Selçuk'tan Şirince'ye
  • Reklam
Güner Çetin

Güner Çetin

Selçuk'tan Şirince'ye

Ege’nin Hazineleri olan Selçuk ve Efes antik kentlerini gezdikten sonra, tarihin uzak geçmişlerine düşsel yolculuktan sonra bir başka düşsel yolculuğa devam edelim…

Küçük Menderes Nehri, Selçuk ilçe topraklarını suluyor; merkezin yaklaşık dokuz kilometre batısında, Pamucak sahilinde Ege’yle buluşuyor. Küçük Menderes denize dökülmeden önce kıvrımlar yaparak göller, sazlıklar, yoğun ılgın ormanları, sulak çayır ve bataklıklarla kaplı vahşi bir alandan geçiyor.

Küçük Menderes Deltası’ndaki Çatal Gölü de Selçuk ilçe sınırları içinde. Ege Denizi’yle bağlantısı bulunan gölün çevresi tamamen sazlarla çevrili ve manzarası çok güzel.

Selçuk’un yanı başında 8 km sonra son yılların tatil beldesi Şirince’yle büyülü yolculuğumuz sürüyor. Şehir kalabalığından bunalan doğasever tatilciler için gerçek bir cennet olan Şirince’ye dar, kıvrımlı bir dağ yoluyla ulaşılıyor. Zeytinliklerle çevrili çanak biçiminde bir vadinin yamacında kurulu. Bu şirin küçük yerleşim yerinde Safranbolu tarzı köprülü evler özgün mimari dokusunu aynen korumuş.

Vadiye sırtınızı dönerek köy içinde küçük bir tura başlanabilir. Taş döşeli dar sokaklardan yürüdüğünüzde ilginç mimari örnekler size nostaljik bir atmosfer yaşatır. Motor gürültüsü, korna sesi, bağıran satıcılar… burada yok.

Burada huzur, geride bıraktığınız yorgunluğu unutturacak dinginlik var. Eski bir Rum Köyü olan Şirince iki yamaca yayılmış. Kimse kimsenin önünü kapatmamış. Yani alışık olmadığımız saygı ile kurulmuş. Herkes penceresinden ovanın, karşı tepelerin yeşiline, geceleri ay ışığına dalabilir.

Köyün iki kilisesi ayakta. Saint Jean Kilisesi bir köy evinin bahçesinde kalmış. Kilisenin içi tertemiz, ev sahipleri ilgileniyor. Köy girişindeki Aziz Dimitrios Kilisesi ise bir dönem cami olarak kullanılmış. Kapısı, çatısı ile ayakta ama iç süslemeleri büyük ölçüde yok olmuş. Kilisenin altından yeni caminin arkasındaki meydana iniliyor veya ileriden dere yatağından karşı mahalleye geçiliyor.

Çarşısı da renkli mi renkli. Danteller, iğne oyaları ve elbette şarapla zeytinyağı. Şiriceliler güzel şarap yapıyorlar, her dükkanda, her evin önünde satılıyor. Zeytinyağı da bir başka.

Şirince Efes ve Selçuk’a çok yakın. Meryemana Kilisesi, Yedi Uyuyanlar, Artemis Tapınağı, Antik Efes kenti sadece 6 km uzaklıkta. Denizden yaralanmak isteyenler içinse Pamucak sahili 9 km mesafede.

Tarihin içinde yorucu bir yolculuktan sonra zeytin, şeftali, mandalina ağaçları arasında hoş bir görüntüyle karşılanırsınız. Bu karşılamayı taş ve ahşap kullanılarak yapılan çok sayıda penceresiyle dikkat çeken evler, Arnavut kaldırımlı sokaklar, köy meydanındaki koca çınar ağacı tamamlar.

Köyü gezmenin en iyi yolu sokaklarında rastgele dolaşmak. Her girilen sokakta ayrı bir güzellik bulmak… Pencerelerin güzel işçiliği, elişi perdeleri, ev sahiplerinin şarapları, kadınların el emekleri, köy restaurantları, gözlemeleri… keşfederek ayrıntıları kaçırmamak.

Adı gibi güzel, sessiz ve sakin, havası serin, dağ yamaçlarından akan suları, taze sebze ve meyveleri, hele de incirini tattıktan sonra ayrılmak istemeyeceğiniz bu yere öncelikle gelin derim…

Bu yazı 1399 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

Web Analytics
http://addurl.nu z35W7z4v9z8w