Advert
Advert
Advert
Yine mi seçim?
Tuncer Kırhan

Yine mi seçim?

Bu içerik 581 kez okundu.

İnternete düşen haberlerin birinde yerel yada genel seçimlerin şaibeli olduğu ve seçimlerin yenilenmesini isteyen muhalefetin iddiaları üzerine dönemin başbakanı Erdoğan şöyle sesleniyor. “ bunlar kafalarını erken seçimle bozmuşlar.

Erken seçim vatana ihanettir. Bilmezler ki yenilen güreşçi güreşe doymaz.” Aradan zaman geçiyor, aynı politikacı 8 Haziran’da AKP’nin tek başına iktidar olamadığını görünce, partinin genel başkanı gibi hareket ederek sırf CHP-MHP iktidar olmasın diye seçim sonuçlarını beğenmeyip erken seçim de erken seçim diyor.

Şimdi biraz gerilere bakarsak yenilen güreşçinin kim olduğunu AKP’nin 2002 de elde ettiği 363 milletvekili tıpkı ANAP’gibi giderek eridiğini ve 2007 seçimlerinde 22 milletvekili kaybederek 341 milletvekiliyle meclise girdiğini, 2011’de yine 18 kayıpla 327 milletvekiliyle direncini korurken, 7 Haziran seçimlerinde de 258 milletvekili ile yeterli çoğunluğu elde edemeyince bu defa oyalama taktikleriyle sözde koalisyon görüşmeleri sürerken Beştepe’ de ki sarayın durgunluğu sona erecek tam da bu noktada PKK terör olayları artacaktır.

Bütün bu yaşanana kaosa gerek yokken, iki muhalefet partisinin de olmazsa olmazları karşısında giderek sıkışan AKP siyasi tarihimizde bir ilk olan “seçim hükümeti” eskilerin “ hülle” dedikleri bir yol buldular.

Oysa seçim sonuçlarına göre kamuoyu, içinde CHP ve MHP olan bir hükümet istiyordu. Yaşanan entrikayla bu birliktelik kurulmadı yada kurdurulmadı. Oysa on üç yıldan beri her tarafı bozulan devlet düzeni ve iç barış, ancak içinde CHP’nin olduğu bir yönetimle normale döne bilirdi.

Koalisyon normalde çağdaş bir kurumdur. Siyasal konsensüs ve erdemli bir duruş gerektirir. Bugün her üç AB ülkesinden ikisi koalisyon ile yönetilirken Türkiye2de buna imkan tanınmadı.

Koalisyonlar kontrolü elinde tutan ortakların toplumun her kesimini temsil etmesi bakımından tek parti yönetimlerinden daha güvenilir ve demokratik bir uygulamadır. Çünkü koalisyonlar uygar insanların işi olup, hoşgörü ve güvene dayanır.

Bütün bu kargaşa ve gerginlik sürerken bir Kasım tarihli seçim kararı alınırken etik olarak Anayasa’ya uyulmadı. Yani Ana muhalefet liderine “Hükümeti kurma görevi” verilmedi.

Çünkü daha 8 Haziran gecesinden başlayarak koalisyon hükümeti kurulmaması ve. 1 Kasım’da yapılacak erken seçimin altyapısı birilerinin kafasında hazırdı ve gerekirse güvenlik yok bahane edilerek sürdürülmesi olasıydı.

2002’den sonra hep yirmi sayıları ile eksilme eğilimi gösteren AKP eğer bir yirmi vekil eksilmesiyle yüzü kara gelin psikolojisiyle gerdeğe girmeye kalkarsa o zaman ak koyun ile kara koyun belli olacaktır.

Sandıklar kurulamazsa ne olur?
1 Kasım seçimleri ertelenir veya iptal edilir!

Peki, o zaman ne olur?

Güvenoyu almayan ve Saray’dan yönlendirilen AKP ağırlıklı geçici hükümet ülkeyi devamlı yönetmeye başlar. Ne zamana kar? Seçim yapılıncaya kadar! Tabi bunun tarihini de Allah bilir.

İşte o zaman ne olacaksa olur ve Türkiye’de demokrasi sizlere ömür!

Ülke ateş hattında iken, 400 milletvekili verilseydi (!) gibi bencil söylemlerle polemik üstüne polemik yaratılması yanlıştır.

Yirmi gün içinde kaybettiğimiz canları uğurlarken hiç mi içiniz acımıyor? Bütün bu acıları yaşayan ve her geçen gün yoksullaşan halkımız bunu değerlendirmiyorsa yapacak bir şey de yoktur.

O zaman Hintli başbakan İndıra Gandi’nin “ Eğer bir toplum uyuyorsa uyandırmak kolaydır, ancak uyuyor gibi yapıyorsa çok zordur” sözüne kulak vermek gerekir.

DİĞER YAZILAR
YORUMLAR
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Memur zammında uzlaşma sağlandı! İşte alınacak zam oranları
Memur zammında uzlaşma sağlandı! İşte alınacak zam oranları
İtalya'da deprem: Ölü, yaralı ve denizin altında kalanlar var!
İtalya'da deprem: Ölü, yaralı ve denizin altında kalanlar var!