Advert
Advert
Advert
İşte 2015
Özgün Ökmen

İşte 2015

Bu içerik 437 kez okundu.

Koskoca bir yılı acısıyla tatlısıyla geride bıraktık. Kimileri için mutlu anılar, yeni mutluluklar getirmiş olsa da içinde yaşadığımız süreç hiç de iç açıcı görünmüyor. Zira ülkemizde ve özellikle de sınırlarımızda meydana gelen olaylar 2015 yılında öylesine sorunlu ve sıkıntılı geçti ki, içeride yaşananlar ile dışarıda gelişen olaylar hiç bir dönemde bu denli iç içe ve aynı hedefe kilitlenmiş değildi. Bize ne oldu da bu noktaya geldik, getirildik. İşin muhasebesi bizce şu;

Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş misyonu yönetenlerce bilinçli olarak bozuldu, Cumhuriyet vizyonuyla yetişmiş ve görevde bulunan, kendilerini ikinci veya üçüncü kuşak olarak adlandıran görevdeki asker ve sivil irade hizmet dışı bırakıldı. Toplumun batılılaşma önceliği araplaştırma ve orta doğu örneğindeki gibi dinsel destek önceliğine bıraktırıldı. Eğitimin ulusal ağı; çağdaş değerler üzerine kurulu sistemi yok sayılarak, eğiticiyi ve öğrenciyi yeni yeni ve bilinçsiz kavramlara doğru sürükleyip, bilinçli bir kavram kargaşası yaratıldı. Yeni Osmanlıcılık adı altında güya özgürlüğü örgütlerken, aslında Cumhuriyetin kazanım olarak sunduğu birey olma ve eşitlik kavramı pozitif kayırmacılıktan, özellikle evli eşler arasında infazlara dönüştü. Aile ve aileye saygı, çekirdek aile yapısının korunması artık çok geride kaldı. İnsanların mutsuzluğu çarşı da pazarda yüzlerinden okunmuyor mu? Her şey oy vermekle, asgari ücrete aylık 100 TL zam yapmakla, televizyonlarda akşama kadar evlilik programları yayınlamakla bitmiyor. Devletin asli görevleri sayılan adalet, güvenlik, sağlık ve sosyal güvenlik kavramları vatandaş gözünde zayıflatılmış, güven azalmıştır. Aslında azalan ve yok olan bir diğer boyutuyla da doğaya verilen zarardır. Kırsal kesim gözünü metropollere dikmiş, mutluluğu orada bulacağını sanıyor. Bilmiyor ki orada yaşayanlar mutluluğu çoktan kaybetmiş, adeta başı kesilmiş tavuk gibi debelenip duruyor. Dedik ya aile birlikteliği yok olunca eşler ayrı, çocuklar ayrı havadan çalıyor ve ucu görünmeyen bir mağarada yaşıyorlar. Sonuç kötü ve kaçınılmaz…

Bir ülkenin kuruluş felsefesi yeni ufuklara doğru yelken açmaz, geçmişi özleyerek adına yeni sıfatı eklemeye kalkarsa bu gerçekçi olamaz. İşte bugün yaşatılmak istenilen budur. Gençlerin çoğu bunun farkında değil. Çağdaşlaşmak; bugünkü dünyada yeni gelişmeleri yakalamak, modernize etmek ve uygulamaktan geçer,

Konu çok dağınık olsa da sonuç her zaman tek cümledir ve o cümleyi bulup mesajı vermektir işin aslı. İşte cümlemiz: Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete… Sonuç böyle görünse de  yine de yeni yılın her zaman olduğu gibi yeni yeni  umutlar getirmesi, sevgi ve barışın yüreğinizden eksik olmaması dileğiyle, saygılar sunarım. 

YORUMLAR
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Memur zammında uzlaşma sağlandı! İşte alınacak zam oranları
Memur zammında uzlaşma sağlandı! İşte alınacak zam oranları
İtalya'da deprem: Ölü, yaralı ve denizin altında kalanlar var!
İtalya'da deprem: Ölü, yaralı ve denizin altında kalanlar var!