Milli Mücadele'nin Kilit Noktası Afyonkarahisar
  • Reklam
Güner Çetin

Güner Çetin

Milli Mücadele'nin Kilit Noktası Afyonkarahisar

Büyük Taarruz, Afyon cephesinde başladı. Yunan kuvvetlerinin bozguna uğratıldığı şehir. Konya, Ankara, Bursa, Eskişehir, İzmir, Antalya ve Denizli istikametinden gelen karayollarının kesişme noktasında. Bu nedenle buradaki tesisler oldukça ünlü. Trafiğin yoğun olduğu bu yerde siz de en az bir kere  uğramış, bu şehir ile bütünleşmiş kaymağın, lokumun, sucuğun ve tabii ki de ekmek kadayıfının tadına bakmışsınızdır.

Kent merkezinin ortasında sarp bir kaya üzerine kurulmuş kale de eminim dikkatinizi çekmiştir. Kale'yi biraz tanıyalım.  Kale'nin iç bölümüne Kız Kulesi deniyor. Burada; mescit ve saray, erzak ambarları, cephanelikler ve su sarnıçları kalıntıları görülür.  Kale'ye, kayaya oyulmuş merdivenlerle çıkılır.

Kent merkezinde görebileceğiniz fazla bir şey yok. Ancak, İscehisar ve İhsaniye ilçeleri arasında kalan bölgelere geldiğinizde şaşırabilirsiniz. Çünkü kendinizi Kapadokya da zannedebilirsiniz.  "Büyük Frigya" diye adlandırılan bu bölgede peribacalar, Bizans ve Roma dönemine ait kaya yerleşimleri ve mezar odalar ile Frig kaya anıtları yer almaktadır.

Yine İhsaniye'nin yakınlarında Aslankaya kabartması ve Aslantaş görülür. Aslantaş'ın ön yüzüne bir kapı boşluğu açılarak mezar odası yapılmış, kapı boşluğunun her iki yanına da kükremiş iki heybetli aslan ve ayakları altında da birer yavru aslan kabartması yapılmış. Mezar odası; üçgen tavanlıdır, sol tarafta, ölüyü yatırmak için sedir bulunan küçük bir oda yer alır. Ne yazık ki, Aslan'ın baş ve bir ayak kabartması günümüze kadar gelebilmiş.

Aslantaş'ın batısında da Yılantaş yer alır. Anıt parçalandığı için kirişler görülür. Kapıda birbirine sarılan iki yılan kabartması ile kapının iki yanında mızraklarıyla yılana saldıran iki savaşçı, bugün ters dönen kayanın altında olduğundan görülemiyor.

İhsaniye-Ayazin Köyü de, Frigler döneminden beri yerleşim yeri olarak kullanılmış. Roma ve Bizans dönemlerine ait oyularak yapılmış aile ve tek kişilik kaya mezar odaları, kiliseler ve kaya yerleşimleri bulunmakta. 
Kayalıklar bu yazdıklarımla sınırlı değil. Kapıkaya, Sarıçayır, Seydiler Kalesi ve Kırkinler Kayalığı, Şuhut Kayalığı da bulunmaktadır. Ancak bu kadar yer verebildim.

Emekli olduktan sonra, günümüzde moda olan kurslardan biri olan mozaik kursuna kısa bir süre gitmiştim ve kırarak, ince ince işleyerek yaptığım ve ilk denemem olan tablo'yu Siteler'e götürüp masa yaptırtmıştım. Kendi emeğim olduğu için de masamı çok seviyorum.  Ama kırarak yaptığımdan iki ay kolum ağrımıştı, hâlbuki benim taşlarımın kimisi daha kolay, kimisi de daha zor kırılıyordu. Kaya da değildi.  Onun için, bu bölgeye daha çok hayran kaldığımı ve taşı sanata dönüştüren, bu insanlara saygı duyduğumu belirtmek isterim.

Şimdi de insan elinin oyduğu kayaların dışında doğanın gücü mağaralara yönelelim. Şehrimizin birçok yerinde kendine özgü gizemleriyle araştırılmayı bekleyen mağaraları var. Bunlardan Buzluk Mağarası, Sultan Dağlarının zirvesinde sadece yaz sıcağında buz eritiyor.

Mağaranın ağzında serin hava, aşağıya doğru inildikçe daha da soğuyor ve girişin 5 metre aşağısından itibaren buzlanma görülüyor.

Afyonkarahisar'la bütünleşen bir özellik de termal turizmdir. Yılın tamamı boyunca termal turizm canlılığını korumaktadır. Bu ay bu şehre yer vermemin önemli nedenlerinden biri de kaplıcalarıdır. Bu mevsimde ve soğuklarda gidebileceğimiz, sıcacık sularda dinlenebileceğimiz, en azından hafta sonundan faydalanabileceğimiz yakın bir yer.

Sandıklı ilçesinde yer alan kaplıcaların, termal suyu, romatizma nevralji, siyatik, kadın hastalıkları, ruhi yorgunluklar, böbrek ve taş düşürülmesi gibi daha birçok rahatsızlıklara faydası olduğu söylenir.

Bolvadin de Heybeli Kaplıcası vardır ki, tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Buradaki termal su da romatizmal ve sindirim sistemi hastalıklarına iyi geldiği belirtilir. Afyon-İzmir karayolu üzerinde olan İkbal Termal Otel, Kütahya karayolu üzerinde olan Termal Resort Oruçoğlu Otel ve daha birçok tesisler bulunmaktadır, bu ilimizde.
Tarih boyunca birçok medeniyetlere ev sahipliği yapmış Afyonkarahisar, doğudan-batıya ve güneyden kuzeye tüm geçişlerin yapıldığı ve konuklarını ağırladığı misafirlerine kucak açmaktadır.

Nazım Hikmet dizelerle,  Büyük Taarruzu anlattığı şiirinden bir bölümle bitirelim.

Sarışın bir kurda benziyordu
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu.
Bıraksalar
İnce, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe'den Afyon ovasına atlayacaktı.

Bu yazı 1763 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar