Advert
Advert
Advert
Zor oyunu bozar
Özgün Ökmen

Zor oyunu bozar

Bu içerik 291 kez okundu.

Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinde gelinen durum kısaca şöyle özetlenebilir; Avrupa Komisyonu 1998 yılından bu güne kadar 19 ilerleme raporu yayınladı. Geçtiğimiz günlerde yayınlanan 19.ncu rapor ne yazık ki Türkiye’nin olağanüstü hal uygulamalarının devam ettiği bir döneme denk geldiği için oldukça karamsar bir tabloyu oluşturuyor. İhracatımızın %44.5’ini yaptığımız, uygulamakta olduğumuz hukuk sistemi için norm oluşturan AB, bu günlerde ikili sorunların fazlaca konuşulduğu bir dönemi yansıtıyor.

Aslında açıklanan raporda ilerlemeye değil, altı alanda gerilemeye işaret ediliyor. Bunları sıralarsak;

1-Kamu hizmeti ve insan kaynakları yönetimi( 15 Temmuz darbe girişiminin demokratik kurumların işleyişine doğrudan bir saldırı olduğu not ediliyor)

2-Yargının bağımsızlığı(başta temel insan hakları ve adaletin eşitlik ilkesinin zedelendiği)

3-İfade özgürlüğü (basın üzerindeki baskı ve gazetecilerin tutuklanması)

4-Genel ekonomi ve iş ortamı(ekonomideki belirsizliğin yatırım ortamını da olumsuz etkilediği )

5-İşkence ve kötü muamelenin önlenmesi (tutuklu ve hükümlülerin savunma ve yargılanma hakları)

6-Toplanma ve örgütlenme özgürlüğü (sivil toplum kuruluşlarının Anayasal hakları)

En dikkat çekici olanı da geçen yılki raporda 3 alanda geriye gidiş olduğu belirtilmişti. Bu raporun tam 14 yerinde geriye gidişten söz ediliyor. Ancak; bütün bunlara rağmen Türkiye’nin AB için kilit bir partner olduğu da belirtilerek,18 Mart’ta imzalanan mülteci anlaşmasının başarısı ve Türkiye sayesinde yasa dışı geçişlerin azalması takdir ediliyor.

Başkaca iyi tarafı yok mu bu raporun derseniz. AB müktesebatına uyuma ilişkin bölümde Türkiye’nin ilerlemeye devam ettiği, özellikle; şirketler hukuku, trans- Avrupa ağları, bilim ve araştırma, malların serbest dolaşımı, fikri mülkiyet hukuku, girişimcilik ve sanayi politikası, tüketici ve sağlığın korunması, gümrük birliği, dış ilişkiler ve mali kontrol alanlarında iyi durumda olduğu belirtiliyor. Yapılan araştırmalara göre, gümrük birliğinin hizmetler, tarım ve kamu alımlarını da kapsayacak şekilde genişletilmesi Türkiye için %1.44 oranında reel GSYİH artışına ve böylece 12 milyar avroluk gelir artışına yol açacak ve kişi başına Türkiye’de düşen milli gelir 20.000 dolar seviyesine yaklaşacaktır.

Bazı AB çevrelerinin müzakerelerin askıya alınması çağrıları Türkiye’yi yalnız bırakmaya yöneliktir. Tam tersi ilişkilerin güçlenmeye ihtiyacı vardır. Avrupa’nın güvenliği açısından Türkiye’nin oynadığı rol önemlidir. O zaman nereden çıktı bu Şanghay Paktı (beşlisi) derseniz? Kuruluş amacı birbirine benzer olan AB ve ŞİÖ ‘nün birincil amacı ABD ‘ye karşı etkili bir blok oluşturmak ise; Tek kutuplu bir dünya kabul edilemez tezine destek verip, stratejik ortaklık, NATO üyeliği ve orta doğuda birlikte çözüm çabalarını nereye koyacaksınız?  Türkiye Şanghay Paktı’ na 2012 yılında diyalog ortağı olarak Azerbaycan, Ermenistan, Kamboçya ve Nepal’den önce katıldığında Çin ve Rus analistler çığlık atmamışlar mıydı? Belarus’u gözlemci üye statüsüne alıp, Hindistan ve Pakistan için yeni üyelik prosedürü başlatan ŞİÖ; Petrol ve gaz sektöründe bulunamayacağımız, su kaynaklarımızın da  her geçen gün hoyratça tüketildiği ülkemizi sanırım  iki kutuplu dünyayı özlediğinden yanına alacaktır. Durum böyleyse sonuç ne olur derseniz? Uluslararası ilişkilerde bir söz vardır.

ZOR OYUNU BOZAR. Dilerim ülkem kazanır.

Kalın sağlıcakla

YORUMLAR
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Memur zammında uzlaşma sağlandı! İşte alınacak zam oranları
Memur zammında uzlaşma sağlandı! İşte alınacak zam oranları
İtalya'da deprem: Ölü, yaralı ve denizin altında kalanlar var!
İtalya'da deprem: Ölü, yaralı ve denizin altında kalanlar var!