevgiyi korumak için çalışması gerekir. Bu fazla zor bir iş değildir. Çünkü halk baskısız bir egemen dışında bir şey istemez. İnsanlar fenalık bekledikleri yerden yiyecek ve yardım gördüklerinde, daha fazla şükran duyarlar.

İş bilir bir hükümdar, halkını her koşulda kendisine muhtaç halde tutmalıdır. Onların kesintisiz bağlılığını kazanmanın tek yolu da budur. Ayrıca savunma donanımı ve erzakı sağlanmış bir şehrin ve ya ülkenin elinden alınmasına uzun süre izin vermemesi kolay olacaktır. Hükümdarın, insanlar arasında eli açık bilinmesi iyidir. Böyle bilinmek istiyorsanız gösterişten kaçınmamalısınız. Eli açıklığı nedeniyle yoksul düşen hükümdar saygınlığını yitirir.

Bilinmeli ki iki yolla savaşılabilir. Aslında birincisi kanunla, ikincisi ise kuvvetledir. İlki insanlara, diğeri ise hayvanlara özgüdür. İlk yolda kimi zorluklarla karşılaşılacağı için hükümdarın seçeceği nihai yol genellikle ikincisidir. Örnekleri hayvanlardan alan hükümdar tilkiyle aslanın özellikleri hakkında bilgi sahibidir. Çünkü aslan tuzağa, tilki kurtlara karşı kendini koruyamaz. Öyleyse, tuzakları tanımak için tilki, kurtları korkutmak için aslan olmak gerektir. Yalnızca aslan olmakla kalanların fazla bir şey bilmedikleri söylenebilir. Önlemlerini almış bir hükümdar, eğer kendisine zararı dokunacaksa verdiği sözde durmaz, bu sözü vermesini zorunlu kılan koşullar değiştiyse, sözünde durması da gerekmez. Nedeni, insanlarda yaradılış olarak kötü oldukları ve verdikleri sözü tutmadıklarına göre siz de sözünüzü tutmak zorunda olamazsınız. Burada önemli olan tilki olmayı becerebilmektir. İyi rol yapmalı, zira insanlar aldatılmayı o kadar çok kanıksamıştır ki, aldatmaya kararlı biri, kesinlikle bir kurban bulur.

Hükümdarlar yendikleri zorluklarla yükselirler. Başa geçtiklerinde, güvenilir sandıkları insanlardan çok, şüpheli sandıklarından yararlanmışlardır, diyerek yazar hükümdarlar için önemli yol haritasını çizerken; özetleyerek belirtiyorum ki diyor, talihi döner, tutumlarında kararlı olan insanların başları talihlerine uydukları sürece dinç olur, uyum bozulduğunda, mutsuzlukları başlar. Aslında hükümdar güçlü olmak istiyorsa, Papa’ya dikkat etmesi gerekir. Eğer, uzun süre iktidarda kalmaya niyetliyse Papa’nın kendi işine karışmasına izin vermemelidir. Bunu önlemenin yolu da, kendi istediği kişiyi Papa seçtirmekten geçer. Şayet istediğim kişiyi seçtiremiyorsam en azından istemediğin kişiyi de seçtirmemelisin. Yani, yenemiyorsan yenilmemelisin de!

Sevgili okurlarım;

Bildiğiniz üzere tarih tekrardan ibarettir. Yeter ki ne yapılması, nasıl yapılması hususunda bilgi,belge ve eşgüdüm yapılabilsin. Bunu bilen ve uygulayanlar bir adım öne çıksın ki sonuç görünsün….                                                            

YORUMLAR
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Memur zammında uzlaşma sağlandı! İşte alınacak zam oranları
Memur zammında uzlaşma sağlandı! İşte alınacak zam oranları
İtalya'da deprem: Ölü, yaralı ve denizin altında kalanlar var!
İtalya'da deprem: Ölü, yaralı ve denizin altında kalanlar var!