Cunda'da balık olmak
  • Reklam
Güner Çetin

Güner Çetin

Cunda'da balık olmak

Balık ve deniz ürünlerine merakım malum...
Fangri diye bir balık var onun hastasıyım... 400 gramdan başlıyor, bir buçuk kiloya kadar çıkıyor...
Seyrek yakalandığı için pahalı biraz meret...
Sosyete işi yani...
O yüzden tatilden tatile yiyebiliyoruz... Ankara'daki balıkçı tezgâhlarında şimdiye kadar hiç rastlamadım...
Tavası ve ızgarası da güzel oluyor lakin!
Bu Fangri balığını işin erbabı, kiremitte bir yapsın!
Ah be arkadaş!
Ah be kardeşim!
Parmaklarınızı yemezseniz ben de hiçbir şey bilmiyorum...
***
Şimdi Cunda'da olmak vardı ...
Puslu, soğuk ve nemli bir Nisan ayı gecesinde aklıma gelene bak!
Oturacaksın sahilde ki lokantalardan birine, beyaz gömlekli bir garson yanaşacak yanına "siparişinizi alabilir miyim" diyecek...

Bak şimdi kendi kendime kurarken aklıma geldi!

Bu tarz yerlere giden adamlar racon bilecek biraz, içkiden, balıktan, mezeden anlayacak... Bu üçünden anlayanın her şeye zehir gibi kafası çalışır zaten.
Torik gibi "ne yiyebiliriz" ya da "siz ne tavsiye edersiniz" diye sormayacak!
Bu gibi durumlara şahit oldum ben birkaç kere...
Garson bütün iyi niyetiyle önerilerde bulunur...
Adam giderken!
"Çupra tavsiye ettiniz ama kılçığı karımın boğazına kaçtı, çok kılçıklıymış!"
Senin karın balık yemeyi bilmiyorsa garson ne yapsın?
Balık yediğimi var kadının!
"Siz bize kazayağı salatası önermiştiniz ama çok beklemiş sanırım..."

Bunları sınavla alacaksın lokantaya...
***
Bir de şarap gurmesi hemcislerim mevcut...
Şu şarap kadehini tutarken küçük parmağını havaya kaldıranlar var ya onlardan...
Hani şarabı tadacağım diye şap şap şap damağını birbirine vuranlardan...
Bilirsiniz! Ya rastlamışsınızdır, ya muhatap olmuşsunuzdur...
Anlasa yüreğim gam yemeyecek...(!)
Maksat ya bir adamın gözüne girmek veya şarap kültürümle ezerim kıvamında masadaki arkadaşlarına hava atmak...
"Ne içersiniz!"
"Şarap alayım lütfen!"
"Nasıl olsun?"
"Neleriniz var?"
"Kırmızı, beyaz, roze"
"Ay onları biliyorum ayol! Kırmızı ile beyazı karıştırırsan roze oluyor değil mi?"
***
Eskiden gelip giden çok olurdu, kimisi evdeki şaraplığı görünce, şarap muhabbeti açar, engin şarap kültüründen alıntılar yaparak, kalibresi hakkında bize ipuçları verirdi...
Etkilenirdik...
***
Cunda'da oturacaksın sahilde ki lokantalardan birine, beyaz gömlekli bir garson yanaşacak yanına "siparişinizi alabilir miyim" diyecek...

Hafif meltem olacak, sen meltemi yakalayıp saçları okşamayı planlarken, o senden önce davranacak, garson öksürecek kendini hatırlatacak...

Gözlerini kızlar manastırına dikecek, masanın altında gezinen kedileri görmeyeceksin...

 

Bu yazı 1453 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar