Advert
Advert
Advert
Bir Portre Bir Şiir
Tuncer Kırhan

Bir Portre Bir Şiir

Bu içerik 157 kez okundu.

(Gülsun EKİNCİ)

Bu sayıda içimizden birinden, amatör bir şair ve ressamdan söz edeceğiz.

Onu tanıtırken şiir, müzik ve resim gibi sanatlarla yalnız ilgili meslek sahipleri ve doktorlar değil, mühendislerinde var olduğunu söyleyebiliriz.

O her şeyden önce bir anne, hatta anneannelik gibi ulvi görevi üstlenmiş biri.

Görev yaptığımız kurumda, Anadolu’nun çeşitli bölgelerindeki gözlemlerini mısralarda ilmek halinde dokurken çoğu zaman lirik çalışmaların ötesine geçerek toplumsal şiirler yazmayı da başarmış bir dost kalem.

Gülsun Ekinci çoğu şiirlerinde işlediği lirik şiirlerde her kes gibi insan ruhunda uyanan heyecanı içli bir dille anlatırken, özellikle ayrılık ve özlem gibi konuları duygusal bir dil hâkimiyeti ile sergilemeyi başarmıştır.

Birçok şiirinde kadın duygusallığıyla dizeler inşa ederek çarpıcı ve özgün ifadeler sergilerken farklı betimlemelerle öykünmeden uzaklaşmayı başardığı görülür.

O bireysellikten toplumculuğa yöneldiği çalışmalarından birinde şöyle der.

 “…Unuttum ben geçmişi kuzucuğum.

İşkencelerde yok sayılmaları,

 Güpegündüz ışıksız bırakılmaları unuttum,

 "evet"i bırakıp" hayır" demeyi öğrendim,

İstemezdi onlar ama geleceğe tutunmayı öğrettiler,

 Fark etmeden,

 İşte o yüzden nasıl da biliriz,

 Biz zorbalığa,açlığa susuzluğa işkencelere direnmeyi…”

Bir  başka şiirinde; 

…Ve cümle alem uykudayken,

 Sessizce dudaklarımdaki kirazları topla
Öyle git bari,

Dün gece,
Elinden oyuncağı alınmış 
Bir çocuk gibi ağladım gidişine
Sessizce!

“Kimse Bilmez” adlı  lirik bir  şiirinde ise  şöyle seslenir.

“…Sen ne zaman gökyüzüne baksan gündüzleri,

Güneş dolaşır kumral saçlarında

Ellerimi ellerin yakalar

Sıcak iklimler dolaşır avuçlarımda,

Tanrıcalar şaşırır hatta kıskanırlar.

Kırmızıya boyanır gökyüzü.

Hiç kimse göremez,

Bir sen birde benden başka.”

Kadın şairlerin ışıkla arandığı günümüzde,

Cesaretle duygularını aktaran Gülsun Ekinci’yi Kutlarken onun güzel bir şiirini sunalım.

AYRILIĞA DAİR BİR ŞİİR

Dün gece kapının önüne konmuş 
Yapayalnız bir çocuk gibi
Ağladım gidişine,
Sessizce şimdi yok olmak zamanı
Divan altlarına sundurmalara saklanmak
Ya da en iyisi gözbebeklerinde
Yitip gitmek zamanı
Çünkü gidiyorsun
Sevmediğimi bile bile ayrılık saatlerini

Bana" hoşça kal" diyorsun
İşte şimdi yok olmak zamanı
Bu kentin tüm yıldızlarını topladın
Ve hatta evrenin tüm gezegenleri 
Senin uydun sanki,

Onlarla birlikte gidiyorsun
Şimdi derin uykulara dalmak zamanı
Bana sonsuz karanlığı bıraktın
Yeni oluşan bir kara delik içinde
Korkunç bir ivmeyle kaybolmaktı
Payıma düşen isyanlarla bırakılmaktı
Şimdi çözüp gözlerimin bulutlarını
Amazon yağmurlarında ıslanmak zamanı
Sen kutsanmış hayat ağacımdın,
Her gece kendimi gövdene bağladığım
Beslendim, büyüdüm, güzelleştim köklerinle
İnci çiçeğin oldum, yakana tak da git beni
Ama asıl şimdi bir olmak zamanı
Bu son gecenin ışıkları  akarken yüreğime,
Ve cümle alem uykudayken sessizce
Dudaklarımdaki kirazları topla
Öyle git.

DİĞER YAZILAR
YORUMLAR
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Memur zammında uzlaşma sağlandı! İşte alınacak zam oranları
Memur zammında uzlaşma sağlandı! İşte alınacak zam oranları
İtalya'da deprem: Ölü, yaralı ve denizin altında kalanlar var!
İtalya'da deprem: Ölü, yaralı ve denizin altında kalanlar var!