Advert
Advert
Advert
Hukuk herkese lazım
Özgün Ökmen

Hukuk herkese lazım

Bu içerik 526 kez okundu.

Hukuk kelimesi, hak kelimesinin çoğuludur; hukuk haklar anlamına gelen bir kelimedir. Bu kelime kavram haline dönüşünce, pay ayrılmasının düzenlenmesi demek olur. Hukuk kelimesi bir terim konumuna geçince ise, şu şekilde tanımlanabilir:

Varlıkların her birinin, tek başına yahut diğer varlıklarla ilişkiye girdiği sırada, bekleneni gerçekleştirmiş olmak şartı ile payının ayrılması, sınırlarının çizilmesi; payının ve sınırlarının korunması işlemini sağlayan hükümler bütününe hukuk denir. Hukuk terimi, varlıkların konumları ve işlevleriyle ilgili sınırlarının ve paylarının korunmasını sağlayan hükümleri de, bu hükümlerin uygulanmasını gerçekleştiren yargılama sistemini de içine alan bir genişliktedir. Kanunlar, kaynağı, koyucusu ve uygulayıcısı bakımından milli, daimi ve genel olmak zorundadır.

Her toplum kendi tarihi tecrübelerini ve yaşamakta oldukları muhtemel oluşumları dikkate alarak kendi milli yapısını sürdürecek kanunlar hazırlamaya mecburdur. Yazılı hukuk sistemi (kanun, tüzük, yönetmelik, yönerge, genelge) ile bunu işleten Hakim ve savcılar, onlara destek veren kolluk kuvvetleri (polis, jandarma, zabıta) uygulamada herkese eşit davranabilirse, insanlarda huzur, adalet ile devletine güven ve bir arada yaşama duygularının bilince dönüşmesine yol açılmış olunur.

Siyasi ahlakın bozulduğu ülkelerde, yolsuzluk ve haksızlıklar artar, en tehlikeli etkisi de, yabancıların ülkeyi biçimlendirmesini kolaylaştırmasıdır. Daha tehlikeli kaos yaratıcı durum ise, yargıdaki bozulmalardır. Adalet sayılacak hükmün verilmesine hizmet etmeyen yargı kirlidir. Bir toplumun kendi kültürü etrafında bütünleşmesini koruma yönünde ki ödün vermezliğini benimsemeyen yargı ise, hem kirli hem de tehlikelidir. Bu hükümler, evrensel niteliklidir, tartışılamaz. Yargı kurumlarını değiştirmek isteyen odaklar sistemi zorlarlar.

Hukuk sistemi, öncelikle milli olmalı, hukukta daimilik kuralına uyulmalı, toplumun gerektiği yönde değişim ve dönüşümlerini oluşturan kanunların sistem içerisinde, kültür oluşturucu ve çoğulcu, bütünleştirici gücü bulunmalıdır. Ayrıca sistemin genel olması, hükümlerin ve uygulamaların hiçbir ayrımcılığa yer vermeden hem devletin varlığını ve işleyişini hem de milletin bütünlüğünü sağlamalıdır.

Türkiye de, Cumhuriyetin temellerinin atıldığı sırada, devletin kanunlarını oluşturacak bakış açısı konusunda çok tartışmalar olduğu anlaşılıyor. Atatürk’ün kurduğu, üzerine titrediği ‘’ilelebet muhafaza ve müdafaa’’sını istediği Türkiye Cumhuriyeti Devleti, laik, demokratik, milli, sosyal hukuk devletidir.

Aslında tüm bunların bir yüzyıla yaklaşan Cumhuriyetimizde halkın bilincine yerleşmesi ve bir kültür unsuru haline dönüştürülmesi hukuk aracılığıyla olmuştur. Kanun yapma yetkisine sahip olan TBMM, 21. Yüzyıl normlarını esas alarak kanunları düzenlemeli ve sistem zarar görmemelidir.

Kalın sağlıcakla.

YORUMLAR
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Memur zammında uzlaşma sağlandı! İşte alınacak zam oranları
Memur zammında uzlaşma sağlandı! İşte alınacak zam oranları
İtalya'da deprem: Ölü, yaralı ve denizin altında kalanlar var!
İtalya'da deprem: Ölü, yaralı ve denizin altında kalanlar var!