Advert
Advert
Advert
19 Mayıs 1943 Tarihli Gençlik Parkı
Tuncer Kırhan

19 Mayıs 1943 Tarihli Gençlik Parkı

Bu içerik 577 kez okundu.

'Gençlik Parkı, Ankaralıların ve Anadolu insanının yaşamında iz bırakan tutkuların, eski bir fotoğrafa yansıyan hüzünlü tebessümüdür.'

Bahar gelince insanın kanı oynar sözü doğrudur. Bizim kuşağın kanıda çocukluktan kalma bir heyecanla hep 23 Nisan günlerinde oynar. Çünkü, milli hakimiyet o gün gökten indirildiğine inanılan bir gücün, bir şahıstan alınarak, demokrasi ve ulusal egemenlik adına TBMM'ye verilmişti.

Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın dehasından çıkan muhteşem donanımlı tarihi gün,  çocuklara bayram olarak verilirken dünyada da bir ilk başarılmıştı.

 Şevket Süreyya’nın 'Tek Adam' adlı eserinde,'23 Nisan 1920'de güneşli bir Ankara...' diye başlayıp olağan üstü bir tasvirle anlatılan tarihi günün yıl dönümünde, dostlarımızla Gençlik Parkı'na gittik.

 Nostaljik duygular içinde gezinirken, parkta yapılan önemli makyajdan etkilenmedik desem yanlış olur.

Ancak, anılarda önemli bir yeri olan Gençlik Parkındaki abartılı makyajı görünce, gezip eğlenme mekanı olmaktan öte, (fast food) ayak üstü bir yer olduğu kanısı oluştu içimizde. Ankara'da bu tip işler hep yapılıyor derken, Altındağ ilçesinde restorasyon diye yeniden yapılan sözde tarihi evler gibi, burada da her şeyin yenilendiğini, pahalı ve yeni malzeme üzerine monte edilmiş oyuncakları görünce hayretlerimizi saklayamadık.

Gençlik Parkı'nda, Cumhuriyeti inşa edenlerin ulusalcı anlayışı yansıtılmamıştır.

275.000 metrekare alana ilave bir şey mi yapılmıştır? Hayır. Renk ve ışıkları artırılan dönme dolaplar yerli yerindedir. Ankara'nın yaz sıcağında denizi yaşatan havuz yerinde duruyor olsa da sandallar yoktur.

Belediyecilikte,popüler bir ifadeyle, 'kentsel dönüşüm ve rekreasyon diye bir şey tutturmuşuz. Ne var bu rekreasyon içinde? Demek gerekirse,çoğu tarihi eserlerimizde olduğu gibi, önemli kültür enstrümanları yerine koyulan, büfeler, çay evleri, küçük lokantalar ve bir iki küçük salondan oluşan kapalı mekanlar, renkli yürüme yolları, çim ve çiçekleri de sayarsak rekreasyonun çerçevesini çizmiş oluruz.

Gençlik parkının  güzelim çınarları, ıhlamurları, akasya ve nergisleri,incelikle tasarlanmış yetmiş yıllık bir doğa eseridir.

Böylesine geniş amaçlı bir mekanda, bildiğimiz aile çay bahçeleri ve Zeki Müren gibi sanat güneşinin halkla bütünleştiği gazinolar yok sayılmıştır. Gazinolar olmayınca sahne sanatları da yok sayılmıştır. Hem ne demişlerdi(!) bu konuda bilen bilir.

Dünyanın önemli kentleri parklarıyla anılırken, bizim başkentimizin bir amblemi dahi yoktur. Sakın 'var' demeyin, o, öncekinden beter. Üstelik alıntı olduğunu tüm Ankaralılar biliyor. Ankara'nın şekil almış bir taşı bile logo olacakken, şaşı bakan bir kedi  neyin nesidir, anlamış değiliz.

 Gençlik Parkı'nın ilk tasarımı, 23 Nisan 1920'de ilk meclis binasında şekillenen ve Cumhuriyetle başlayan çağdaş kentleşme ile başlarken, o günlerin bozkırına çizilen modern Ankara resmini yaratma sevdası ve ahengi vardır.

1936'nın teknolojik araç ve gereçleriyle bataklık bir alan üzerinde bulunan futbol sahasının genişletilen ve altı yılda tamamlanan Gençlik Parkı, 19 Mayıs 1943 tarihinde açılmıştır.Bu tarih, Atatürk ve 18 arkadaşının, yani 19 Mayıs 1919'un 19 atlısının Samsun'a ayak bastığı tarihin yıldönümüdür.

19 Mayıs etkinlikleri, 28 Haziran 1938'e kadar, Samsun ilinde kurulan panayır ve sportif yarışmalarla anılırken, bu tarihin bir bayrak olması ve parka 'gençlik' adının verilmesinin mimarı Atatürk'ün Samsun'a çıkışında yaveri, aynı zamanda spor adamı süvari Albay Cevat ABBAS'tır.

Bugünkü makyaj ve rekreasyon içinde bu önemli isim ve vurgular yoktur. O günkü Ankara'yı imar eden Ankara valisi aynı zamanda Belediye Başkanı Nevzat TANDOĞAN' da yoktur. ATATÜRK'te yoktur, dönemin Başbakanı İNÖNÜ'de yoktur.

Gençlik Parkı'nda tarihle özdeş olan ve havuz başında nice fotoğraflara konu olan, tunçtan kız heykelleri de yoktur. Tunç heykelleri arayıp sorduk, kuytu bir mekanda mahzun ve ağlar halde bulduk.

Gençlik Parkı'nın eski halinde,havuz kenarına gerdanlık gibi dizili Fenerbahçe ve Karadeniz Restoranlarını göremedik. Japon aile gazinosu ve Luna Park Aile Gazinosunu göremedik. Duhuliyeden müzik dinleyen aileleri, kocaman çay bahçelerini, minyatür trenleri, kayıkları göremedik.

Cömertçe hazırlanmış yürüme yollarını, yapay mekanları, ışık efektlerini, uzak doğu ürünü plastik koltukları ve takip edilme hissi yaşatan üniformalı güvenlik görevlilerini gördük.

Bilindiği gibi, park ve bulvarları süsleyen heykeller, ülkelerin kültür ve tarihini yansıtır. Gençlik Parkı da bu tür eserlerden mahrumdur. Güney kapısı yakınında küçük bir tiyatro salonu önünde kavuklu, kaftanlı ve belinde ney olan, kaidesindeki ifadeye göre, 17.yüzyılda yaşamış, asıl adı Buhurizade Mustafa Efendi olan ITRİ isimli Mevlevi müzik adamının heykelini gördük.

 Gençlik Parkı’nın en görkemli heykeli ise kabul salonu önündeki Kazakistan devlet başkanı Nazarbayev'e aittir. Bu eseri görünce, Orhan Veli’nin;"Gemliğe girerken denizi göreceksin, sakın şaşırma." Dediği gibi şaşırıp kaldık.

Yirmi yıldan bu yana, Ankara'da benzer uygulamaları hep izledik. Çayyolu gibi Ankara'nın modern çehresi olan bir yerleşkedeki bulvara; "Şeyh Mucibulrahman Bangda Bungda Bulvarı" ismini vermek,yazışmalarda,"açık adres" sorusu karşısında, olası imla hataları nedeniyle sorun yaşatacak kadar yanlıştır.

Kim ne derse desin, Ankaralılar betonlaşma içinde bir kültür erozyonu yaşamaktadır. Elbette ki vefa güzel bir duygudur. Geçmişine sahip olamayan toplumların geleceği olmaz, sözünden hareketle diyebiliriz ki;

Gençlik Parkı'nın önemli bir eksiği kültür müzesidir. 275.000 metre kare alan içinde yer verilecek mütevazı bir müzede Nevzat TANDOĞAN'ın'ın,Cevat ABBAS'ın Ankara'nın simgesi SEYMENLER'in, Cumhuriyetimizin kurucusu yüce ATATÜRK'ün 19 Mayıs destanı gelecek nesillere anlatılmalıydı.

Tüm ulusumuzun 'Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutlarken onu yaratanları rahmet ve minnetle analım.

DİĞER YAZILAR
YORUMLAR
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Selin Sayek Böke'den Adalet Kurultayı hakkında açıklamalar
Selin Sayek Böke'den Adalet Kurultayı hakkında açıklamalar
Kendi partisinin 'milliyetçi' adına karşı!
Kendi partisinin 'milliyetçi' adına karşı!