Advert
Advert
Advert
Ayrışmak mı, birlikte yaşamak mı?
Tuncer Kırhan

Ayrışmak mı, birlikte yaşamak mı?

Bu içerik 516 kez okundu.

Bostancı sahilindeki çay bahçelerinden birinde kadim dostum emekli asker 
Turan Özel ile Silvan'da şehit edilen 11 asker üzerine konuşurken,
garson masada duran gazete başlığı üzerine;
-Abi başınız sağ olsun, özür dileriz.' derken  şaşırdık.

Nedenini sordum, Diyarbakırlı olduğunu söyledi
-Silvan'dakilerden  birisi olabilirdin, ne dersin bu duruma dedim,
patavatsız bir tavırla yanıtladı;
-Abi hiç olmazsa  istenilenin yarısını versin.
- Kim verecek dediğimde cevabı gecikmedi.
-Tayyip Erdoğan dedi.
.-İstanbul'un orta yerindesiniz, daha ne istiyorsunuz demeğe kalmadı ezberden sıraladı.
-Demokratik özerklik,bayrak, ana dilde eğitim, kendi polisimiz,meclisimiz olsun istiyoruz.
Turan'la göz göze geldik, işin tadı kaçmıştı. Hesabı isterken, garson tekrar özür diliyordu.
Turan;

-özrü mü kaldı, yürüdük.
Aradan otuz iki  gün geçti,son  Hakkari-Çukurca derken Pervari'de çıkan çatışmalarda meydana gelen saldırıda on artı iki can ile  şehit sayısı 32 günde 44'ye ulaştı daha da artacağa benzemektedir. 
İktidar partisi kuruluşunun 10. yılını lüks iftar sofralarında geçirirken olmuştu bunlar.

Ülkenin yönetiminden sorumlu Başbakan, gelişmeler karşısında; "Ramazan ayı
Müslümanlar için kutsaldır, daha etkin tedbirler için bayram sonunu bekliyoruz" derken, terörün dini imanı olmaz diyen elin oğlu durur mu?
Cumhurbaşkanı Gül bile;'Terörle mücadelenin sabahı akşamı olmaz'' demedi mi? 
İster dış ister iç düşmanlar olsun,Sevr'le  yaratılmaya çalışılan  Ermeni ve Kürt devletlerinin kurulması paranoyası sona ermemiştir.

Türkiye'nin bölgede önemini kabul edemeyen uluslar arası güçlerin
 sempatik isim ve anlayışlar içinde Pentagon'da hazırlayıp sunduğu ve adını,
''Demokratik Açılım'' gibi  lafları  insanlara yutturanlar, otuz yıldan beri ülkeyi
kana boyayan terör örgütü temsilcilerinin Habur'dan girişine izin verirken
bu  vebali üstlenmişlerdir.

Diyarbakır'da ayrı bir parlamento açmanın özgür hak olduğunu söyleyen
PKK ilişkili meclisteki unsurlar

Van ilinde yaptıkları sözde kongreyle bağımsızlık ilanı  provası yapmakla,
köpeksiz köyde gemi azıya almaktır.BDP milletvekili Emine Ayna ;

''Artık talep etmiyoruz, yapıyoruz'' sözde ılımlılarından (!)radikal  Kürtçü Şerafettin Elçi ve  Ahmet Türk ise, ''Bundan sonra büyük olaylar çıkabilir, çünkü Başbakan bizi elinin tersi ile itmiştir.''  demekle adete dinamiti ateşlemiştir.   
Bilinmektedir ki, PKK'nın vurucu unsurları sınır ötesindedir.

Terörist başı Cemil Bayık Silvan'da 13 askerin katliamını üstlenirken,
İmralı'daki adamın 12 Haziran  öncesi  deklare ettiği eylemsizlik koşulunu ilga ederek
inisiyatifin kendisinde olduğunu söylerken adeta Türk hükümetine posta atarken,hükümet,Somali için yağmur duaları tertip etmektedir. Bunca dökülen kan, masraf nereye kadar devam edecektir? Bütün bu söylem ve talepler, yukarıdaki garsonun dediği gibi,ne koparırsam  demekse bundan bir şey çıkmaz.

Çünkü, bıçak kemiğe dayanmıştır.

Türkler ile Kürtler bin yıldan beri et ile tırnak gibi bir bütün olmuşken, ayrılıkçı parlamenter kurşun askerlere sormak gerekir bunca akan kan, şiddet ve kaybedilen milli servet  yanında  kıvırtmadan ayrılmak istiyoruz  diyebiliyor musunuz? Hayır.
Öyle ise, bütün bu patırtı niye...

DİĞER YAZILAR
YORUMLAR
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Selin Sayek Böke'den Adalet Kurultayı hakkında açıklamalar
Selin Sayek Böke'den Adalet Kurultayı hakkında açıklamalar
Kendi partisinin 'milliyetçi' adına karşı!
Kendi partisinin 'milliyetçi' adına karşı!