|
Eğitim Bakanı Ömer Dinçer,alışılmış uygulamalarına bir yenisini daha ekledi;Liselerde Milli Güvenlik Bilgisi dersini kaldırdı.
Aradan yıllar geçti. Öğrencilik dönemimizde Milli Güvenlik derslerinden zevk alırdık. Okul sürecinde dinlendiğimiz, dinlediğimiz,vatan ve müdafaasıyla tanıştığımız bir dersti, Milli Güvenlik dersi. Geçmişe döndüm,hatırladıklarım ve hatırlayamadıklarım vardı.Kitabı edindim,tekrar okudum ve aynı duygularım yeniden depreşti,dersin iptaline olan kızgınlığım da..
Kitabın kapağındaki yazıyla başlamak istedim. "Yabancı bir devletin koruyup kollayıcılığını kabul etmek,insanlık vasıflarından yoksunluğu,güçsüzlük ve miskinliği itiraftan başka bir şey değildir.Gerçekten de bu seviyesizliğe düşmemiş olanların,isteyerek başkalarına bir 'YABANCI EFENDİ' getirmelerine asla ihtimal verilemez.Halbuki,Türk'ün haysiyeti,gururu ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür.Böyle bir millet esir yaşamaktansa yok olsun daha iyidir!..O halde ya istiklal ya ölüm!".Mustafa Kemal ATATÜRK. Türkiye’nin bağımsızlığını düşünen, emperyalizme karşı olan hangi fert, bu sözlerin altına imzasını atmaz. Bu cümlelerden kim veya kimler rahatsız olabilir?
Kitabın giriş sayfasında ise, Mehmet Akif üstadın, bağımsızlığımızın sembolü İSTİKLAL MARŞI' nı görüyoruz."Hakkıdır Hakk’a tapan milletimin istiklal!” Manda zihniyetinde olmayan her Türk vatandaşının arzusu değil midir, hür yaşamak? Okumaya devam edelim. Yine bir sayfa ve yine aziz Atatürk'ten veciz sözlerinin yer aldığı Gençliğe Hitabı; ”Ey Türk gençliği! Birinci vazifen Türk istikbalini, Türk Cumhuriyeti’ni , ilelebet,muhafaza ve müdafaa etmektir.” Var mı bu söze itirazı olan? Al bayrağın dalgalanmasına, ezanın dinmemesine, cumhuriyetin korunmasına, sonsuza kadar bağımsızlığın devam etmesine bu duygu ve düşüncelerin yeni nesle, Türk gençliğine emanet edilmesine itiraz niye?
Güvenlik anlamında, milli stratejilerinin tespit edilmesi,bir ulusun bekası açısından elzem değil midir? Dünyada gelişen emperyalist oyunların ve rol modellerinin karşısında tehlikeleri belirtip gençliğe hedef çizmek hangi ulusa rahatsızlık verir? Yok siz, komşularla sıfır problem diyorsanız ve sürekli sıkıntısız bir sıfır problem bekliyorsanız , aklınıza şaşarım! Ulusların birbirleriyle olan ilişkileri menfaatlere göre şekillendiğinden yola çıkarak, zaman ve zemine göre değişkenlik gösterebilir.Bir ay önce kardeş olan bir devletin bir ay sonra ceberut bir devlet konumuna nasıl sokulduğunu hep birlikte yaşadık.Elbette ki; milli devletin, milli projesi ve de hedefi olacaktır.Türkiye Cumhuriyeti , ne kabile ülkesidir ne de aşiretlerle idare edilen bir muz cumhuriyetidir.
Bu kitabı iyi okuduğumuzda ve anladığımızda düşmanlık, bağnazlık ve militarist duyguları geliştiren bir müfredata sahip olmadığını görmekteyiz. Bu kitabın zararlı ve manipülasyona açık bir bilgi kaynağı olmadığı görülecektir. Devletin silahlı gücüne yönelik öğretileri olan bir manifesto da olmadığı açıktır. Günümüz Türkiye’sinde bu kitapta çevreyi, kardeşliği, doğal afeti,eğitimi,sağlığı,huzur ve güvenliği,kendi ülkemizin köyüne kadar tanımayı,insan yapısını ve meslek kazandırmayı anlatan bölümlerini dikkatten kaçırmamalıyız.
En son gördüğümüz ve şahit olduğumuz, Van depreminde askerin çabalarıdır, öğretilen.Örnektir ,Sakarya depremi.Ülkenin yeşillenmesidir ve doğanın korunmasıdır.Doğu’nun,Güneydoğu’nun veya yurdun herhangi bir köşesinde vatandaşın doktorla tanışmasıdır yapılan ve öğretilen.Yine asker ocağında mesleği olmayana meslek öğretmektir,huzur ve güvenliğin nasıl sağlanacağını göstermektir,Milli Güvenlik dersidir bunun adı.
Kitap da anlatılan sadece Türk Silahlı Kuvvetleri değildir. Tanıtılan ve öğretilen polis de vardır, emniyet teşkilatı da. İlerleyen bölümlerde bir saldırı karşısında ailemizi ve kendimizi nasıl savunmamız gerektiğini gösteren Sivil Savunma bölümü de vardır.
“En çok birliğe ihtiyaç duyduğumuz bu günler” lafını bizi idare edenler çok tekrar ederler. Genç nesle, milli birliğin önemini ve anlayışını veremezsek, nasıl çıkarız bu sorunun içinden. Vatandaşın sahip olması gereken temel değerler ve vatandaşın üstüne düşen temel görevler anlatılır. Anlatılır ki;Türkiye bir kısım komşularımıza benzemesin.
Övündüğümüz 16 Türk Devleti anlatılarak geçmişe bir köprü kurulur. Milli Güvenlik dersi bunları anlatırken geçmişten de ders almayı esas kılar. Gençliğin yarına hazırlanması adına, Türkiye sınırlarını aşarak, bu kitapta genç arkadaşım uluslararası kuruluşların işlevini de anlar. BM’yi, AB’yi, NATO’yu, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’nı, Karadeniz Ekonomik İşbirliği’ni, İslam Konferansı’nı ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin yapısını aktarır. Kısacası ülkenin ve dünyanın düzenini anlatarak genç kardeşlerimizi hayatının baharında uyarır, hazırlar ve yeni ufuklar çizmesi için yol gösterir. Nedir rahatsız olunan, kimdir rahatsız olan? Bu dersler ve anlatılanlar hayatımızın bir gerçeği değil midir?
”Hazır ol!” askerliği mi çağrıştırıyor? Yaşamımızın çoğu zaman istesek de,istemesek de “Hazır ol” muyor muyuz? Rahatsız olmaya gerek yok, çözüm basit, sınıf mümessili,”Hazır olmayın, gevşeyin” der, sorun da biter.
Sıkıntı rütbelinin ders vermesi midir? Değiştirirsiniz, sivil öğretmenlerimiz derse girer, sorun da biter.Rahatsızlığınız kitapta yer alan ‘Atatürkçü Düşünce Sistemi’ ise, kitaptan çıkartırsınız ‘Düşünmeyin’ dersiniz sorun yine biter!.
Kitabı yok sayarak, yazılanları yasaklayarak, bir yere varamayız. Ne yapılırsa yapılsın bu ülkenin değerlerini, birliğini ve dirliğini nesilden nesle taşımaya da kimse engel olamaz.Bu işler zorla olmayacaktır! Çünkü ;”Bu mukaddes emanete yönelen dahili ve harici bütün tecavüzler, iman dolu göğsümüze çarparak parçalanacaktır!” Bu duygu ve düşünceler sadece Milli Güvenlik kitabında yazılı değildir. Bu duygu ve düşünceler kalbimizde de mevcuttur.
Hikayedir, bir hayat bilgisi dersi de biz verelim. Kurbağayı kaynar suya atmışlar, kurbağa anında tepki verip, kendini kazanın dışına atmış.Bakmışlar olmuyor,soğuk suyun içine koyup az ateşle yavaş yavaş ısıtmışlar ve kurbağa haşlanmış.Modern toplumlardaki demokratik hakları kullanıp tepki vermezsek soğuk suda haşlanacağımız günler yakındır. ERGUN MARAŞLI
Bu yazı 450 defa okunmuştur.
|