Konya'ya Gitme Zamanı
  • Reklam
Güner Çetin

Güner Çetin

Konya'ya Gitme Zamanı

Mevlana, Anadolu’ya o zaman ki şartlarda yedi ülkeyi aşarak yaklaşık 26 yıl süren çok uzun bir yolculuğun ardından ulaşmış ve Konya’da yaşamaya karar kılmış. Siz peki! Hala Mevlevilerin kentini görmediniz mi? Haydi o zaman birlikte keşfedelim…

“Gel, gel; ne olursan ol, yine gel,

Kafir, putperest, Mecusi olsan da, yine gel

Bizim dergahımız ümitsizlik dergahı değildir,

Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da, yine gel.’’

Mevlana’nın bu çağrısına kulak verelim ve öncelikle Mevlevilik tarikatının kurucusu Mevlana Türbesi’ni ziyaret edelim. Türbe tarikat okulunun yanında. Bu yapı müzeye çevrilmiş. Müzenin en dikkat çekici bölümü Mevlana ve oğlu Sultan Veled’in kabirlerinin bulunduğu Yeşil Kubbe. Müzede Mevleviliğe ait eserler, müzik aletleri, hat ve kumaş örnekleri ile halılar sergilenmekte. Mevlana müzesine bağlı olarak, 9116 basma ve 3705 el yazması eserin bulunduğu bir kütüphane var. 10-17 Aralık günleri arasında Uluslararası Mevlana Anma Törenleri (Şeb-i Arus) yapılıyor. Mevlana ölümünü yeniden doğuş olarak kabul ediyordu. Onun için Mevlana ölüm gününe düğün günü veya gelin gecesi anlamına gelen “Şeb-i Arus’’ diyordu ve dostlarına ölümünün ardından ağlamamalarını vasiyet etmiş. Bu nedenle her yıl Aralık ayında yapılan törenler bir yas merasiminden çok bir düğün havasında geçiyor.

Mevlana ile ilgili bu kısacık bilgiden sonra geniş Konya ovası üzerine kurulu kente dönelim. Bu kentin caddelerinde en dikkat çeken bisiklet ve motosikletlerin çokluğu. Motosiklet bir aile aracı olmuş. Bir tanesinin üzerinde 3-4 kişi çoluk çocuk ailece geziyorlar.  Ayrıca ilk hafif metro da Konya’da yapılmış, kenti boydan boya kateden metro ulaşım problemini halletmiş. Ankara’dan da hızlı trenle fazla zaman harcamadan bu kente ulaşılıyor.

Konya’nın içinde sayfiye görünümünde Meram semti, sıcak yaz günlerinde esintisiyle insanları rahatlatıyor. Güzel bahçeli evler, düzgün cadde ve sokakları ile modern bir semt. Eskiden tümüyle bağlık olan semtte tarihi bağların bir kısmı günümüzde de var. Çay bahçeleri, lokantalarıyla insanların rağbet ettiği bir yer.

Konya ve çevresinde Neolitik dönemden Osmanlı dönemine kadar birçok tarihi eser bulunmakta.  Arkeoloji Müzesi, Etnoğrafya Müzesi, İnce Minare Taş ve Ahşap Eserler Müzesi, Sırçalı Medrese Mezar Anıtları Müzesi, Koyunoğlu Şehir Müzesi, Yazma Eserler Kütüphanesi, Atatürk Müzesi, Karatay Çini Eserler Müzesi’nde çeşitli eserler sergilenmekte.  Alaaddin Camii ve Şemsi Tebrizi Türbesi’de görülmesi gerekir.

Türkiye’nin üçüncü büyük Gölü’nün Konya’ya 90 km uzaklıkta olduğunu biliyor musunuz? Haydi Beyşehir Gölü’nü de görelim… Göl alanında 30 kadar ada bulunuyor. Hacı Akif Adası dikit ve sarkıtlar bulunan mağaraları ile ilgi çekici. Yenişarbademli tarafında kıyıdan 3 km. açıkta Kızkalesi adacığında tarihi kalıntılar görülmekte. Sazan, çiçek baliği, sarıbalık, çamurcu, Tatlısu levreği gibi çeşitli balık türleri bulunur. Göl çevresinde Beyşehir Kalesi, Aladdin Keykubat’ın yazlık sarayı Kubadabad kalıntıları, Taş Medrese, Çifte Hamam, Kubad-Abad Saray ve Köşkleri, Kız Kulesi ve Beyşehir Köprüsü tarihi ve turistik merkezlerdir.

Beyşehir-Akseki yolunun 45. Km.sinde Çamlık köyünde Çamlık Mağaraları olarak anılan bir dizi mağara bu yörede. Bu mağaralar Uzunsu Deresi ile birbirine bağlı. Yerin altında giden dere Değirmen vadisi’nde yeryüzüne çıkar. Birkaç yüz metre sonra Değirmenini Mağarasına girer. 300 metre kadar giden dere Suluin Mağarası’na girer. Özellikle Suluin Mağarası gölüyle görülmeye değer.  Kaplıcalara gidilmek istenirse Konya-Akşehir yolu üzerinde Ilgın Kaplıcaları’nın suyu çeşitli hastalıklara iyi geldiği söyleniyor. Bunların dışında görülecek da birçok yerler var. Kızıldağ Milli Parkı, Karaman- Taşkale, Çatalhöyük, Akşehir…

Konya denince aklımıza ilk olarak Mevlana ve onun öğretileri gelir.

Yeryüzündeki savaşların anlamsızlığını bundan yüzlerce yıl önce keşfeden Mevlana insanları dinleri, ırkları, dilleri üzerinden değil, insan olmayla seven bir düşünür. Ancak günümüzde unutulan hep lafta kalan bu öğretileri hiçbir zaman unutmayalım ve sadece unutmamak değil uygulayalım. Sevgi, hoşgörü, farklı olana kucak açma gibi…

Hoşgörüyle, güzellikleri görerek gezelim…

Bu yazı 1582 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar