Advert
Advert
Advert
“Hayır” ama neden?
Tuncer Kırhan

“Hayır” ama neden?

Bu içerik 211 kez okundu.

Şunun şurasında bir şey kalmadı. Ümit ederiz ki milletimiz referandumda “HAYIR” diyerek aklıselimle karar verir ve ülke rahat bir nefes alır.

Peki, önümüze  “EVET ve HAYIR” diye iki seçenek koyulmuşken iktidarın “HAYIR”cı gurubu kendi dışındakileri vatan haini, terörist gibi karalaması hiç demokratik değil, üstelik bu bir korku ve kaygıdan başkası değil.

Önümüzdeki süreçte niçin “HAYIR” denilme noktasına gelindiğini düşünmemiz gerekir.

Yaşadığımız on beş yılda Türkiye resmen savaş ortamına girmişken, siyasi belirsizlik had safhaya Tüm dünya ile kavgalı hale gelmişken, Fikir, ifade, inanç ve teşebbüs hürriyetleri ile can ve mal güvenlikleri kaybolmuşken, 15 Temmuz olayı bahane edilerek, silahlı kuvvetlerimiz, polis teşkilatımız, yargımız, eğitim kadromuz vesayet adı altında suçlanarak zaafa uğratılışken, bürokrasi çarkı dejenere edilmişken, liyakat sistemi terk edilmişken nasıl Evet diyebiliriz?

Bitmedi; sınavlarda ve istihdamda sahtecilik, torpil, kayırma, yandaşlık esas alınmışken, Ne Mutlu Türküm demek suç olmuşken, ülke mülteci istilasına uğramışken, hapishaneler dolup taşarken, milyonlarca kişiye haksızlık yapılırken, muhalif seslerin, TV, sunucuları dahil medyanın tümü yok edilirken, neticede her şey kötüye giderken, demokrasi rafa kaldırılmışken, ülke Avrupa konseyinin uyarılarına rağmen OHAL’lerle yönetilirken, TBMM vb. gibi kurumlar devre dışı edilirken, her şey tek bir kişinin iki dudağı arasına mahkum edilmesi çabası var iken, Camilere, kışlalara, okullara, yargıya politika girerken ve halkımız bölünme noktasına gelmişken, şimdi bu referandumda 'Evet' çıkarsa mevcut antidemokratik düzen, daha da pekişecektir.

Onunla da kalmayacak, TBMM dâhil tüm kurumlar (yargı dahil) tek bir kişinin emrine girecektir. Gerçek hukukçuların ifadesi ile tam anlamı ile 'diktatörlük' dönemi başlarken, yapılan rejim değişikliği ve parlamenter sistemin tasfiyesidir.

Egemenlik milletin değil, tek şahsın olması anlayışıdır. Güçler ayrılığı rejimi sona ermesidir. Tüm denetim ve kontrol mekanizmaları devre dışı kalmasıdır. Başbakanın olmadığı, bakanlarında sekreter durumuna düşmesi durumudur.

Cumhurbaşkanı kimseye hesap vermeyen bir kişi olurken, güvenoyu ve gensoru mekanizmaları da olmayacaktır.
Tüm icraatlar, tayinler, aziller, ihaleler, idari düzenlemeler, yüksek mahkeme, HSYK atamaları, velhasıl her şey cumhurbaşkanına bağlanırken, yasama, yürütme ve yargı tek elde toplanacaktır. Başkomutanlığı o üstlenecektir. Cumhurbaşkanı, gönlü isteyince, TBMM’yi feshedebilecektir.

Daha da kötüsü üniter devlet yapımız tehlikeye girecektir.
Neticede, ülkemiz, tam anlamı ile bir otoriter sistemin boyunduruğu altına girecektir. Ve bundan geri dönüş de, çok zor olacaktır

İşte bu nedenlerle “HAYIR” demeliyiz.

DİĞER YAZILAR
YORUMLAR
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Memur zammında uzlaşma sağlandı! İşte alınacak zam oranları
Memur zammında uzlaşma sağlandı! İşte alınacak zam oranları
İtalya'da deprem: Ölü, yaralı ve denizin altında kalanlar var!
İtalya'da deprem: Ölü, yaralı ve denizin altında kalanlar var!