Advert
Advert
Advert
Yakın Günlerden…
Tuncer Kırhan

Yakın Günlerden…

Bu içerik 315 kez okundu.

Geçtiğimiz günlerde Türk askerinin koalisyon askerleriyle birlikte Suriye’ye gidişini  izlerken; Gaziantep, Siirt, Van ve Cizre’deki terör olayları can almaya devam etti.

 Bu vahşi ve insanlık dışı terör ülkemizin demokratik istikrarına ve toplumun huzuruna yapılmış alçak bir  hareket olduğunun bir kere daha altını çizerken, aynı günlerde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun konvoyuna Artvin’de yapılan silahlı saldırı ülkedeki demokratik istikrarına ve toplumun huzurunu bozmanın yanı sıra bir iç savaş çıkarma yolunda  yapılan haince bir eylemden başkası  olamaz.

Yakın günlerde yaşadığımız olayları  tasarlayan ve yaratanları bir kere daha lanetliyoruz.

15 Temmuz’dan sonra siyasette yaşanan diyalog ve liderlerin biri birine alışılmışın dışında yaklaşımları toplumun tansiyonunu düşürdüğü  memnuniyetle gözlenmektedir.  

Terör olayları karşısında Başbakanın Gazi Mustafa Kemal’den alıntı yaparak ifade ettiği  “Ya istiklal  ya ölüm” sözü  bekli de ilk defa terörün kökünün kazanacağı yönünde umut vermesi siyasi otoritenin  kararlı bir duruşu  olarak sergilemektedir.

Umut ederiz ki başarısız darbe girişimiyle kan kaybeden Türk ordusu  sınır ötesinde gösterdiği  başarılı yürüyüşü  içte de sergileyerek milletin göz bebeği olmaya devam eder.  

Güneydoğu’da her gün onlarca can kaybı, yakılıp yıkılan  kasabalar, terk edilen yerleşim merkezleri, paralelci operasyonlar içinde yaş ile kurunun yanma kavgası sürerken,son günlerde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen tasarıyla 100’den fazla devlet kurumunun varlık ve hisselerini batan geminin malları gibi Özelleştirme İdaresi’ne devredilmesi milli servet adına büyük bir kayıptır.

Bunlar niçin mi yapılıyor? Tabii ki devletin yatırımlarını karşılamak gereği vardır. Eskileri sat yenilerini yap. Otoyollar, üçüncü köprü, üçüncü hava limanı, nükleer santral gibi büyük alt yapı projelerine finansman sağlamak için devlet mallarının parça parça satılarak bu projelerin açığının kapatılacağı açıklanırken, bu durum Şener Şen’in ünlü Züğürt Ağa adlı filminde en son  çizmeleri satarak  sermaye arayışına benzemektedir.

Haraç mezat satılacak devlet kurumlarının listesi ise bitmek bilmiyor.

Ne bitmez tükenmez bir cumhuriyet hazinesiymiş doksan yıllık yatırımlar. Bir de bunlara  askeri kışlalar ilave edilirse yemeğe doyum olmaz.

Şimdiye kadar  satılanlar mal üretenlerdi. Bunlar bitince sıra  hizmet üreten TÜBİTAK, TRT, MKE, DSİ, TKİ, Şeker Fabrikaları, Atatürk Orman Çiftliği, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü, Türk Tarih Kurumu, Türk Dil Kurumu, Milli Piyango, Türkiye Petrolleri, Devlet Hava Meydanları, Merkez Bankası, Vakıflar Bankasına geldi.

Cumhuriyetin göz bebeği kurumların haraç mezat elden çıkarılması için yapılan plan ve projeler, toplam 111 kuruluşun özelleştirilmesi Türkiye Cumhuriyeti’nin geriye kalan birikiminin özel sektöre peşkeş çekilmesi, elde kalan son varlıkların yangından mal kaçırırcasına özel sektörün yağma ve talanına sunulması kamuoyundan tepki görünce de bir kısmından vazgeçilmişti hatırlayacaksınız.

Bu konu tartışılırken haklı olarak üretim ve istihdam alanları açmak yerine kamu kurumlarını satmak niye? Devlet yapacağı tesislere bütçe ayırmak için gözünü eski ve köklü kurumlara dikmesi  külliyen yanlıştır. Peki  bunlar olmasaydı ne olacaktı? Büyük projelerin açıkları büyük kuruluşlarla mı kapatılacak?

Sözün özü bunca züğürtlük içinde ne kurumlar kolay ayakta kalıyor, ne de insan kolay yetişiyor. Özellikle son on yılda bir tek fabrika  yapılmazken, yer yurt  beton  binalar ve  rantabl olmayan yollarla  göz boyarken yüzde onları aşan bir işsizlikle sadece  amele istihdamıyla  teselli bulunmaktadır.

Terörmüş, demokrasi  nöbetleriymiş derken  dini bayramları  dokuz güne çıkarılıp sözde turizm desteklenirken, milli bayramların  göz ardı edilmesi, özellikle Milli Savunma  Bakanının “Bana göre 30 Ağustos merasimlerine gerek yoktur” demesi vatandaşlar arasında kaygı ile izlenirken bunca hay huy arasında Türkiye Varlık Fonu’nun yürürlüğe konulması züğürtlüktür.

 Son söz; üçüncü Köprünün açılışı için yaptırılan reklam filminden bir diyalog şöyle geçer.

 “Tam bir mühendislik harikası. Dünyada böylesini görmedim. Bakalım Türkler daha neler yapacaklar!”  Yani yapıp satacaklar sözlerini  işitince  Züğürt Ağa’yı anmamak elde değil.

DİĞER YAZILAR
YORUMLAR
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Memur zammında uzlaşma sağlandı! İşte alınacak zam oranları
Memur zammında uzlaşma sağlandı! İşte alınacak zam oranları
İtalya'da deprem: Ölü, yaralı ve denizin altında kalanlar var!
İtalya'da deprem: Ölü, yaralı ve denizin altında kalanlar var!