Uyandığın bir sabah, kesinlikle son sabahın olacak...
  • Reklam
Merve Aksu

Merve Aksu

Yelken

Uyandığın bir sabah, kesinlikle son sabahın olacak...

Delikanlının biri, vaktiyle,kitapları okudukça merakı artmış! Okudukça çok etkilenmiş. “Hay Allah” demiş. “Bu gerçekleri insanlar bilse, dünyada savaş, kavga, kargaşa  biter demiş. Boş yere insanlar  birbirlerini üzüp, kırıyorlar demiş. Bu yaşta bunları fark etmem çok iyi oldu diye düşünmüş.Benim şimdi esas işim bu bilgileri tüm dünyaya yaymak, insanlara işin gerçeğini açıklamak olmalı. Eğer insanlar bu gerçekleri fark ederse,her şey değişir, kimse kimseye zarar vermez, veremez, dünya güllük-gülistanlık olur,insanlar huzur içinde yaşar”… 

Derken düşmüş yollara,bir ülkeden, bir başka ülkeye başlamış dolaşmaya.
Gittiği her yerde insanlarla dostluk kurup,bildiklerini başlamış paylaşmaya!
Dinleyen buldukça anlatmış…

Yıllar geçmiş.Gel zaman git zaman,yaşı gelmiş yirmilerden otuzlara.. Düşünmeye başlamış.Geçen zamana şöyle bir göz atmış; bakmış ki sonuçta dünya yine aynı dünya, değişen hiç bir şey olmamış! Düşmanlıklarda, dostluklarda aynen eskisi gibi…

Sonra düşünmüş ki ülkeler değiştikçe,insanlar da değişiyor;her milletin farklı değer sistemi, farklı bakış açıları var. Bilip tanımadığım milletlere benim bu bilgileri anlatıp,bir şeyleri değiştirebilmem çok güç,en iyisi ben kendi memleketime emek vereyim diyerek başlamış bu kez,köy köy,kasaba kasaba gezmeye memleketini…

Her gittiği yerde, sohbetler etmiş,kitaplardan pasajlar okumuş...

Yaşı, gelmiş kırklara...Yine bakmış ki, kendi memleketinin insanları da çeşit çeşit. Her bir yörenin, farklı anlayışları var. Kime ne söylerse söylesin, kolay vazgeçemiyor insanlar bildiklerinden. Seven yine seviyor,söven yine sövüyor....

Yine “Hey hat” demiş. “Bu insanlara benim bir faydamın olması çok zor! Ben hiç olmazsa kendi eşime-dostuma yöneleyim. Bari onları değiştireyim, sevgi ve hoşgörü yayan örnek bir toplum olalım...” Bu arada kırklı yaşlar da kalmış geride, yine bakmış ki, her şey aynı… Derken,son çareyi bulmuş! Ben kimseden mesul değilim,kendi ailem ve çocuklarımdan başka diyerek,tüm bildiklerini çoluğuna, çocuğuna ve yakınlarıma başlamış anlatmaya… Başlangıçta her şey yolundaymış, yıllar birbirini kovalamış... Yaş ellilere varınca, şöyle bir bakmış  yine ev halkında da değişen bir şey yok. İyi gibi, değişmiş gibi  görünüyorlar, ama söz konusu çıkarları veya istekleri olunca… 

Sonunda çaresizlik içinde çekmiş elini, eteğini köşesine çekilmiş,
“Demek ki takdir böyleymiş, benim pek de yapabileceğim bir şey yokmuş.” 
demiş; zamanla adamın saçı sakalı ağarmış,bembeyaz olmuş. Altmışlar da birer birer tükenmiş... Bir gün sabaha doğru nur yüzlü, ak saçlı bilgeden; yaşamın gerçeğine dair şu sözleri işitmiş: “Kalktığın bir sabah kesinlikle son sabahın olacaktır!”

O an kafasında bir ışık yanmış: “Hey hat demiş,” “dünya alemi değiştirmeye çalıştım,ömrüm geçti. Meğer gözüm hep dışarıdaymış! Oysa,benim esas değiştirmem gereken benmişim, Ben değişmediğim için hiçbir şey değişmedi, her şeyi yerli yerince göremedim, değiştirmeye çalıştım. Onun içinde hiç değişemedim.” “Uyan ey gözlerim uyan!..Uyan uykusu çok olan uyan!..” 

“Uyandığın bir  sabah kesinlikle son sabahın olacak!”

Sevgiyle kalın...

Bu yazı 4095 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar