Ey Berkin Elvan!
  • Reklam
Cengiz Çandar

Cengiz Çandar

Ey Berkin Elvan!

Her dönem, simgelerini yaratır ve o simgelerle hatırlanır. Ali İsmail Korkmaz, Ethem Sarısülük gibi simge isimlere, Berkin Elvan da eklendi.

269 gün bir başına, kendisinin bile haberi olmadan -yoksa var mıydı?- kahramanca çarpıştı. 16 kiloya indi. Ona bile direndi. Ve dün sabah saat 07.00’de son nefesini bizlere bırakıp, Ali İsmail Korkmaz’ın, Ethem Sarısülük’ün yanına gitti Berkin Elvan.

Yüzünden akan masumiyeti, bütün ülke gördü, öğrendi. Vicdanını ve beyinini rehin vermemiş herkes bunu bildi.

Bu ülkenin 'iktidar ailesi'nin 'masumiyet'ten ne kadar uzak olduğunu her geçen gün biraz daha fazla gördüğü, öğrendiği ve bildiği gibi. 
Berkin’in annesinin "Benim oğlumu Allah almadı, Tayyip Erdoğan aldı" haykırışındaki infialin ne kadar derinlerden ve ne kadar içten geldiği anlaşılmazsa, bu ülkede, bundan sonra olabilecek hiçbir şey de anlaşılmaz.

Erdoğan’ın oğlunun, sahibi olduğu 5 geminin toplam kapasitesine denk gelen, 91 bin 971 ton ağırlığında yük taşıma kapasitesine sahip 6. gemisini filosuna kattığının kamuoyunda öğrenildiği gün, ailesi Berkin’in 16 kiloya inmiş bedenini toprağa vermeye hazırlanıyor.

'Masumiyet' ve 'direnç' simgesi Berkin. 14 yaşında vuruldu. 15. yaşını komada sürdü. Son nefesini verirken 16 kiloya düştü.
Her dönem, simgelerini yaratır ve o simgelerle hatırlanır. Gezi’den bu yana Ali İsmail Korkmaz, Ethem Sarısülük gibi simge isimlere, Berkin Elvan da eklenerek ölümsüzleşti.

Ve bu, tam da gücün kötüye kullanılması, halkın aptal yerine konulmasıyla yüz kızartıcı yolsuzluk ve soygun pisliklerini örtmek için hukukun ayaklar altına alınmasıyla ülkenin vicdanı kanatılırken oldu.

Berkin artık bir 'ulusal dayanışma simgesi' haline de gelmiştir.
Kızıltepe’de 12 yaşındayken polis kurşunu ile vurularak öldürülen Uğur Kaymaz’ı hatırlayan ve hatırlatan, Diyarbakır’dan bir Kürt belediye başkanı:

"Uğurlar olsun, yolun Uğur’la buluştursun seni kardeşim Berkin. Artık melekler yoldaşın, cennet mekânın olsun. Kara kaşlı esmer çocuk..."

Rumeli kökenli bir MHP milletvekili: 
"Bir anne daha evladını yitirdi. Ülke ise yüreğindeki prensini. Melekler yoldaşın olsun."

İstanbul’da ana muhalefet belediye başkan adayı:

"Küçük Prens’i kaybettik..."

İzmir’den bir belediye başkanı:
"Kara gözlü güzel çocuk. Türkiye seni hiç unutmayacak."

Gezi’nin simgelerinden Beşiktaş Çarşı taraftar grubu:
"Çocukluğumuzu kaybettik..."

İlahi bir rastlantı mı, kaderin vicdanları acıtan bir cilvesi mi, bilmiyorum ama Hrant Dink’in katlinde rol oynayan isimlerin hemen tümünün, Malatya’daki utanç verici Zirve Kitabevi katliamının tüm faillerinin sokağa salındığı günün ertesinde, 269 günlük yaşama tutunma savaşından vazgeçti Berkin Elvan.

Bir şey mi anlatmak istedi acaba yaşama veda zamanlamasıyla?

Çocuğunu dünyaya getirdiği anda, eşinin faili meçhulle öldürüldüğünü duyan bir milletvekili ama her şeyin öncesinde bir anne, "Ama susacağım Berkin. Susmak sözümü büyütür. Söyleyemediğim her şeyi büyütür. Susmak erdemdir. Susacağım" diye yazmıştı.

Berkin Elvan’dan başka bir şey yazmak gelmedi içimden. Şu son birkaç gün içinde olan-bitene bakıp, belki şöyle yazmak da gerekirdi:
"Yazmamak yazıyı büyütür. Yazmadığım, yazamadığım her şeyi büyütür..."

Bu yazı 1196 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

Web Analytics
http://addurl.nu z35W7z4v9z8w