Advert
Advert
Advert
Cumhuriyet
Tuncer Kırhan

Cumhuriyet

Bu içerik 310 kez okundu.

Çocukluğumda bizim eve Ulus gazetesi girerdi. Kars’ta Ortaokula yeni başlamıştım. Kitap kırtasiye satan dükkânların önünde erkenden kuyruğa girip,  bir gün gecikmeli olarak aldığım gazetenin ana sayfasını eve gelinceye kadar okurdum.

Gün içinde babam gazetedeki bazı yazıları bana okuturken, annem ve kardeşlerimin dinlemesine dikkat ederdim. O zamanlar pek anlamadığım Altmış darbesi sonrası siyasilerin Yassıada’daki duruşma haberleri evlerde ve kahvelerde öncelikli konuydu.

 Lisede edebiyat öğretmenimin etkisiyle başlayan Cumhuriyet’le dostluğum babamın da desteği ile Ulus ile yer değiştirmişti.

Üniversiteye girdiğimde yetmişli yıllar buhranlı yıllardı. Gazetecilik eğitimi alırken Cumhuriyet bizim cenahın elinden düşmezdi. Tartışmalarımızın da ana konusunu gazetedeki yazarlar teşkil ederdi. Şimdilerde üniversite öğrencileri  alınmasın  elektronik  araçlarla haşır neşir olmakla ne düşünüp  neler  yapıyorlar bilmem!

İyi gazete ve gazetecilik adına Cumhuriyet ile yakınlığımız akılcı bir dostluğa dönüşmüştü. Öyle ki;   gazetecilik tekniği adlı ders hocamız Tercüman’da köşe yazarı olan İlhan Bardakçı Cumhuriyet’in gazetecilikte bir ekol ve bir okul olduğunu söylerdi. Gazetenin kullandığı dil emsallerinden farklı ve özenliydi. Hele hele imla hatası hiç olmazdı. Şimdikinden biraz farklı grafiği ile hazırlanmış “Cumhuriyet”  logosu, dikey tabir edilen sayfa düzeni ile güven veren bir çehresi vardı. 

Yıllar içinde kesip klasörlere eklediğim eski dostlara ait atmaya kıyamadığım sararmış gazete kupürler içinde en çok Cumhuriyet yazarları oldu.

Cumhuriyetle yaşıt olan ve Atatürk’ün yakın dostu Yunus Nadi ile başlayan gazete o yıllarda İsviçre’de siyaset bilimi okumuş Nadir Nadi tarafından yönetiliyordu. Son dönemler Türk basınında ne kadar ünlü yazar var ise çoğunun yolu Cumhuriyet’ten geçtiğini kimse inkâr edemez.

Adeta bir tutku ile bağlandığımız gazetenin yazarları dil ustası Oktay Akbal, Mustafa Ekmekçi, Prof. Dr. Hıfzı V.Velidedeoğlu, İlhan Selçuk, Mahmut Tali Öngören, daha sonraları Uğur Mumcu, İlhami Soysal, Hikmet Çetinkaya, Ali Sirmen,  bir dönem hocam olan Prof Dr. Ahmet Taner Kışlalı, Prof. Dr. Muammer Aksoy, Doç. Dr. Bahriye Üçok ve daha pek çok değerli yazarla dost olmayı Cumhuriyet sağlamıştı.  

Hemen her dönem gazete yazarları gibi gazete okurları da mimlenerek baskı ve sürgünlere maruz kaldı. On iki eylül darbesine gelinen süreçte Cumhuriyet okumak adeta potansiyel suçlu olarak görülürdü. O nedenle  iki defa sürgün edilmeye maruz kalsam da  ödün vermedim.

Gelinen noktada Cumhuriyetimizle yaşıt olan ve gazetecilikte bir ekol olan 'Cumhuriyet gazetesine yapılan operasyon elbette ki tasvip edilen şey değil, ancak bugün Türkiye’de gazetecilik adına 142 gazetecinin tutuklu olması ne Cumhuriyet’e nede laik demokratik ve hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetine yakışmamaktadır.

DİĞER YAZILAR
YORUMLAR
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Memur zammında uzlaşma sağlandı! İşte alınacak zam oranları
Memur zammında uzlaşma sağlandı! İşte alınacak zam oranları
İtalya'da deprem: Ölü, yaralı ve denizin altında kalanlar var!
İtalya'da deprem: Ölü, yaralı ve denizin altında kalanlar var!