Saray'dan 'Nomofobi' uyarısı

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi, teknoloji bağımlılığının bir ileri safhası için uyarı yayınladı.


Saray'dan 'Nomofobi' uyarısı

Sosyal medya hesaplarınızdan kopamıyor, arkadaşlarınızdan sürekli haberdar olmak istiyorsanız nomofobi ve fomo olabilirsiniz. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi, teknoloji bağımlılığının bir ileri safhası için uyarı yayınladı.

CUMHURBAŞKANLIĞI Dijital Dönüşüm Ofisi, cep telefonundan kopmaktan aşırı korkma anlamına gelen ‘nomofobi’ ve başkalarının ne yaptığını sürekli izleme arzusu ‘fomo’ya karşı uyarılarda bulundu. Ofis, modern çağın hastalıklarından sayılan ‘nomofobi’ ve ‘fomo’dan korunmak için bir video hazırladı. Hazırlanan videoda “Sosyal medyada arkadaşlarınızın durumlarından sürekli haberdar mı olmak istiyorsunuz? Kendinizi takip etmekten alıkoyamıyorsanız fomo olabilirsiniz. Telefondan uzak kalamıyorsanız, haber alamadığınızda panikliyorsanız hatta korkuyorsanız nomofobi olabilirsiniz. Bunlar çağımızın yeni hastalıkları, sosyal medyanın tutsağı olmayın” uyarısı yapıldı.

YÜZDE 96’SINDA CEP BULUNUYOR

TÜİK verilerine göre Türkiye’deki hanelerin yüzde 96’sında cep telefonu bulunduğu ve kullanım amaçları arasında sosyal medyanın ilk sırada yer aldığı belirtiliyor. Açılımı ‘Fear of missing out’ olan ‘fomo’ durumunda birey, diğerlerinin deneyimlediği şeylerden eksik kalma duygusu hissediyor ve başkalarının ne yaptığını sürekli olarak izleme arzusu duyuyor. ‘No mobile phobia’dan türetilen ‘nomofobi’ ise cep telefonu ile sağlanan iletişimden kopmaktan aşırı korkma anlamına geliyor.
Nomofobik kişilerde telefonu yokken kendini eksik hissetme, boşluk duygusu yaşama, telefon yanındayken bile sürekli kontrol etme, şarj bitince kendini aşırı çaresiz hissetme, telefonunu kullanamamaktan korkma, telefonu olmayınca baş dönmesi, kalp çarpıntısı, nefes almada zorluk yaşama gibi belirtiler görülüyor.

ERDOĞAN: UZAK DUR DEMEMİZ ANLAMSIZ

 Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, teknoloji bağımlılığıyla ilgili yaptığı açıklamada ailelere uyarılarda bulunarak, “Zamanı geri döndüremeyeceğimize göre gelecek için yapabileceklerimizin yollarını aramalıyız. Evlatlarımızla empati kuramazsak sorunlarının çözümü için doğru yöntemlerde bulamayız. Çocukları teknolojiden uzak tutmak yerine bilinçli kullanmanın eğitimini vermeyiz. Anne ve babanın televizyon, telefon başından ayrılmadığı bir evde çocuğa ‘uzak dur’ demek anlamsızdır. Gerçek dünya ile sanal dünyayı ayıramayan çocukların zihinleri teknolojinin zararlı etkilerine daha açık. Teknoloji maalesef bizi giderek hayattan koparıyor” demişti.