Şifremi unuttum | Üye Ol
    ANA SAYFA   |  ÇAYYOLU HABER   |  ÜMİTKÖY,TÜRKKONUT,YAŞAMKENT,TURKUAZ   |  ÇAYYOLU PARK CADDESİ   |  GÜNDEM   |  BELEDİYELER   |  ANKARA 

 
Fransa'ya karşı 'Fransızlaşmak'
  Cengiz Çandar   ccandar@radikal.com.tr 25 Ocak 2012 Çarşamba  

"Kendi ülkesinde sicili bozuk, AİHM'de mahkûm olma rekortmeni konumunda bir ülkenin 'ifade özgürlüğü' üzerinden tepkisi inandırı olabilir mi?"

Önce Başbakan Tayyip Erdoğan'a teşekkür etmeliyim. "Haydi Tayyip Erdoğan; 'Ankara'ya teslim olma, hükmet. Adalet için" diye biten dünkü yazımdaki bu çağrıya grup konuşmasında cevap verdiği, yani 'duyarlı davrandığı' için.

Ancak bir önceki yazımda "Başbakan, polemik yeteneği ve hitabet gücüyle bu işi çözemez" cümlesine yer verdiğimi de hatırlatmış olayım. Hrant Dink cinayeti davasında somut adım attığı zaman gerçekten 'duyarlık2 göstermiş, gereğini yapmış olur. Bekleyeceğiz. İzleyeceğiz.
Başbakan, dün, "Ak Parti iktidarını Ankara'ya teslim olan bir parti olarak görenlere sesleniyorum" diyerek 'teslim olmadığının' örneklerini sıraladı. Biz de zaten "Teslim oldun" demiyoruz henüz; "Teslim olma" diyoruz. Başbakan'ın 'Ankara'ya yani 'geleneksel devlet sistemi'ne teslim olma konusunda sinirlenmesi, teslim olmak istememesi iyi bir işaret. Ne var ki, 'olmadığına dair' verdiği örnekler yine de 'açık' veriyor.
Örneğin, "Musa Anter'in oğlu bana mektup yazıp '67 yaşındayım, memlekete gidemiyorum. İzin verin hiç olmazsa babamın mezarına gidip bir Fatiha okuyayım’ dedi. Araştırdık, izin verdik ve Anter Anter memleketine geldi. Keşke elimizde bir sihirli değnek olsa da bütün karanlık olayları çözebilsek" diye konuştu. Anter Anter'in 'memlekete geldiği' gün, 'memlekette' Musa Anter'in kitabının yasaklandığını Başbakan'a bir söyleyen çıkmamış anlaşılan.

'Demokrasi açığı' ne yazık ki memleketimizde hâlâ çok. Bu açığı doldurmaya başladığınız vakit, karanlık olayları çözmek için 'sihirli değnek' kendiliğinden ortaya çıkar.

Ama 'tarihle yüzleşmek'ten kaçıldığı, Başbakan'ın da söyleminde karşı olduğu İttihat Terakki'nin 1915'teki günahını anlamsız biçimde üstlenir gibi bir tavır alındığı ölçüde, hangi karanlık olayı gerçekten çözebilirsiniz ki?

Moral üstünlük yok
Fransa Ulusal Meclisi’nde 'soykırım inkârı'na yaptırım getiren yasa tasarısı geçtiği zaman, Türkiye'de resmi kanallarda kopan kıyamete bakıp "Türkiye'nin moral üstünlüğü var mı" diye sormuştuk.
Yoktu. Önceki gece geç vakit, aynı tasarı Fransa Senatosu'ndan geçti. Şunun şurasında bir hafta önce Hrant Dink cinayetiyle ilgili kepaze karardan sonra da yok.

Türkiye, iktidarı ve muhalefetiyle 'kimyası bozulmuş' biçimde tepki veriyor. Kendi ülkesinde 'ifade özgürlüğü' konusunda sicili bozuk, AİHM'de mahkûm olma rekortmeni konumunda bir ülkenin 'ifade özgürlüğü' üzerinden Fransa'ya tepki vermesinin bir inandırıcılığı olabilir mi?

Türkiye'de Fransa'ya karşı tepki olarak ortaya konulan tavır, 'ifade özgürlüğü' savunuculuğundan ziyade 'soykırımı inkâr hakkı' savunuculuğu.

Bana sorarsanız, böyle bir 'hak' da olmalı. Fransa'da çıkan yasa, bu bakımdan yanlış. Ama bir şeye karşı çıkarken 'Dinime dahleden bari Müslüman olmasa' görüntüsü vermemeniz gerekiyor.

Bir sürü doğruya imza atmış olan Dışişleri Bakanı kalkmış, Fransa'nın 'Ortaçağ karanlığına sürüklendiğini', hızını alamayarak 'Engizisyon döneminin başladığını' savunuyor. Ana muhalefet lideri çıkmış "Fransa'da düşünce özgürlüğü sona ermiştir" diyor.

Böyle bir söylemin koca dünyada bir kişiyi ikna edebileceğini ve Türkiye'nin ‘tezleri’ne sempati uyandıracağını düşünebiliyor musunuz?

Fransa'da hukuki süreç devam ediyor. Fransızların bir bölümü, çıkan yasaya 'Fransa anayasasına aykırılık' yönünden karşı çıkıyor. Aralarında eski Anayasa Mahkemesi Başkanı ve Adalet Bakanı Robert Badinter de var.

Ama Türkiye'den yükselen dengesiz tepkiler, Fransa'da nötr duran ve hatta karşı olan bazı senatörleri yasa lehine oy kullanmaya yöneltti.

Fransa'da çıkan yasaya tepki vermenin binbir yolu ve aracı var. Ama Türkiye'de birçoğu çocuk, binlerce Kürt dört duvar arasında yatarken bir Ak Parti yöneticisinin twit'inde yazdığı gibi "Sarkozy, Fransa'yı adım adım Bastille Hapisanesi'ne çeviriyor" diyerek, Kanuni Süleyman'ın 16. yüzyılda I.François'ya yazdığı mektubu okuyarak veya Sarkozy'nin Yahudi atalarına gönderme yapıp, 1492'ye ait 'Osmanlı hoşgörüsü'nden dem vurarak 'Osmanlı Çöküşü'nü getiren İttihat Terakki'nin 1915'te yaptığını atlayarak, Fransa'ya tepki vermek 'Türk'ün Türk'e propagandası'ndan başka neye hizmet edebilir?

Dış politikada savrulma
İsrail'le diplomatik ilişkilerin düzeyini indirdik. Kavgalıyız. Suriye ile öyle. Irak'la da (Başbakan Maliki'yle) aramız kötü. Fransa’ya –soğukkanlı biçimde- aşama aşama yaptırım peşindeyiz. Birkaç ay sonra, ABD Kongresi'ne Ermeni soykırım tasarısı sunulduğu takdirde, şu ara aramızdan su sızmayan Washington ile de kavgaya tutuşacağımız besbelli.
Dış politikamızda bir savrulma yok diyebilir miyiz?

Ermenistan ile Ekim 2009'da imzalanmış protokolleri kendi elimizle bir kenara itmeseydik. Fransa parlamentosunda bugün gelinen noktaya gelinebilir miydi?

Çok şüpheli.
Çuvaldızı başkasına batırmadan iğneyi kendimize batırmak özdeyişimizi siyaset alanına tercüme edersek, birçok şeyi halledebileceğiz...


Bu yazı 337 defa okunmuştur.
 Yorumlar  -   Yorum Ekle                        Toplam 0 yorum var. 

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın Diğer Yazıları
 
   
  HAVA DURUMU

Hava Durumu ANKARA
24/10
Şehir Seç »   
 
  DÖVİZ KURLARI
  USD  1,8300  
  EURO  2,3270  
  GBP  2,9109  
  İMKB  56,9360  
   ÇOK OKUNANLAR
   YAZARLAR
      Şükrü Kızılot
      Cüneyt Özdemir
      Güner Çetin
      Tuncer Kırhan
      Murat Yetkin
      Şenol Balaban
      Oral Çalışlar
      Özlem Nihan
      Metin Altay
      Can Berkmen
   ÇOK YORUMLANANLAR
   CAYYOLU HABER IN YOUR LANGUAGE
   ANKET
Mayıs ayı içerisinde sizce bu yatırım araçlarından hangisi değer kazanacak?
Borsa
Dolar
Altın
Euro
Bono Tahvil
   ŞANS OYUNLARI
12/05/2012
1-2-10-14-28-41
16/05/2012
12-22-28-29-33-11
 
   GAZETELER
   HABER HATTI
   E-POSTA LİSTESİ
Yeniliklerden haberdar olmak için e-posta listemize kayıt olun.
E-posta Adresiniz:
 
ANA SAYFA   |   GÜNÜN TÜM HABERLERİ   |   ARŞİV   |   ZİYARETÇİ DEFTERİ   |   KÜNYE   |   REKLAM   |   İLETİŞİM
Çayyolu Haber'de yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Çayyolu Haber sorumlu tutulamaz.