Hayatın İçinde Olabilmek…
  • Reklam
Güler Karakurumer

Güler Karakurumer

Hayatın İçinde Olabilmek…

Etrafımızdaki insanlarla bir şeyleri paylaşabilmek, onlara güvenmek, onları anlamaya çalışmak onların görüş ve önerilerinden faydalanmak, onların eleştirilerini kabul etmek, hayatın içinde olabilmek çok önemlidir. Kalabalıklar içinde yalnız yaşamamak, yalnız kalmamak için kapıyı değil, kalbi çalanlardan olmalıdır. İşi olunca kapıyı çalan işi bitince ilişkiyi kesen insandan fayda gelmez. Önemli olan hiçbir menfaat beklemeden hatırlamak, kalbe dokunmak, sevmek ve kalpte yer almak, iz bırakmaktır.

Bulunduğumuz toplumda olanlara duyarsız kalmak toplum değerlerini önemsememek, özgüven eksikliği ve eleştiri kabul etmemek, kıskançlık, taklitçilik, yıkıcı rekabet duyguları, derin ve saygılı ilişkiler kuramamak, kişilerden uzak durmak, aşırı şüpheci olmak, endişe ve çaresizlik içinde kıvranmak, , yaşama sevincinin yitirilmesi çatışmalar insanı yalnızlığa iter.  Eğer bencil ve çıkarlarımızı ön planda tutup, ikiyüzlü davranırsak, insanları işimize geldiğinde arar sonrasında unutursak yalnızlığa mahkûm olmayı hak ederiz. Kendini ifade etmek istediğinde kendini anlatabilecek birini bulamamak kadar acı bir olay olabilir mi? Şemsi TEBRİZİ der ki; ‘’Hayatta her şey olabilirsin, fakat önemli olan hayatın içinde insan olabilmektir.’’ İnsanlığın gereği de insan gibi davranmaktır. Unutmayınız ki, İyi niyetli olmak, samimi ve içten davranmak, sevgi ve hoşgörü ile yaklaşmak, değer vermek, takdir ve teşekkür etmek, tatlı dilli olmak insanların gönüllerini fethedip, kalplerinde yer eder.

Eğer yüreğiniz ve beyniniz aynı dili konuşmuyorsa mutluluk ve huzur olmaz. Hâlbuki günlük yaşantımızda beyin hep önde gidiyor. Bu nedenle menfaatçilik, kısa vadede kazanıyor gibi gözükse de uzun vadede kaybettiriyor. Hep bu çıkar çatışması ve bencillikten dostlarımızı kaybetmiyor muyuz? Eğer dostunuzun kalbinden çıkmayı başardıysanız, onu kırdıysanız, ne yaparsanız yapın kaybolmaya mahkûmsunuz. Çünkü menfaatiniz uğruna artık o kalpte yer bulmak sizin için imkânsızdır.

Aynı dilden, aynı frekanstan, aynı gönülden konuşacak insanı bulabilmek insanın yalnızlığını giderir. İyi niyet, samimiyet, şeffaflık varsa o zaman her ne kadar fikirler ayrı olsa da yalnızlık olmaz.

Söz ve davranışlarla kalp kazanılabilir ve orada yer edinebilirsiniz. Ünlü Mevlana der ki; ‘’Verdiğin her şey senin olur.’’

Etrafımızdaki kişilerin konuşmaları, tebessümleri o kadar yapmacık ki genellikle gülüp geçiyorum. Çünkü bunlar günü yaşayan, selamlaşmadan öteye geçemeyen kişiler ve durumlardır.

Hayatın içinde olabilmek, kalıcı dostluklar edinebilmek, sevmek sevilmek, saygı duyulmak, takdir edilmek, güven duyulan ve gönüllerde olabilmek bana göre dünyanın en güzel mutluluğudur.
Sevgilerimle…

Bu yazı 2547 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

Web Analytics
http://addurl.nu z35W7z4v9z8w