Advert
Advert
Advert
İsraf mı haram mı?
Tuncer Kırhan

İsraf mı haram mı?

Bu içerik 509 kez okundu.

Atatürk Orman Çiftliği içine mahkeme kararlarına rağmen yaptırılan ve dünyada emsali olmayan şekilde değerlendirilen önce başbakanlık daha sonra zamanlaması çok iyi yapılan bin odalı Ak Saray vatana millete hayırlı olsun. Çankaya köşkünün suyu mu çıktı? Bunca geri kalmışlık, fukaralık varken Ortadoğu şeyhleri gibi şatafatıyla cam ve betonun şekil aldığı kışla görünümlü bir yapı çağdaşlığın simgesi olamaz.

Bildiğiniz gibi “israf” gereksiz yere yapılan harcama iken, “haram” ise dini kurallara göre uygulaması yasak olan harcamalar olup yüce kitabımız Kuran amir hükümlerle dolu olup bunların başında da “ maun suresi” gelmektedir.

Bazı yağdanlıklar ise yapılan bu işin ek binalara verilen kiralardan kurtulmak için ihtiyaçolduğunu savunması anlaşılır iş değildir. Durum böyle iken TBMM’de ki bütçe görüşmelerde ilgili bakanların bile 1,3 milyar TL maliyeti açıklarken tavır ve söylemleri kaygı verici idi. Gereksiz bir inşa olarak gerçekleşen ‘Ak Saray’ ın dış cephesini şatafatlı gösterecek olan aydınlatma giderleri için aylık ortalama elektrik gideri olarak öngörülen 8.5 milyon TL ile, kaç okul, kaç fabrika, 800 TL ile yaşamını sağlayan milyonların yaşam kalitesinin artırılması, dokuz milyon emekliye derman, 12 milyon işsiz yurttaş ile, üniversite mezunu öğretmen ve mühendise iş imkanı yaratılacakken  dediğim dedik” kabilinden sırça kafes içinde oturulma amaçlanırken; ”Kalitenin elbet bir bedeli de olur” değerlendirmesi pek iç açıcı olmamıştır.

Yüce dinimiz açısında başlıktaki iki kavramı ele aldığımızda Kuran-ı Kerim Maun suresi gibi ikaz edici hatta yasak koyucu olan Maun suresi (12) şöyle demektedir. “Lanet olsun o namaz kılanlara, dua edenlere ki, namazlarında ve dualarında gaflet içindedirler. Onlar gösteriş yaparak, kamu hakkının yerine ulaşmasına engel olurlar.” Bu şu demektir; kamu görevi yapanlar kim olursa olsun, abartılı tüketim yapıyorsa israf ve haram içindedir. Ne var ki rant sevdalısı dincilerin adını duydukları zaman öfkeye kapıldıkları maun Suresini bilmezler.

Yakın zamana kadar ülkelerini altın kapılı saraylarda, ipek çadırlarda yönetenlerin mezarları bugün bile belli değildir. Adaleti ile ünlenen İslam halifesi Ömer Bin Hattad hutbe okuduğu bir sırada birisi ayağa kalkar ve ona; “Sen bize nasihat etmeden önce,  sırtındaki elbisenin kumaşını nereden aldığının hesabını ver” diyerek eleştirilir.

İslam tarihinin önemli isimlerinden ve Ehl-i beyt’ten sayılan İranlı Selman adlı bir İslam aydınından söz edeceğiz. Bir başka adıyla Selman-ı Farisi denilen şahıs Hazreti Peygamberi görmek için İran’dan kalkıp Medine’ye gelir ve peygamberle görüşmek ister. Katıldığı toplantıların birinde bu merakını aşamayınca, yanındakilere “günlerdir buradayım onu göremedim” der. Yanındakiler “ Ya Selman günlerdir peygamberle yüz yüze oturuyorsun, nasıl şikayet edersin” dediklerinde; “Ben peygamberi ipek elbiseler içinde taçlı tahtlı biri olarak düşünmüştüm, meğer o da bizler gibi sade bir insanmış” diyerek hayranlığını anlatır.

“Derviş derviş dedikleri hırka ile taç değil, gönlünü derviş tutan hırkaya muhtaç değil.” Yunus Emre

DİĞER YAZILAR
YORUMLAR
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Selin Sayek Böke'den Adalet Kurultayı hakkında açıklamalar
Selin Sayek Böke'den Adalet Kurultayı hakkında açıklamalar
Kendi partisinin 'milliyetçi' adına karşı!
Kendi partisinin 'milliyetçi' adına karşı!