Advert
Advert
Advert
Kitap sevdalısı bir adam
Tuncer Kırhan

Kitap sevdalısı bir adam

Bu içerik 448 kez okundu.

Eğer semt biriminin beşinci katına yolunuz düşerse, yada giriş katında amatörce yapılmış pano ve yazılar görürseniz bilin ki bunları İbrahim Hoca yapmıştır. O da kim demenize gerek yok. Kendi halinde çalışan okumuş biri, zarif, temiz yüzlü, eskilerin deyimiyle çelebi bir insan, öğretmenlikten emekli bir cumhuriyet aydını, kendi halinde kitaplar arasında uğraş veren erdemli bir insan.

Bu tür insanlar, liderler gibi birileri tarafından değil kendiliğinden çıkı verir ortaya. Halk adamıdırlar, sessiz sakindirler. Semt birimine gittiğinizde giriş katında olsun beşinci katta olsun, cumhuriyetimiz ve onun ışık tutan önderleri, ulusal kahramanlarımızı anma günlerinde duvarlarda amatörce yapılmış ve tamamı el işi olan yazı ve resimlerle bir şeyler verilmeye çalışılıyorsa bilin ki hepsi İbrahim Hoca’ya aittir.

Üstelik bu materyalleri hazırlarken ekonomiye katkı sağlayıp, gerekli olan tüm karton ve benzeri malzemeleri semt çöplerinden toplayıp yararlı hale dönüştürdüğünü ifade etmektedir. Bunları yaparken faaliyetlerine verdiği isim ve başlıklar değme gazetecilerin başaramayacağı kadar güçlüdür.

Örneğin “Anadolu aydınlanmasının savaşçıları” yine o ışıklı günlerin ışık saçan yöneticileri için koyduğu “Atatürk ve İnönü dönemi Milli Eğitim Bakanları” ve en son kapsamlı bir çalışma olan Çanakkale Zaferinin 100. Yılı nedeniyle hazırlayıp sunduğu o müthiş ifadeleri içeren panolarla büyük zaferi yaratan muzaffer komutan Mustafa Kemal Atatürk’ü ve şehitleri spot yazılarla anarken savaşın sonuçlarını anlatan özlü sözleri bilinçli ve estetikle sunarken, kurumların hatta ilgili bakanlıkların yapamadığı aktarımları bu kitap okutma sevdalısı İbrahim Hoca yapmaktadır.

Kimdir bu İbrahim Belek Hoca? Emekli bir fen dersleri öğretmeni, ama öyle sıradan bir öğretmen değil, önce mükemmel bir aile reisi, çocuklarını iyi yetiştirmiş ideal bir baba, cumhuriyetin ilkelerini benimsemiş sağlam bir Atatürkçü, ilkeli ve sessiz bir yurttaş, bütün bunların ötesinde zayıf naif görüntüsü altında kocaman kibar bir insan.

Onu konuşurken değil çalışırken görebilirsiniz. Kimilerine göre “neden yapıyor?” gibi sorular cevapsız kalır. Kendisiyle sohbet ettiğimizde, öğretmenliğe başladığı ellili yıllardan söz ediyor. “Bizim kuşak kitap okumayı çok severdi” diyor. Bunu derken yüzünde çocuksu bir mahcubiyet oluşsa da yılların birikimiyle o ışıltılı gözlerinin ve nelere tanık olduğunu anlarsınız.

Konuşmasında değişik kitaplar okuduğunu, bunların içinde bilinen klasik eserler bir yana felsefe ve düşünmenin sosyal fonksiyonlarını harekete geçirecek kitaplardan söz ederken şaşırırsınız. O milli eğitimde ezbere dayalı kitapların yerine öğrencilere düşünce ve tartışma yaratacak kitapların okutulmasını öneriyor. İbrahim Belek Hoca bu işi meslek edinmiş, öğretmenlik yaptığı Kapıdağı ilçesinde yazlıkçılara sunduğu kitap tezgah işlerini Çayyolu ADD himayesinde bilinçli olarak sürdürürken disiplin ve tertibi elden bırakmamış.

Sergilenen kitapları günlük olarak denetliyor, eksilenlerin yerine yenilerini koyuyor, gelen kitapları kayıt defterine işliyor, kitaplar içine ADD’ye ait bilgi aktarım notunu iliştirirken kurumsallaştırıyor.

Bu güzel çalışmayı izleyen ve kitap seven aydın Çayyolu sakinleri de İbrahim Hocaya evlerindeki fazla kitapları getirerek ona destek oluyorlar.

Elbette ki böyle önemli bir hizmetin yürümesinde İbrahim Hocaya destek olan ve çalışma ortamının hazırlanmasında çok önemli bir işlevi üstlenen ADD Çayyolu – Ümitköy Şube Başkanı Leyla Alkıroğlu’nun katkılarını taktir etmek gerekir.

İbrahim Belek içinde “sen çok yaşa emi” demekten başka şey bulamıyoruz.

DİĞER YAZILAR
YORUMLAR
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Selin Sayek Böke'den Adalet Kurultayı hakkında açıklamalar
Selin Sayek Böke'den Adalet Kurultayı hakkında açıklamalar
Kendi partisinin 'milliyetçi' adına karşı!
Kendi partisinin 'milliyetçi' adına karşı!