Büyük hayalleri olan insanlar büyük insanlardır
Reklam
Reklam
Merve Aksu

Merve Aksu

Yelken

Büyük hayalleri olan insanlar büyük insanlardır

Bu hafta kendini geliştirmenin, hep bahsettiğim "yeni bir ben" yaratmanın en kolay ve en etkili yöntemlerinden biri olan hayal kurmaktan, ( yaratıcı imgeleme) yani canlandırma tekniğinden söz edeceğim...

Bu haftaki hikayemiz Hindistan'dan...

"Kamburundan utanan ve halkın içine çıkamayan Hintli bir prens, bir gün heykeltıraşını çağırarak, ondan kamburu yokmuş gibi bir heykelini
yapmasını ister. Daha sonra bu heykeli sarayın kuytu bir yerine koydurur. Ve her gün oraya gidip kendisinin de bir gün böyle olacağını hayalinde canlandırır. Zaman geçtikçe prens kamburunun düzelmeye başladığını ve bir yıl geçtikten sonra da kamburunun tamamen ortadan kalktığını görür."

Hayal gücünü kullanarak, isteklerine, hedeflerine ulaşmak, ve korkularımızdan arınmak için prens veya prenses olmamız gerekmiyor...

İnsan doğasının en doğal gücü olan hayal kurmak ne yazık ki bizim eğitim sistemimizde pek rağbet görmeyen bir konu.  Hatta hayal kurmayı köreltici bir eğitim sistemimiz olduğunu da rahatlıkla söyleyebilirim. Sıradan  ve standart yetişkinler oluşturmayı besleyen, ezbere dayalı eğitim anlayışında ne yazık ki hayallere yer yok. Bana göre , "gelişmekte olan ülkeler" barajını aşıp "gelişmiş ülkeler" sınıfına geçemeyişimizin ve sürekli kırık not alışımızın temelindeki uzun soluklu etkenlerden biri. Çünkü yaratıcı gücümüzü besleyen, büyüten hayal kurma yeteneğimiz, daha çocukluktan itibaren köreltiliyor.

Hayal kurmak konusunda ilk yanlış kodlamaları aileden alırız."Boş hayaller kurma! ","Hayal dünyasında yaşıyorsun" gibi uyarılarla hayal kurmanın, gereksiz ve zaman öldürücü, hatta "ruhsal zayıflık", "çocukluk" olduğu işlenmiştir, bilinçaltı kodlarımıza. Çünkü "hayal kurmak" konusunda çok genel ve çok yanlış bir anlayış vardır. "Hayal kurmak" gerçekleşmesi mümkün olmayan durumların zihinde tasarlanmasıdır. (sadece bu kodlama insanın kendini sınırlaması ve yaratıcılığını yok etmesi için yeterli)

Büyük hayalleri olan insanlar, büyük insanlardır ve büyük başarılara imza atarlar.

Sanmayın ki hayal kurmak, tembellerin işi, bilakis büyük hayal sahipleri, küçük hayaller peşinde koşanlara göre, çok daha fazla çalışırlar. Çünkü onların bir hedefi vardır.

Kuşkusuz bu gücü en iyi kullananlardan olsa gerek EİNSTEİN "Hayal gücü bilgiden önemlidir" demiştir.

Ve biliyoruz ki, şu an aklınıza gelebilen her buluş, her ürün, hemen her başarı bir hayalperestin eseri.

Bill Clinton'ın lisedeyken arkadaşlarıyla bir sohbetinde, "ABD Başkanı" olacağını söylediğinde, arkadaşları bu hayalpereste gülmüşlerdi...

Her zaman inanarak savunduğum, benim için bir bilginin kabulü için o bilginin mantıksal bir dayanağı olması gerekiyor.

Hayal kurmanın etkenliğinin dayanağı ise; yine bir bilinçaltı özelliğinden geliyor. Bilinçaltı gerçek ile hayali birbirinden ayırt edemediği için kurulan hayali gerçek gibi bilinçaltına, bilgi dağarcığına atıyor. ( bilimsel olarak hayal kuran kişinin beyin grafileri çekilerek kanıtlanmış) Dolayısıyla ideallerimizle, hedeflerimizle ilgili hayallerin, bilinçaltında yer etmesini sağlayabiliyoruz. Böylece bilinçaltı çekim gücüyle,hayallerin gerçekleşmesi için  gereken tüm  kişileri ve durumları çekerek, hayallerin yaratıcı sürecini işletmeye başlıyor.

Anthony Robbins bu konuda "Yeterli duygusal yoğunluk ve tekrarla sinir sisteminiz bir şeyi gerçek olarak algılar - o şey henüz olmamış olsa bile- diyor.

Hani karşılaşmışızdır, hayalperest insanlarla, hatta belki de küçümsemişizdir, hayalperestliklerini  Meğer küçümsenmesi gereken körü-körüne yaşayan gerçekçilermiş. Ben de işte o şanssızlardan biriyim. Çocukluğumda hayal kurduğumu pek hatırlamıyorum. Her zaman hedeflerim vardı ama hayallerim yoktu. Yani kelimenin tam anlamıyla gerçekçilerdendim.

Hayat bazılarına kök söktürür ya, istediğiniz bir şeyi en zor ve en uzun yoldan söke söke alırsınız. İşte hayal kurmayan gerçekçiler de genelde hedeflerine böyle ulaşırlar.  (yaşadıklarımdan, çıkardığım sonuçlarla, doğruluk payı çok yüksek)

Hayal kurmanın diğer yan etkilerinden de söz etmek gerek.

Kanada'daki bilim adamlarının yaptığı ve  "Proceedings of the National Academy of Sciences" dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre hayal kurmanın beynin birçok bölümünün işlevini artırdığı ortaya konulmuş.
Araştırmada, bir kişi düşüncelere daldığında, beynin karmaşık sorunların çözülmesini sağlayan bölümlerinin işlevinin yoğun bir şekilde arttığı gösterilmiş.

Bu şekilde beyin gücünün de artacağı ifade ediliyor.  

Ege Üniversitesi Temel Bilimleri Fizyoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurselen Toygar'da unutmayı önlemek için neler yapılması gerektiğini anlatırken "Gündüz düşleri beyin yeteneğinin gelişmesinde işitsel, görsel ve eylemsel yöntemlere en büyük destektir ve bellek depolanmasını kolaylaştırır. Zihinsel aktivasyon, hızlı öğrenmenin önemli bir yoludur ve fiziksel çalışma kadar verimlidir." diyor.

Ayrıca stres yatıştırıcı ve depresyona karşıda olumlu etkileri nedeniyle psikolojik tedavilerde etkin olarak kullanılmaktadır.

Bu haftayı da GOETHE'nin bir sözüyle  noktalıyorum.

Hayal gücü ne ilahi bir armağandır.

Sevgi ve sağlık dolu bir hafta dileklerimle...

Bu yazı 299 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar