Yasaklarsınız ama sorunları çözemezsiniz
  • Reklam

Yasaklarsınız ama sorunları çözemezsiniz

Kamu kaynaklarından birkaç milyar dolar harcadılar ve akılları sıra tüm medyayı kontrol edebileceklerini zannettiler. Elde ettikleri sonuç, muhalefetin sosyal medyada güçlü bir ses olarak yeniden ortaya çıkması oldu. Şimdi bunu, yasaklayarak çözebileceklerini zannediyorlar.

02 Temmuz 2020 - 09:19
Reklam

T24 yazarı Mehmet Y. Yılmaz sarayın sosyal medyayı yasaklama girişimi üzerine kaleme eldığı yazısında " Kamu kaynaklarından birkaç milyar dolar harcadılar ve akılları sıra tüm medyayı kontrol edebileceklerini zannettiler. Elde ettikleri sonuç, muhalefetin sosyal medyada güçlü bir ses olarak yeniden ortaya çıkması oldu. Şimdi bunu, yasaklayarak çözebileceklerini zannediyorlar" diyor.

Mehmet Y. Yılmazın kaleme aldığı yazı şu şekilde; 

Kamu kaynaklarından birkaç milyar dolar harcadılar ve akılları sıra tüm medyayı kontrol edebileceklerini zannettiler. Elde ettikleri sonuç, muhalefetin sosyal medyada güçlü bir ses olarak yeniden ortaya çıkması oldu. Şimdi bunu, yasaklayarak çözebileceklerini zannediyorlar

Bir avuç aşağılık tipin Esra ve Berat Albayrak'a yönelik hakaretleri sosyal medyada paylaşmaları, Türkiye'de alışık olduğumuz bir sonucu yarattı.

Cumhurbaşkanı kızdı.

Sosyal medyaya "tamamen kaldırma ve kontrol" geliyor!

Barolara kızmıştı, kızgınlığının sonucu nereye vardı, izliyorsunuz.

Şimdi de bu mesajları yazanlara kızacağına, hedefine sosyal medyayı koydu.

Şöyle diyor:

"Son yıllarda bu tür ahlaksızlıkların artmasında hem mecraların kontrolsüzlüğünün, hem de organize saldırıların kolaylaşmasının rolü vardır. Niçin YouTube, niçin Twitter, niçin Netflix şu bu gibi sosyal medyalara karşı olduğumuzun, ne demek olduğunu anlıyor musunuz. İşte bu ahlaksızlıkları ortadan kaldırabilmek için. Yalanın, iftiranın kişilik haklarına saldırının itibar suikastlarının alıp başını gittiği bu mecraların bir düzene sokulması şarttır. Bir an önce biz bunları parlamentomuza getirip, bu tür sosyal medya mecralarının tamamen kaldırılmasını kontrol edilmesini istiyoruz."

Geçen gün AKP İletişim Başkanlığı'nın yazdığı bir raporda "yasakçılık hevesi" sezdiğimi söylemiştim.

AKP Genel Başkanı, bunun bir hevesten ibaret olmadığını açıkça ortaya koyuyor.

Gerçi sosyal medya diye saydığı Netflix, bir sosyal paylaşım mecrası değil.

Belli ki bu yasak rüzgarından nasibini alacak olanlar arasında streaming kanalları da olacak.

Bu sözleri duyunca, RTÜK'teki sansürcülerin de ağızlarının suyu akmaya başlamıştır, eminim!

Halk TV ve Tele 1'e tamamen kapatmanın bir adım öncesi olan 5 gün "ekran karartma" cezası geldi bile.

Bu "cezalandırıcı" tavır, demokratik bir ülkede görülemeyecek tavırdır.

Suç işleyen varsa, yasal makamlar onları takip ederler.

Nasıl ki trafik canavarları yüzünden, bütün otoyolları kapatmıyorsanız, üç – beş aşağılık karakter yüzünden sosyal medyayı kapatmak da aklınızdan geçmemelidir.

Ancak biliyoruz ki bu konu uzun süredir zihinlerini meşgul ediyor.

Şimdi Esra – Berat Albayrak'a hakaretler bahane edilerek, harekete geçileceği anlaşılıyor.

Şu andaki iktidar koalisyonunun TBMM'deki çoğunluğu ve bu çoğunluğa hakim olan zihniyet elbette bu işi kısa sürede kotarabilir.

Amaçları hakaretleri önlemek gibi görünse de esasen muhalefetin sosyal medyayı, iletişim platformu olarak kullanmasının önüne geçmektir.

Kamu kaynaklarından birkaç milyar dolar harcadılar ve akılları sıra tüm medyayı kontrol edebileceklerini zannettiler.

Elde ettikleri sonuç, muhalefetin sosyal medyada güçlü bir ses olarak yeniden ortaya çıkması oldu.

Şimdi bunu, yasaklayarak çözebileceklerini zannediyorlar.

Bu topraklarda yüz yıllardır deneye deneye eskitemediğimiz bir yöntem bu: Yasak hemşerim!

Ellerinde bir çekiç, kafası dışarıda kalmış her çiviyi çakarak sorunlarını çözebileceklerini zannediyorlar.

Boşuna bir çaba bu.

Türkiye'nin bugünkü sorunlarını çözemediğiniz sürece seçimden sonra yolculuk kaçınılmaz, kesin bilgi!

İstediğiniz kadar sosyal medyayı kapatın.

"Türkiye'ye yakışmıyor" diyorsunuz, evet sizin yönettiğiniz Türkiye'ye özgür bir medya ortamı yakışmıyor, uymuyor!

Ama unutmayın:

İşsizler yine işsiz kaldıkça, uydurma enflasyon rakamlarını ikiye katlayan hayat pahalılığı gerçeği ortada durdukça kaçınılmaz sondan kurtulamazsınız.

Baskıyla bunalttığınız kitlelerin içine girecekleri isyan ruhu da cabası!

Yazının tamamını okumak için TIKLAYIN

Bu haber 398 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Şok etkisi yaratacak rapor! IMF'den çarpıcı Türkiye değerlendirmesi
Şok etkisi yaratacak rapor! IMF'den çarpıcı Türkiye...
Dünya genelinde koronavirüs bilançosu: Can kaybı 711 bin 250’ye yükseldi
Dünya genelinde koronavirüs bilançosu: Can kaybı 711 bin 250’ye...