Aklama-paklama yöntemi


Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) kararıyla Türkiye farklı bir rotaya sokuldu. Bundan sonra yapılacak seçim ve halk oylamasına da, yüksek yargıçların kararlarına da güven duyulmayacak. Peki, ülkeyi bu hale getirenlerin yaptıkları suç oluşturuyorsa, bunun gereği yapılmayacak mı? Anladık, kanunu yok saysalar bile kararları kesin… Avukat İsmail Sami Çakmak, YSK'daki Yargıtay üyeleri Sadi Güven, Sadi Sarıyıldız, Muharrem Akkaya, Nilgün Hacımahmutoğlu, Kürşat Hamurcu, Danıştay üyeleri Erhan Çiftçi, Zeki Yiğit, İlhan Hanağası, Nakiddin Buğday, Yunus Aykın hakkında suç duyurusunda bulundu. Çünkü bu kişilerle ilgili soruşturma ancak görevli oldukları Yargıtay ve Danıştay Başkanlığı tarafından yapılabiliyor. Şikayeti dikkate alırlar mı? Bekleyelim bakalım.

KARARIN ALTINDA YATAN…

YSK “…mühürlenmeyen zarf ve pusulalar ile kullandırılan oyların geçerli kabul edilmesi; mühürlememede hata veya ihmali tespit edilen sandık kurulu başkan ve üyeleri hakkında ilgili seçim kurullarınca yasal gereğinin takdir ve ifası için suç duyurusunda bulunulması gerektiğine” ilişkin 16 Nisan 2017 tarihinde karar almıştı. YSK, hata, ihmal sonucu, zarf ve oy pusulalarını mühürlemeyen sandık kurulu başkan ve üyeleri hakkında, seçim kurullarına suç duyurusunda bulunma görevi vermekle, aslında yapılan referandumu da aklamış oluyor. Yargıtay Onursal Üyesi, Devlet Üstün Hizmet Madalyası'na sahip olan hukukçu Ali Suat Ertosun, YSK kararının peşini bırakmamaya kararlı olanlardan…

Dönen ince oyunu şöyle anlatıyor:

1- Basına, sosyal medyaya yansıyan görüntü ve haberlerden de anlaşılacağı üzere, aradan geçen süre içerisinde mühürlenmeyen zarf ve oy pusulaları mühürlendiğinden, geçersiz oylar azaldığı gibi haklarında suç duyurusunda bulunulacak sandık başkan ve görevlilerinin sayısı da azaldı.

2- Bu kararın alınmasından sonra da sandıklardan çıkan zarf ve pusulaların konulduğu çuvalların açılması ve mühür eksikliklerinin giderilmesi de mümkün. 3- İlçe seçim kurullarının görevlerinden birisi de sandık başkan ve üyelerine gerekli eğitimi vermek. Görevlerinin gereğini yerine getirmeyen sandık görevlileri gibi ilçe seçim kurulu başkanı da sorumlu tutulacak. Sorumluluktan kurtulmak için bu konuda gerekli hassasiyeti göstermez.

KURTARMA PLANI…

4‐ Mühürsüz zarf ve oy pusulaları bulunan sandıklarda görevli başkan‐üyeler hakkında suç duyurusunda bulunulacağını varsayalım. Örneğin bin sandıkta mühürlenmeyen zarf ve oy pusulaları çıktı. Bu durumda her sandıkta mühürsüz ortalama 200 zarf ve oy pusulası çıktığını varsayarsak 200 bin geçersiz oy olacaktır. Bunların tamamı ‘hayır' olsa bile ‘Seçim sonucunu etkilemediği' belirtilecek, dolayısıyla yapılan referandum aklanmış olacak.

5‐ İhbarda bulunulan sandıklarla ilgili az sayıda zarf ve oy pusulalarını mühürlememeleri durumunda ise bu kişiler hakkında büyük bir olasılıkla suçun manevi unsuru gerçekleşmediğinden beraat kararı verilecek, kimsenin zarar görmediği bir yol bulunacak.” Sonuçta, “Gereken ihbarlar yapıldı. Bu durumda da sonuç değişmiyor. Geçersiz sayılması gereken oylar, sonucu etkilemiyor” denilecek. Bu durum hem kamuoyuna karşı hem de mahkemelerde kullanacak. “Referanduma organize biçimde şaibe karıştı, YSK da bunu temizledi” görüşü hayli yaygın…

O ZAMAN VARIN HAYRINI GÖRÜN

Referandumun bitiminden sonra Ali Suat Ertosun'u telefonla arayan arkadaşı, “eşiyle birlikte gönüllü olarak gözlemcilik yaptıkları bir sandıkta 62 zarf ve pusulanın mühürsüz olduğundan, geçerli sayılmadığını ancak sandık başkanına, ‘mühürlenmemiş olsalar bile bunların geçerli sayılması gerektiği' yolunda mesaj gelince, sayıldıklarında 61 oyun ‘evet', 1 oyun ‘hayır' çıktığını, eşinin bu duruma karşı çıktığında, çevrede bulunanlarca taciz, tehdit ve takip edildiklerini, çaresiz kaldıklarını” belirtti. YSK, verdiği kararla gerçekleri örttü. Ülkemizi geriye dönülmesi çok zor bir yola soktu. Bu da planlı bir şekilde, emredici nitelikteki yasal kurallar alt‐üst edilerek gerçekleştirildi. Seçim hukukundaki, “Tam Kanunsuzluk”, kanuni hâle sokuldu. Bu durumda yapılması gereken, seçimin yenilenmesi… Bu yapılmazsa ne olur? Hep kanunsuzluğuyla gündeme gelecek olan referandum için “varın hayrını görün” denilecek, bundan sonraki seçimler üzerine de “kanunsuzdur” damgası vurulur.