Bugün Olmasa da, Yarın Mutlaka…
  • Reklam
Güler Karakurumer

Güler Karakurumer

Bugün Olmasa da, Yarın Mutlaka…

Her birimiz yaşam mücadelesi veriyoruz. Kariyerimiz, statümüz, geleceğimiz, ailemiz ve çocuklarımız için çalışıyoruz. Ayrıca her türlü zorluğa göğüs geriyor, çaba ve gayret gösteriyoruz, ancak ülkemizin içinden geçtiği zorlu süreçte acı kayıplarla sarsılıyor, moralimiz bozuluyor, duygusal yönden örseleniyoruz ama tepkilerimizi yeterince gösteremiyoruz.

Dağılan aileler, sönen ocaklar, babasız kalan parçalanmış yuvalar ve ayakta kalanların yaşam mücadeleleri kabullenilmeyecek olaylar olurken neredeyse bu tür haberlere alışıp vah vah, tüh tüh deyip üzülüp geçiyorsak, “Bana dokunmayan yılan, bin yaşasın” mantığıyla yaşıyorsak, duyarsız insanlardan oluşan bir toplum oluruz ki en tehlikelisi de budur.

Son zamanlarda gittikçe artan duyarsızlık gencinden yaşlısına kadar birçok kişiyi tutsak etmiş, adeta bulaşıcı bir hastalık gibi büyük, küçük herkeste bir duyarsızlık, ciddi biri suskunluk hakim. Sustukça, göz yumdukça, insanların insan olduklarının unutulduğu bir tablo ile karşı karşıya kalıyoruz.

“Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” mantığı ile yaşayanlar unutmasınlar ki! Bir gün sıra herkese gelebilir. “Bugün olmasa da yarın mutlaka” yanlışlara göz yuman, susan kendi hakkı yenmediği sürece asla görmeyen, duymayan, tepki vermeyen sanki olumsuzluklar yaşanmıyormuş gibi hayatlarını devam ettiren insanlara insan demek mümkün müdür? Bence duyarsızlık, ilgisizlik, kayıtsızlık insana özgü olmayan davranışlardır. Toplumda duyarsızlığı yaşam şekline getirmiş, kendilerine küçücük bir dünya kurup, kendi dünyalarında yaşayan birçok insan vardır ve bu yaşam şekillerini değiştirmek istemezler. Çünkü, yaşamın sorumluluklarını üstlenmek onlara ağır gelir.

Karanlıkta el feneriyle ne aradığını soranlara, “insan arıyorum” diyen düşünüre hak vermemek mümkün mü? Arsız, vefasız, bencil bu dünyada insan gibi insan olabilmek ve insan kalabilmek için yanlışlar, hatalar, eksiklikler, sıkıntılar ve acıların olduğu yerde susmamak, ilgilileri zamanında bilgilendirmek, çözüm önerilerinde bulunmaktan çekinmemeliyiz. Oysaki “Dünyayı ben mi değiştireceğim” “Durduk yerde başımı niye ağrıtayım” düşüncesiyle çevrede, ülkede olup bitenlere aldırış etmeyen, dünya yansa umurunda olmayan insanlara “Gözlerini kapatan, sadece kendisine  gece yapar” diyorum.

Şikayetlerimizi, olumsuzlukları, tepkilerimizi yetkili makamlara bildirmeliyiz. Bilinçli, örgütlü, birlikte hareket etmeliyiz. Ben, doğru bildiklerimiz yazmak, yapmak, olabildiğim, kalabildiği kadar insan kalmak istiyorum. 

Bu yazı 1926 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

Web Analytics
http://addurl.nu z35W7z4v9z8w