Advert
Advert
Advert
Gerçeği bilip geleceği görmeliyiz
Özgün Ökmen

Gerçeği bilip geleceği görmeliyiz

Bu içerik 362 kez okundu.

Bugün Türkiye içerde ve dışarda savaş halinde. Günümüz savaşları bombayla, mermiyle olduğu gibi psikolojik ve siber saldırı şeklinde de olabiliyor. Aslında bir ve beraber olup iç ve dış düşmanlara karşı mücadele etme zamanı geldi ama ne mümkün? İktidar veya muhalefet yani bu günkü siyasi yapı ve bizi yönetenler kendilerinde keramet olduğunu zannediyorlar. İşin aslını ve olanları sıralayalım ki geleceğe ışık tutsun.

-Dış politikadan dışlanmak demek, ABD ile stratejik ortaklıkta güven bunalımı olduğunu, AB ile en son imzalanan ‘mültecilerin iadesi ve vize muafiyeti’ anlaşmasının böyle giderse yürürlüğe giremeyeceğini, Musul’dan önümüzdeki günlerde yüzbinlerin göçü başlarsa sorunun nerelere ulaşacağını, Rusya ile yapılan ve yapılacak görüşmelerin görünen o ki, yalnızca görüşen kişileri bağlayacağını, bunun yakın geçmişte yaşadığımız örnekleri olduğunu, yani iyi veya kötünün iki kişinin dudağı arasında kalıp gelecekte topluma derin ekonomik bunalımlar yaşatabileceğini de iyi bilmek demektir.

-İçeride olanlar ise endişe verici olduğu kadar da düşündürücü, 15 Temmuz darbesinin askeri ve sivil bürokrasi ayağı için hemen hemen her gün operasyonlar yapılarak açığa alma ve tutuklamalar devam ederken, yıllar önce söylenen ’bürokratik oligarşi bitmiştir.’ söylemini nereye koyacaksınız? İşin aslı çok iyi bilinmeli; ister asker isterse sivil bürokraside olsun son 14 yıldır emir komuta tam anlamıyla siyasilerin elindeydi. O zaman şu soruyu açıkça sormalıyız? Bu darbenin siyasi ayağı kim veya kimlerdir. Görev süresi yakında bitecek olan Obama’yı Fetöcü olarak yazan basın madem iyi biliyor, bizdeki siyasileri de açıklasın da herkes öğrensin.

Türkiye’nin gündemine asıl sahipleri adına başkalarınca getirilen Başkanlık sistemi ile madde sayısının değiştirilmesinin nereye varacağı belli olmayan Anayasa değişikliği konusunda iktidar partisince daha bu günden siyasi manevra yapılacağı belli oldu. Başkanlık sistemine evet dersen aynı zamanda %10 seçim barajını da %7’ye çekmiş olacaksın. Yani TBMM’de grup kurmanın yolu Başkana evet demekten geçecek. Tam bir siyasi çelme, halk nasılsa bunu anlamaz ve evet der. Ama siyasiler çok iyi anlarlar!

-Ayrıca ekonominin kaygan ve endişe verici hali, kayıt dışı iddia edilen sıcak para girişinin Musul sonrası geleceği durum, işsizlik rakamlarının çift haneli-  gençler için- katlamalı olan tablosu, halkın moral ve motivasyonunun her geçen gün şiddet içerikli sokağa yansıyor olması, en önemlisi de eğitim politikaları üzerine oynanan siyasi oyunlar. Paran varsa çocuğunu özel okula gönder, yoksa mecbur imam hatip okullarına gideceksin mantığı. Pekiyi fetöye ölümüne katkı sağlayan ve son kalkışmayı yapanlar gerçekte kimlerdi. Fakir ve yoksul Anadolu insanımızın dişinden tırnağından keserek okutup, devlette işe girdi diye sevindiği, bir kısmının da yönetenlerce dini eğitimle yetiştirildiği fikriyle ’kindar değil, dindar nesil yetiştirmeliyiz’ diyerek cemaatin ev ve okullarına teslim edilen bizim çocuklarımız değil miydi?15 Temmuz’u dış güçlerle bir olup bunlar yapmadı mı?

 Son olarak yazacaklarım bu günlerde bazı basın-yayın organlarında devlete karşı bir siber saldırıdan söz edilerek korku ortamı oluşturmaya çalışan iç ve dış mihrakların Türkiye için her daim gündemleri olduğunu bizler iyi biliyoruz da bizi yönetenler mi bilmiyor? Aslında bizim gündemimiz 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutlama ve 10 Kasım’da ölümsüz önderimiz M. K. Atatürk’ümüzü anma günlerinin yasaklanması ardındaki gerçekleri yukarıda saydıklarımızla birlikte anlayabilecek  kadar kesin ve nettir.

Kalın Sağlıcakla…

YORUMLAR
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Memur zammında uzlaşma sağlandı! İşte alınacak zam oranları
Memur zammında uzlaşma sağlandı! İşte alınacak zam oranları
İtalya'da deprem: Ölü, yaralı ve denizin altında kalanlar var!
İtalya'da deprem: Ölü, yaralı ve denizin altında kalanlar var!