Antikçağın Altın Kenti, EFES
  • Reklam
Güner Çetin

Güner Çetin

Antikçağın Altın Kenti, EFES

Geçen ay Selçuk kentiyle başlayan Ege turumuz devam ediyor. Şimdi artık antik Efes kentini dolaşmaya başlayabiliriz…

Ören yerinin iki girişi var, biri Kuşadası yolundan, diğeri ise Meryem Ana’ya çıkış yolundan. Magnesia kapısından girince önümüze Doğu Gymnasion’u çıkıyor.

Hamamı, palaestrası(Güreş ve beden eğitimi yapılan yer), geniş avlusu ve ders salonları , daha ileride de iki çeşme kalıntısı görülüyor. Devam edildiğinde Devlet Agorası’na varılıyor. Agora’nın ortasında Mısır Tanrıçası Isis adına yapılmış tapınağın temelleri fark ediliyor.

Bazilikanın kuzey yönünde odeion (müzik salonu) bulunuyor. Odeion’dan batı yönüne ilerlendiğinde üç taraflı sütunlu avlu ile çevrili iki küçük tapınak, Augustus ve Romanın kurucu Tanrıçasına adanmışlar. Efes Müzesindeki iki Artemis heykeli buradan çıkarılmış.

Agora’nın yan tarafında sekiz basamaklı tapınak İmparator Domitian için yapılmış. Tapınağın terasının doğusunda dükkanlar sıralanmakta. Buradaki meydan Domitian yolu ile Küretler caddesine bağlanmakta. Yolun üzerinde kemeri görülen anıtsal çeşme ile Gaius Memmius anıtı yer almakta.

Eğimli cadde olan Küretler’den aşağıya inildiğinde önemli bir yapı, Hadrian Tapınağı ile karşılaşılır. Tapınak yıkıldıktansonra restore edilmiş. Asılları müzede olan iç duvardaki dört kabartma kopyadır. Hadrian Tapınağı karşısında, Bülbül Dağı eteklerinde zenginlere ait yamaç evleri de restore edilmiş haliyle görülür.

Mozaikler, freskler ve heykellerle süslenmiş bu süslerin bir kısmı da burada. Evlerin alt kısmında anıt mezar ve Bizans Çeşmesi kalıntıları bulunuyor.

Küretler caddesi ile bugün bile güzelliğini gördüğümüz mermer caddenin keşistiği yerde 1 yy’da yapılıp V. yy’da restore edilmiş Aşk Evi kompleksi yer alıyor. Mermer caddenin başında Efes antik kentinin en görkemli yapılarından biri hatta en güzeli iki katlı Celsus Kütüphanesi yer alıyor. İS 110-135 yılları arasında inşa edilen kütüphanenin zamanında 14 bin kitaba ev sahipliği yaptığı düşünülüyor.

Günümüzde sadece ön kısmı ayakta kalan bu yapının aslında üç katlı olduğu, rulo halindeki el yazmalarının üçüncü kattaki galerilerde saklandığı sanılıyor.

Hellenistik dönemde yapılmış Ticaret Agorası ve Serapis Tapınağını da gördükten sonra, yine bu döneme ait ihtişamlı bir tiyatro ile karşı karşıyayız. Bu göz kamaştırıcı tiyatroda günümüzde de konserler verilmektedir. Tiyatro tarafında kısmen ortaya çıkarılmış olan Tiyatro Gymnasionu ve hamamlar uzanmakta. Arkasında Meryem Ana Kilisesi bulunur.

Kuşadası yolu tarafındaki kalıntılar Sarhoşlar Hamamı’na ait. Biraz daha ileride Neron döneminde yapılan stadion bulunur. Sonraki yapı Vedius Gymnasionu. Gymanision ve hamamı Efes’in en iyi korunmuş yapılarından biridir.

Roma’nın Küçük Asya eyaletinin başkenti, erken Hristiyanlık döneminin en önemli dini merkezi, ihtişamlı mimarisi yanında çağının en büyük bilim ve kültür merkezi Efes. 24 bin kişilik tiyatrosu, agorası, mermer ve liman caddeleriyle, kalıntılarıyla yaklaşık sekiz kilometre karelik alana yayılmış Efes kentini kısaca tanıtmaya çalıştım. Tabii ki Ege gezimiz burada bitmedi yola devam….

Bu yazı 1353 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

Web Analytics
http://addurl.nu z35W7z4v9z8w