Advert
Advert
Advert
Tarık Akan’a veda
Tuncer Kırhan

Tarık Akan’a veda

Bu içerik 263 kez okundu.

İnsanlar için en dayanılmaz gerçeklerin başında sevdikleri birinin günün birinde onları sürdürdükleri ilke ve idealleriyle bırakıp sonsuza gitmeleri gerçeğidir.

İnsan yaşam içinde sevdiklerini tutkularını ve dostlarıyla ilişkilerinin kesildiği bir gerçekle karşılaşır.

Bu dayanılmaz gerçek ne kadar acı da olsa, anahtarının tanrıda olduğu bir sonsuzluk içinde çıkılan yolun adının ölüm olduğu bir yolculuktur.

Her yaş ölüm için erken olsa da, Tarık Akan için çok daha erken oldu.

 İnsan  hem  sanatçı olup, hem de sosyal  meselelerle  bu kadar ilgilenirse halk ta onu bağrına basar.

Defin merasimini izleyen gazeteci bir arkadaşım “Özal ve Ecevit bile bu kadar kalabalıkla uğurlanmadı” derken, aklıma ünlü Fransız şarkıcı Edith Piaf ile aynı gün ölen ünlü yazar-politikacı Jan Cotto’nun toprağa verildiği gün minik serçe diye bilinen Edit Piaf’ın arkasında on binler varken, Cotto’nun arkasında sadece ailesi ve yakın arkadaşları katılmıştı.

Tarık Akan Türk sinemasının en iyi oyuncusu ve en yakışıklı oyuncusuydu. O muhteşem fiziği ve dürüst kişiliği ile halk arasında “Tarık Akan gibi” bir ölçünün sahibi olarak yaşadı ve sevildi.

 Ölüm haberini aldığım zaman gözümün önünde bütün görkemli filmleriyle bir Tarık Akan varken, benim için çok daha özel olan, bir röportajda ilkokulu orada okuduğu için “Karslı sayılırım” demesiydi. Bunu en iyi kanıtı Kars’ta   2009 yılında çekilen “Deli Deli Olma” adlı filmdeki Malakan (Beyaz Rus) Mişka karakterindeki oyunu ve kullandığı yerel şive ile ne kadar güçlü bir oyuncu olduğuydu.

Tarık Akan’ın bir başka özelliği yurtsever yüreğini eğitime açmasıydı. Atatürkçü nesillerin yetişmesi için varını yoğunu koyarak yaşattığı Taş Mektep onun yurtseverliğini kanıtlarken en önemlisi bilinçli bir cumhuriyet ve Atatürk aşığı olmasıydı.

Pazar günü yapılan cenaze töreni Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nden Teşvikiye Camiine, oradan da Bakırköy’e uzanan kalabalık son yılların en görkemli töreni oldu. Sahnedeki törende perdeden taşan ve yüreğimizi ele geçiren sahicilik, yapılan konuşmalardaki içerik, sokaklardan taşan kalabalık, onun bundan sonrada anılarımızdaki yerinin hep aynı kalacağının kanıtıydı.

Tarık Akan için bir çok ünlü yazar önemli makaleler yazarken, veda töreninde anılarını anlatan Sanatçı Rutkay Aziz’in yaptığı konuşma en gerçekçi olanıydı. “Tarık Türkiye’nin Tarık Akan’ı. Ama benim Bakırköylüm,  devrimci, canım ciğerim arkadaşım. Onun veda edişiyle bizden de bir parça gidiyor. Hep emeğin yanında yer aldı. Onurlu, gururlu, kavgacı bir adamdı. Üç şeye toz kondurmazdı: Mustafa Kemal Atatürk, Nazım Hikmet ve İlhan Selçuk.” Dedi.

O kendisini çok seven halkının ‘mükemmel dostu’ olmayı son gününe kadar başardı.Üstün fiziğine rağmen hiç medyatik olmadı. Sınıf arkadaşı olan bir yakınım onunla aynı sırayı paylaştığını, haftada birkaç gün sessiz sedasız film setlerine gidip geldiğini ve normal bir öğrenci gibi ilişkilerini sürdürdüğünü anlatmıştı.

Temiz yüzlü temiz kalpli hepimizin ‘canım kardeşimi Tarık Akan’ın şöhreti de kendisi gibi ilkeli ve temizdi.

DİĞER YAZILAR
YORUMLAR
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Memur zammında uzlaşma sağlandı! İşte alınacak zam oranları
Memur zammında uzlaşma sağlandı! İşte alınacak zam oranları
İtalya'da deprem: Ölü, yaralı ve denizin altında kalanlar var!
İtalya'da deprem: Ölü, yaralı ve denizin altında kalanlar var!