Advert
Advert
Advert
Irmak Tanrısının kızının adı; Sinope
Güner Çetin

Irmak Tanrısının kızının adı; Sinope

Bu içerik 837 kez okundu.

Sinope, ırmak tanrısı Osopos’un mutlu bir hayat yaşayan güzeler güzeli kızıymış. Güzelliği Tanrılar Tanrısı Zeus’un bile kendisinden geçmesine sebep olmuş. Zeus aşkına karşılık vermesi halinde Sinope’nin her istediğini dile getireceğini söyleyince; Sinope kendisine dokunmamasını söylemiş korku içinde. Tanrılar Tanrısı sözüne sadık kalarak, Sinope’yi alıp en sevdiği yerlerden olan Karadeniz’in cennete benzeyen yemyeşil kıyılarına bırakmış.

Zeus Sinope’yi şimdiki Sinop ilimizin kıyısına bırakmış ki; Sinop’u bir kez gören herkes bu efsanenin doğruluğuna inanabilir.

Türkiye’nin en kuzey ucu İnceburun’a dek uzanan kale-şehir olarak kurulduğundan buyana tarih boyunca işlek bir liman yaşantısı sürdüren, tersane şehri olmuştur. Sinop tarih boyunca pek çok kültür ve yönetime de ( Bizans, Selçuklu, Candaroğlu, Osmanlı ) beşik olmuştur.

Sinop, zengin orman örtüsü, Karadeniz’deki uzun kıyısı, doğal kumsalları ve yaylaları ile güzelliklerle bezenmiş bir ildir. Sürekli dışa göç verme özelliği ile de tarihi ve coğrafi hiçbir bozulma yaşamamaktadır.

Bu tarihi & coğrafi bilgi demetini size sunduktan sonra, ilk görüşümde bana hayranlık ve şaşkınlıkla karışık değişik hisler yaşatan Sinop’u size de solutmak istiyorum. Gerçi güzel yurdumun cennet köşelerine ayak basmadan orayı soluyabilmemiz pek mümkün olmuyor ama belki fotoğraflar da yardımcı olabilir.

Samsun havaalanından sonra 2 saatlik bir yolculuk ile vardık bu şirin ile. En başta diğer Karadeniz şehirlerinden farklı görünmedi gözüme. Taa ki limana inene dek. Şipşirin bir liman, sıcacık bir mendirek, dizi dizi dizilmiş birbirinden güzel ve renkli Karadeniz tekneleri, kıyıya bağlı yüzer balık lokantaları ve tekne maketleri satan sevimli dükkanlar ile yüreğimi ısıtverdi Sinop. Bu sıcaklıkla, kaldığım 57 oteldeki (Sinop’ta konaklama imkanlarının çok fazla olmadığı konusunda sizi uyarmak isterim – gerçi son dönemde 1-2 butik otel açıldığı kulağıma gelen haberler arasında ) küçük odamda huzur içinde uyuyabildim.

Sinop’a iş için gittim ama nasıl bir iş? Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelen Kulak Burun Boğaz alanında ileri gelen 150 hekim ile tekne turu. Sabah kahvaltısı, öğle yemeği, akşamüstü çayı ve akşam yemeği aynı teknede. Şöyle bir hayal etsenize ne kadar güzel. Teknemiz bütün gün Sinop kıyılarında nazlı nazlı salındı.

Kale ve cezaevini uzaktan gördükten sonra dilime dolandı; “dışarıda deli dalgalar, gelir duvarları yalar…” türküsü. Beyaz kumları ile ünlü Akliman, Akliman’ın tersine siyah kumlarla örtülü Karakum plajı, Insomnia filmini çağrıştırdı bana. Hamsilos Koyu’nu gördüğümde nefesim kesildi diyebilirim. Türkiye’nin tek coğrafi fiyordu olan bu koy, yapısı ile Osmanlı Donanması’nı Rus donanmasından koruyacak kadar gizli, saklı bir cennet.

Konuklarımızı uğurladıktan sonra; ufak bir balık kaçamağı yaptık. Limanda ufacık bir sal üzerinde çok lezzetli bir yemek yedik.

Ve bu cennetten ayrılmadan önce Ayhan Usta’nın el yapımı teknelerinden almadan edemedik. Tekne sanatı; Sinop cezaevinden çıkan 2 mahkumun burada kalıp gemi modelleri yapması ve sonra çıraklarına öğretmesi ile yayılmış ve neredeyse tüm dünyaya ün salmış. Hepsi rengarenk el emeği göz nuru tekneler, fiyatları ise sudan ucuz.

Sinop o kadar güzel ki; kelimeler yetmiyor tarifine. Ne diyebilirim mutlaka gitmelisiniz, görmelisiniz, gezmelisiniz, tatmalısınız, almalısınız…

Ne yenir?

Yöreye özgü yemekler; Nohul (üzümlü-cevizli-kıymalı-yoğurtlu), Katlama Pilaki (Hıdırellez yemeği), Mısır Pastası, Kaşık Çıkartması (mamalika), Keşkek Yemeği, Hamsi Dolması, Ayva ve Kestane Yemeği, Kulak Hamuru (içi etli mantı), Islama, Mısır Çorbası, Mısır Tarhanası, Sirkeli Patlıcan ve Sirkeli Pırasa.

Ne alınır?

Yöre el sanatları yönünden oldukça zengindir. Ayancık İlçesinde keten dokumacılığı yapılmaktadır. Çember de yörede dokunmakta, hem başörtüsü olarak ham de dekoratif amaçlı kullanılmaktadır. Mahrama ve Durağan Bezi, Durağan İlçesinde dokunmaktadır.

İl merkezinde görülen el sanatlarından birisi, halk arasında kotracılık da denilen, gemi modelciliğidir. Ayrıca ilde Özekes ailesinin dört kuşaktır devam ettirdiği el yapımı bıçak üretimi de önemli bir yer tutar.

Yapmadan sakın dönme

Akliman Yöresi, Hamsilos Koyu, Sarıkum Gölü (tabiatı koruma alanı), Ayancık Akgöl, Erfelek Tatlıca Şelalesini ziyaret etmeden,

Sinop Müzesi görmeden, özellikle ve özellikle Mantı, Nokul (kıymalı ve üzümlü), Islama (tavuklu) yemeden, Dünyaca ünlü hediyelik kotra ve taka maketleri, turistik çelik bıçaklar, keten işlemelerinden almadan dönmeyin.

DİĞER YAZILAR
YORUMLAR
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Memur zammında uzlaşma sağlandı! İşte alınacak zam oranları
Memur zammında uzlaşma sağlandı! İşte alınacak zam oranları
İtalya'da deprem: Ölü, yaralı ve denizin altında kalanlar var!
İtalya'da deprem: Ölü, yaralı ve denizin altında kalanlar var!