Anayasal diktatörlük
  • Reklam
Emre Kongar

Emre Kongar

Anayasal diktatörlük

Türkiye, demokratik rejimi yerleştirmeye çalışırken, bir ara “Anayasal Vatandaşlık” kavramı gündeme gelmişti: 
Anayasal vatandaşlık” kavramı, aslında zaten anayasada güvenceye alınmış haklara gönderme yaparak, “Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı” kimliğinin, bütün öteki dinsel ve etnik kimliklerin üzerinde olduğunu vurgulamak için kullanılıyordu... 
Böylece, etnik ya da dinsel kimlik farklılıklarından doğan sorunların önüne geçileceği umut ediliyordu. 
Ayrıca Avrupa Birliği yolundaki ülkede, ilerisi için de bir “Avrupa Vatandaşlığı” hedefi vurgulanıyordu.

***

Ne yazık ki bugün bu “Anayasal Vatandaşlık” anlayışının üç ayağı dasakatlandı ve elbette kavram da tedavülden kalktı: 
Etnik kimliğin aşılması umudu, Kürt kökenli politikacıların terörle suçlanması sonucunda bitti... 
Dinsel kimliğin aşılması umudu, Fethullah Gülen Cemaati mensup ve sempatizanlarının terör örgütü üyesi sayılmalarıyla ve iktidarın, Ateist, Zerdüşt, Gâvur gibi sıfatları, siyasal eleştiri olarak kullanmasıyla son buldu... 
Avrupa Vatandaşlığı beklentisi ise AB ile köprülerin atılması sonucunda, en azından şimdilik, hayal oldu!

***

“Anayasal Vatandaşlık” kavramı rafa kalkınca, “Tuvalet kâğıdımız kalmadı,zımpara kâğıdı verelim mi” diyen bakkal öyküsündeki gibi, “AnayasalDiktatörlük” kavramı gündeme geldi: 
Şimdi yasama, yürütme ve yargı erklerine egemen olan bir başkanlık yönetimi, yani açıkça diktatörlük kuran bir “Cumhurbaşkanlığı Rejimi”, “Türk UsulüBaşkanlık Rejimi” olarak önümüze getiriliyor. 
AKP/Erdoğan iktidarının söylediklerine bakılırsa, rejim zaten fiilen böyle işliyor, yaptıkları sadece bunu anayasal hale getirmek... 
Burada yine kendilerinin belirttiği küçük ama önemli bir ayrıntı var: 
Bugünkü rejim, anayasanın öngördüğü “Parlamenter Demokrasi” değil, yani aslında bir “Sivil Darbe” yaşanıyor; yapılacak değişiklikle bu “Sivil Darbe” “Anayasal Diktatörlük” haline getirilecek ve meşrulaştırılacak!

***

AKP/Erdoğan iktidarını bugünkü gücüne beşli bir ittifak taşımıştı: 
AKP/Cemaat/ABD/AB/Kendilerine “Liberal-sol” diyen enteller. 
Oysa, iktidar bu dört müttefikini de artık yitirmiş durumda... 
Onların yerini MHP ve Vatan Partisi almış görünüyor; ama gerek MHPgerekse Vatan Partisi bu ittifak sonunda kan kaybediyor! 
Bütün medya, üniversiteler, haber ve bilgi kaynakları sansür ve baskıaltında olduğu için toplumun gerçek eğilimleri şu sırada pek fark edilemiyor... 
MHP’yi ve Vatan Partisi’ni eriten bu yeni ittifak, acaba “Anayasal Diktatörlük” rejimini getirmeye yetecek mi, bilemiyoruz!

Bu yazı 949 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

Web Analytics
http://addurl.nu z35W7z4v9z8w