Ankara milletvekili Levent Gök Çayyolu Haber’e konuştu...

Ankara milletvekili Levent Gök Çayyolu Haber'e konuştu...

CHP'nin popüler isimlerinden Ankara Milletvekili Levent Gök ile Ümitköy'deki evinde görüştük.

09 Kasım 2012 - 12:14

CHP’nin popüler isimlerinden Ankara Milletvekili Levent Gök ile Ümitköy’deki evinde görüştük. Çayyolu Haber olarak Gök’e bizi evinde kabul ettiği ve içten sohbeti için teşekkür ediyoruz.
 
Çayyolu Haber: Ankara hassasiyetinizi biliyoruz. Ankara sevginiz herkesin bildiği bir özelliğiniz… Bugünkü belediye yönetimine eleştirileriniz de Ankaralıların malumu… İlk olarak bundan hareketle neler söylersiniz?
 
Levent Gök:“Melih Gökçek, Ankara’da 1994 yılında Büyükşehir Belediye Meclisince kabul edilmiş ana ulaşım planından ayrılarak planın ana dokusunu bozmuştur. Bugüne bakınca, özellikle Çayyolu’ndan çıkan CHP oylarının fazlalığı nedeniyle Çayyolu halkını cezalandırmak açısından önceliği olan Kızılay Çayyolu Metrosunu ertelemiştir. Öncelik aslında buranındır, Ankara’nın genişleme aksı Eskişehir istikametinedir. Nüfus burada yoğundur, üniversiteler buradadır. Bu bölgede bir milyon nüfus öngörülerek yapılmış bir planlamadan vazgeçilmiştir. Melih Gökçek Belediye Başkanı olduktan sonra bu planı rafa kaldırmış işi bir nevi idare etmiştir. Alt üst geçitlerle Akay kavşağı ile trafik sorununun çözüleceğini zannetmiştir. Bu ciddi bir yanılgıdır. Ankara’nın ana arterleri bellidir, fazla alternatif yolu yoktur. Bugünkü yönetimde de maalesef “kafa karışıklığı” hakimdir. Önce hafif raylı sistem “Ankaray”ı Çayyolu’na uzatmayı düşündüler. Bunun yetmeyeceği görüşü hakim olunca aynı anda üç hatta metro yapımına giriştiler. Ben o zaman CHP Ankara il Başkanı olarak bu üç hattı yapmaya kaynakların yetmez dedim. Tek tek ele alınması hususunda uyarıda bulunduk ama çok popülist yaklaşımla ben hepsini bitireceğim iddiasını ortaya attılar. Geldiğimiz nokta bu anlamda ibretliktir. Kaba inşaatlara başladılar ki, bu da bir metroda işlerin %25’lik 30’luk kısmıdır. Ama metronun % 70 ini bitiriyoruz propagandası yaptılar. Aslında tamamlanan % 25 ti… Tünellerden ziyade yekûn tutan metroda mekanik aksamdır. Sinyalizasyonlar, vagonlar, katarlardır…
 
2006 dan sonra ayak sürümeye başladılar. Ben kendisine bir soru sordum;”ne zaman bilet alıp metroya bineceğim?” Bu sorunun cevabı hiçbir zaman verilmedi! Her yerel seçim öncesi metro açılış müjdeleri verdi hem de tarih vererek!. Özellikle metrolara başlarken de 36 ayda bitireceğim vaadi ile başlamıştır. Takdir Ankaralılarındır. Bunu diyenler 2006 dan sonra bu metro işleri belediyeleri aşar demeye başlamışlardır. Ve işi tamamıyla terk etmişler, yapılan işler çürümeye bırakılmıştır. Geçtiğimiz aylarda yaşanan ölümlü metro göçüğü bunun neticesidir. Yani o ana kadar yapılan işler de yarım yamalaktır. Yer altı suları denetim altına alınmamış boşluklar göçüklere neden olmaktadır.
 
Doğalgazı özelleştirerek meydana gelen zararı bu özelleştirmeyle karşılamayı seçtiler onu dahi başaramadılar.Nihayet metrolar Ulaştırma Bakanlığına devredildi.Bundan sonra üzerinden yük kalkan Melih Gökçek sevinç çığlıkları atmaya başladı. Bir bitişin tükenişin göstergesidir. İş yapamamanın ayıbıdır. Ben yapamadım ben beceremedim çığlığıdır. Bunlar zafer çığlığı asla olamazlar.
 
Ç.H: Siz olsaydınız nasıl yapardınız?
 
Levent Gök: Biz olsak tek hat üzerine yoğunlaşarak teker teker bitirme yolunu seçerdik.900 Milyon dolar harcanmıştır ortada metro yoktur. Halbuki bir metronun bitmesi için 500 ila 600 milyon dolar yeterliydi. Melih Gökçek, plansızlığı nedeniyle bunca yılda 1 metre metro yapamayan Belediye Başkanı olarak tarihe geçmiştir. Ankara’nın en önemli sorunu ulaşım sorununa 18 yılda çözüm üretememiştir. Tıkanmıştır. İktidar her fırsatta olduğu gibi Melih Gökçek’in imdadına yetişmiştir. Bu “vakanın” maliyeti 3 milyar dolardır. Bu miktar 2010 yılı yatırım bütçesinin 7’de biridir. Metronun giderini Ankaralılar karşılayacakken, hükümet bunu üzerine almakla, bu devasa gideri bütün Türkiye ye ödetecektir. Melih Gökçek’in beceriksizliği Türkiye’ye pahalıya patlamıştır.”
 
Ç.H: 2013 de bitirileceği taahhüttü var?

Levent Gök : “Kaynak sorununu sıkça dillendiriyorlar, eğer onu çözerlerse neden bitmesin, bitirilmesin.
 
Ç.H: İsterseniz birazda sizin mensubu olduğunuz partinin Belediye Başkanları hakkındaki görüşlerinizi alalım. CHP’li Belediyeleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Mesela, Yenimahalle Belediyesi ve Başkanı Fethi Yaşar’ı başarılı buluyor musunuz?
 
Levent Gök: Siyasiler için kendi yaptıkları değerlendirmeler önemli değildir. Halkın yaptığı değerlendirmeler önemlidir. Fethi Yaşar, yaptığı projeler ve işler açısından halk tarafından taktir görmektedir. Halk nazarında başarılı bir Belediye Başkanıdır. Başarısını halk söylemektedir. Halkın söylemesi önemlidir zaten. Bende kendisini başarılı buluyorum. Her gittiğimiz yerde kendisinden övgüyle söz ediliyor. Bunu duymak bizim için memnuniyet vericidir. Vatandaş Belediye hizmetlerinden memnunsa bizim için esas olan budur.
 
Ç.H: Sayın Gök, Çayyolu halkının önemli sorunlarından biri de indirme-bindirme yasağıdır. Mesa Koru kavşağında yolcu indirme bindirme yasağı hakkında ne söylersiniz? Diğer yerlerde bu yasak uygulanmazken Çayyolu’nda indirme bindirmeye neden müsaade edilmiyor? Sizce bu kasıtlı bir “Büyükşehir” tasarrufu mudur?
 
Levent Gök: ”Melih Gökçek’in Çayyolu’na bakışı hep olumsuz olmuştur bir kere bunun altını çizmek lazım. İndirme bindirme “cep i” yapmak şöyle dursun burada hep ulaşım sorunu yaşanmıştır, yaşanmaktadır da. Bu bölge gittikçe büyüyen bir potansiyele sahiptir. AŞTİ’ye gidip gelmeler burada oturanlara zulümdür. Maddi manevi külfettir. Zaman israfıdır. Ben Melih Gökçek’in Çayyolu halkıyla barışık olmadığını biliyorum. Böyle uygulamalar yıldırmak içindir.
 
Ç.H: Sayın Gök, sempatiksiniz, seviliyorsunuz. Halk size böyle yaklaşıyor. Ankaralı size her vesilede teveccüh gösteriyor.  Ankara’nın sorunlarına ihtiyaçlarına hakimsiniz. Bu bağlamda Büyükşehir Belediye Başkanlığını düşünüyor musunuz?
 
Levent Gök: Ben şu anda partimin Ankara milletvekili olarak görevimi yapıyorum. Bunların hepsi bir görevdir. Bunlar partimizin vereceği kararlardır. Ben acizane yıllardan beri Ankara’nın sorunları ile ilgileniyorum, onlar nelerdir biliyorum. Biz görev adamıyız. Ankara çok önemli bir kent. Ankara’nın kimliğinin geri kazandırılması “mimarisinin” yok edilmemesi lazım. En önemli sorun ulaşımdır. Metrolar bir an önce bitmelidir. Diğer güzergahlarda ele alınmalıdır. Başkalarının 200 yıl önce çözdüğü metro sorunları Ankara’da hâlâ çözülememiştir bu ayıptır. Kuraklık zamanlarında su depolayacak yeterli barajları yoktur. Barajlar öncelikle ele alınmalıdır. Kültür başkenti olmalıdır. Şimdiki Belediye Başkanının Ankara’nın kültürüne yaptığı en ufak bir katkı yoktur. Ankara’nın sosyalleşmeye ihtiyacı vardır. Geçmiş zamanlara göre sosyal hayat yok denilecek düzeylere gelmiştir. Otobüs seferleri erken saatlerde sonlandırılmaktadır. Daha yaşanabilir bir kent için çalışmak lazımdır. Ankara’nın, Büyükşehir Belediyesi’nin kendi partisinden olmayan ilçe Belediyeleriyle iyi geçinmemesinden kaynaklanan sorunlarının ivedilikle çözülmesine ihtiyacı vardır. Kaynakların iyi kullanılmasına ihtiyaç vardır. Kendilerine oy vermeyen kesimlerin cezalandırılmasının sonlanmasına ihtiyaç vardır. Yandaşlara iş olanakları ve ihaleler vermek için Belediyeler kullanılmaz. Bunun sonlanmasına gerek vardır. Ankara’nın “yapboz” tahtasına dönen yapısını sonlandırmak lazımdır. İkide bir yapılan refüj, kaldırım işlerinin sonuçlanması lazımdır. Ağaç katliamının önlenmesi lazımdır. AOÇ’den Büyükşehir’in elinin çektirilmesi lazımdır. AOÇ, tam bir talan alanına dönmüştür. Atatürk’ün mirası amacından çok uzak bir şekilde kullanılmakta kullandırılmaktadır. AOÇ arazisinde çeşitli kiralama yöntemleriyle Belediye kiralama hakkını da elinde tutmaktadır. Burası Belediyenin rant alanı olamaz. Burası korunması gereken çok önemli bir alandır. Bunlar, bir sosyal demokrat Belediyenin iş başına gelmesiyle düzeltilebilir. Dilerim Ankara Büyükşehir Belediyesi bir sosyal demokrat yönetime kavuşur.
 
Ç.H: Yeni Anayasa çalışmaları kapsamında başkentin değişmesi gündeme gelebilir mi? Biliyorsunuz mevcut iktidar her vesilede İstanbul’u resmi başkent gibi kullanıyor. Nerdeyse bütün resmi kabuller artık İstanbul’da “saray’da” yapılıyor! “Resmi Başkent İstanbul Sembolik olanı Ankara” gibi bir değişiklik sizce yeni Anayasaya girebilir mi; bunun işaretleri yok mu?
 
Levent Gök: Sorunuz için teşekkür ederim. Benim böyle bir soru önergem olmuştu Başbakan’a ; “neden konuklarınızı Başkent yerine İstanbul’da kabul ediyor ve ağırlıyorsunuz” diye. Bu iktidarın sıkıntısı şu; gelen konuklarla beraber tabi “Anıtkabir’e gidilecek”! Başkent’in değeri birçok kurum başta Merkez Bankası ve diğer finans kurumlarını İstanbul’a taşıyor ya da taşınmak istiyorlar. Tabii bu, nitelikli insan gücünün de Ankara’dan İstanbul’a gitmesi sonucunu doğuracak! Ankara’yı “BOŞKENT” yapmak amacındalar. Ama Anayasa da Ankara’nın Başkentliği ile ilgili bir boş çaba içinde olacaklarını düşünmüyorum. Biz buna zaten izin vermeyiz. Ankara, çok önemli bir bilinçle seçilmiş Başkenttir. Seçilme sürecinin tarihsel koşulları, gerekçeleri vardır. Millî Kurtuluş Savaşımızın yönetildiği yerdir. Mustafa Kemal Atatürk açısından çok önemli bir ildir. Mustafa Kemal, neden İstanbul’u tercih etmemiştir. O zaman bir çok konsolos, büyükelçi ayak diremişlerdir. Ona rağmen Ankara’yı tercih etmiştir. Mustafa Kemal’in “göğüslediği” Ankara’yı Başkent yapma iradesini hiçbir güç İstanbul’a çeviremez.
 
ÇH: Levent Bey bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz.
 
Levent Gök: Ben de teşekkür ederim.
 

Röportaj: Metin Altay, Korkut Çetin/ÇHA

 

Bu haber 2916 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Minecraft Fortnite’ı geçip yeniden en çok oynanan video oyunu oldu
Minecraft Fortnite’ı geçip yeniden en çok oynanan video oyunu...
Barış Arduç ve Burcu Biricik: Birbirimizin halinden iyi anlıyoruz
Barış Arduç ve Burcu Biricik: Birbirimizin halinden iyi anlıyoruz
Web Analytics
http://addurl.nuz35W7z4v9z8w