Köpeğim "Gece"...
  • Reklam
Ayça Şener

Ayça Şener

Köpeğim "Gece"...

Bundan bir ay önce gecenin kör karanlığında arabamın önüne atladı. Geçtiğim yolda hiç bir aydınlatma olmadığı için onu son anda fark ettim ve şükür ki çarpmadan durabildim. Onu o karanlıkta minicik haliyle kaderine terk edemezdim. Muhtemelen benden sonra oradan geçecek olan arabalardan biri ona çarpabilirdi. Vicdanım buna izin veremezdi.

Minik yavruyu alıp eve getirdim. Açlıktan bir deri bir kemik kalmıştı. Çamur içindeydi. Yıkadım, en sevdiğim yün hırkalarımdan birine sardım sarmaladım. Anne sıcaklığını hissedebilsin istedim. O da bunu fark etmiş olacak ki sabaha kadar ağlamadan uyudu. Bahçeli bir evde oturduğum için şanslıyım bu konuda. Evdeki kedilerim, bahçedeki yavrularım, petshop'tan kurtardığım tavşanım ve yuvadan düşünce bulduğum güvercinimle küçük bir hayvanat bahçem var aslında. Gece de o bahçenin yeni üyesi oldu. Vicdanım onu sokağa bırakmama izin vermedi. Gece'nin hikayesini anlattığım herkes bana tek bir cümle söyledi; "Allah senden razı olsun

Gece ailemize girdikten üç hafta sonraydı...

Yaşamkent'teki Beğendik'in karşısında bir anne ve 8 yavru köpek gördüm. Yaşamkent'te oturanlar bilir bizim orada köpek çoktur. Giderek de artıyorlar ellerinde olmadan. Bu yavrularda o popülasyonun yeni üyeleriydi. Ne olacaklar kışı nasıl atlatacaklar derdine düşmüş, onlara mama almaya giderken bulundukları yerde bir kalabalık ve bir kamyonet gördüm. Eyvah! Dedim köpekleri toplamaya gelmişler. Hemen yanlarına gittim. Karşılaştığım manzara insanlığın her gün her gün sorgulandığı şu dünyada beni yeniden umutlandıran bir görüntüydü. Yaşamkent'in yüreği ve vicdanı sağır olmayan bazı sakinleri şantiyeden derledikleri tahtalarla köpeklere yuva yapmış, kamyonetle de onu oraya taşımışlardı. O sırada da canla başla yavruları yakalayıp yuvaya sokmaya çalışıyorlardı. Soğuk bir pazar günüydü ve o insanlar orda çaresiz bir kaç hayvan için çırpınıyordu. Gözlerim dolu dolu minnetle baktım o güzel yürekli, vicdanlı insanlara...
"Allah sizden razı olsun" diyebildim...

Bu hikâyeyi niye mi anlattım.

Dünya her geçen gün daha da kötü bir yer halini alıyor. İnsana dair en güzel şeyleri kaybediyoruz. Hayvan hakları diye sokaklara düşenlere deli muamelesi yapıyoruz. Ama bir dakika durun düşünün! Hayvanın yaşamına doğaya saygı duymayı öğrenen bir insan, her canlıya saygı duymasını öğrenir. Oradaki insanlar Yaşamkent'i bir kez daha sevdirdi bana Goethe'nin şu sözünü hatırlattı: ''Bir semtin sokak hayvanları sizden kaçmıyorsa orada yaşayın; çünkü komşularınız güzel insanlardır.''

Güzel insanlara ihtiyacımız var unutmayın!

Bu yazı 1135 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

Web Analytics
http://addurl.nu z35W7z4v9z8w