Ankaralı olmak demek...

Ankaralı olmak demek...

Özgün Ökmen, bir renkli sima... Ankara Yenimahalleli... "Mahalle'li" kültürünü özümsemiş, ilk ve orta öğretimini Yenimahalle de tamamlamış, Mustafa Kemal Lisesi mezunu...

07 Nisan 2013 - 09:56

Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi Sekreterya Başkanlığı ve Müsteşar Yardımcılığını eş zamanlı yapmış, 2007 yılında Ankara 1. Bölge Milletvekili Adayı olmuş. 2011 Milletvekili seçimlerinde Ankara’dan CHP adayı olmak için görevinden ayrılmış halen Parti örgütü ve örgüt yönetimlerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Danışmanı olarak görev yapmakta.

Mahalle, ilçe, il delegelikleri ile kurultay delegesi. Renkli, girişken, entelektüel, Ankaralı ve Yenimahalleli Ökmen’e sorduk;

”Ankaralı olmak demek sizce?”

Sıraladı;


Bir mekâna gittiğinde içerdekilerin %50 sini tanımak, Zafer Çarşısından 2. el kitap almak, Arjantin’e cadde diyebilmek, İstanbul’da ayazını özlemek, YKM önünde buluşmak, ”bebe” demek, ”Aşk tesadüfleri sever’i” izlerken herkesten çok ağlamak… Demektir…

Çayyolu Haber: Ufukta, belediye başkan adaylığı, milletvekili adaylığı var mı?

Özgün Ökmen: Neden olmasın; İsterseniz bu sorunuza bir fıkrayla cevap vereyim, “Tilkiyi kümese bekçi yapmışlar. Sormuşlar “nasıl bekleyeceksin tavukları?” Tilki katıla katıla gülmeye başlamış. Şaşırıp neden gülüyorsun demişler, “Gülmekten cevap veremiyorum ki!" demiş. Durum aynen böyle!

Bu samimi cevap üzerine Çayyolu Haber olarak gündeme dair sorularımızı sürdürdük…

ÇH: İmralı süreci dedikleri süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?(terörist başı yapılan görüşmeler..)

Ö.Ö: Gelinen nokta geçmiş 30 yılın sonucu gibi görünüyor. Ülkemiz Üniter devlet yapısıyla, toprağı ve bayrağı ile bir bütünlük taşıyor. Emperyalist güçler bir oluşum hazırlıyor. Orada bir Kürt devleti kurma imkânlarını sağladılar. İsrail ve Amerika’nın emperyalist projesi, Suriye’nin kuzeyi Irak’ın kuzeyi ile parasına, Merkez bankasına kadar varacak yapıyı sağladılar…

Bu projenin eşbaşkanı olan Başbakan sayesinde, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet maalesef yüz yılını doldurmadan toprak talebiyle karşı karşıya gelmiştir. Üzüntü ile izliyoruz. Terörist başıyla yürütülen müzakereler, bir süre sonra halkımız tarafından büyük bir hassasiyetle algılanacak sahillerdeki duyarlı duruş iç kesimlerle bütünleşecek diyorum. ”Pire için yorgan yakılacak”, süreç, Atatürkçü, yurtsever aydınları biraz hırpalayacak diye de endişeleniyorum.

Ç.H: Anayasa Komisyonu çalışmaları hakkındaki düşünceleriniz?..

Ö.Ö: CHP Önce komisyona üye vermedi daha sonra katıldılar, olmazsa olmazlarını da belirttiler. Bunlar ilk dört madde; Basına yansıyan İmralı’da ismini söylemediğim şahısla yapılan görüşmelerde CHP’nin olmazsa olmazları masaya yatırıldı mı, bu komisyon göstermelik mi akıllara geliyor. Kamuoyu bunun netleşmesini istiyor. Deniz Baykal’ın duruşu, hiç eleştirilir noktada değildir. Ne diyordu; ”AKP istediğini yapar bizi malzeme olarak kullanmasın.”Şimdi büyük olasılık bir referandum bekliyorum. Bu referandum, %7’lik BDP ile AKP’nin anayasasını onaylarsa, onların anayasası olur; bizlerde hayat boyu anayasa oylamamış oluruz. Bende AKP anayasasına oy vermemiş vatandaş olarak geçer giderim…

Ç.H: İlçe Seçiminde Belediye Başkanı Fethi Yaşar’a yapılanlar hususunda ne söylersiniz? Partili büyüklerin, eskilerin dediği bir laf vardır; ”yavrularını yiyen parti parti”… Sizce bu söz doğru mu?

Ö.Ö: Bu çok doğru bir söz. İlçe Seçiminde Belediye Başkanı Fethi Yaşar’a yapılanları tasvip etmek mümkün değil. Bu büyük bir ayıptır.

Ç.H: Vatandaş soruyor; ”Biz başkanımızı seviyoruz, O’ndan memnunuz; ne istiyorlar bu Adamdan?”

Ö.Ö: Yönetsel yapıda olmayanlar paylaşma kültürünü kaybetmiş, rahmetli Ecevit’in, ”uzlaşma kültürü ”de, tespit yapacak yönetsel yapı da olmayınca bir tek geriye çatışma kalıyor! Önceki seçim de de, orada da vardım. Başkan’a yapılanı kesinlikle kabul etmiyorum. Başarılı olmak zordur. Fethi Yaşar başarılıdır. Kimse aksini söyleyemez. 50 Yıldır partide emek veren kişi olarak, örgütü bilen, partiyi bilen, hiçbir handikabı yok, kendine güvenen duruşu ile hizmet eden “Fethi Abi” benimsenmiştir. Olan biten radikal bazı unsurların sıkıntılarıdır. Fethi Bey, bana göre siyasi bir duayendir artık. Söylediklerinin önemi vardır. Kendisini sayıyor ve seviyorum.

Ç.H: Çayyolu’nda sıkıntı büyük. Biri metro, mesela diğeri indirme bindirme yasağı… Neler söylersiniz?

Ö.Ö: Bu Büyükşehir Belediye Başkanı’nın, sökülen “demir kafesle” ilgili yargılanacağını iddia ediyorum. Çünkü “kamu zararı” söz konusu orada… Müteahhitti karşı çıkıyor, ona rağmen “ben yaptım oldu” ile yola devam ediyor. Ulaştırma bakanlığı metroyu devraldı. Çünkü Büyükşehir’in bu ve benzer tasarrufları skandaldır.

Metro güzergâhı gelişmeye yönelik değil bunu uzmanlar söylüyor… Zoru seçmiş ve bırakmıştır. İndirme bindirme yasağı Çayyolu’nki insanları mağdur etmektedir. Büyükşehir başkanına göre “mantıksal rant” var orada. Hava alanına EGO otobüsleri ile dört liraya insanları taşıyan zihniyet, burada 30 gidiş 30 geliş toplam 60 Liraya Çayyolu insanını AŞTİ ulaşımıyla cezalandırıyor.

Ç.H: Bu güzel söyleşi için teşekkür ederiz.

Röportaj: Metin Altay/Çayyolu Haber Ajansı

Bu haber 3319 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Game of Thrones'un çok eleştirilen son sezonuna 10 ödül
Game of Thrones'un çok eleştirilen son sezonuna 10 ödül
Web Analytics
http://addurl.nuz35W7z4v9z8w