Kirli işler İmparatorluğu 15 Temmuz akşamı harekete geçti…
Reklam
Reklam
Misafir Kalem

Misafir Kalem

Kirli işler İmparatorluğu 15 Temmuz akşamı harekete geçti…

Yazılarımı Çayyolu Haber Dergisinde takip edenler bilirler, son birkaç aydır Çayyolu üzerine yoğunlaşmıştım. Hatta Çayyolu üzerine yazılacak birkaç yazım sırada beklerken, 15 Temmuz da Türkiye için kara bir gün yaşandı.

Neredeyse her on yılda bir şu veya bu şekilde darbe yaşadığımız ülkemizde, bu son darbe girişimi yeni birçok şeye tanık olmamıza neden oldu. Öncelikle Türk halkının artık darbe dönemlerinin son bulmasını istediğini çok açık ve net bir şekilde gördük. Ama bundan daha önemlisi yaklaşık 40 yıldır Türkiye’deki Cemaat yapılarının ne kadar tehlikeli olduğunu yaşayarak öğrendik.

15 Temmuz gecesi yaşananlar aslıda son 40 yıldır ülkemizde oluşan başta siyasilerin desteklediği ve ülkede bulunan tüm kurumların şu ya da bu şekilde göz yumduğu yapının patlamasıydı. Başta siyasiler bu tür yapılanmalara göz yumdular. Bu siyasilerden kastım sakın son dönemdeki AKP’yi kast ediyorum anlaşılmasın. Kast ettiğim 1970’lerden bu yana iktidarı ile muhalefeti ile tüm siyasi kadrolardan oluşuyor. Bu siyasi yapıda AP, ANAP, MHP, CHP, DSP, AKP dâhil burada saymayı unuttuğum birçok siyasi parti ve kuruluş yer alıyor. Hatırlayanlar bilirler Cemaat ile yakınlaşan siyasilerin iktidara daha kolay gelebileceği gibi bir algı yaratılmıştı. Bu algıya birçok siyasi parti lideri inanmış ve Cemaat yapılanması ile kol kola yürümekte bir sakınca görmemişti. Bu konu üzerine konuşmaya kalksak aylarca hatta yıllarca konuşabiliriz sanırım.

15 Temmuz darbe günü yaşanalar çok çarpıcı olmakla birlikte darbenin önlenmesinde bence en önemli görevi BASIN yaptı. Eğer basın yayın organları olmasaydı inanın bu darbe başarılı olurdu.

Hatırlar mısınız bilemem, 12 Eylül 1980 darbesi ve darbeyle oluşturulan yeni yönetimin meşruluğunun sağlanmasında medya önemli bir araç oldu.

Darbeyi gerçekleştirenler, darbenin ilk gününden itibaren radyo televizyon ve gazeteler aracılığıyla propaganda çalışmaları yürüttü ve darbenin meşruluğunu ileri sürmeye çalıştı. Gazeteler darbe haberlerini verirken, dış basında darbeye ilişkin olumlu değerlendirmeleri de yayınlayarak, Avrupa'nın dahi darbeyi desteklediği mesajını verdi.

Yıllar sonra iletişimin doruk noktaya çıktığı son dönemde yaşanan bu darbe girişimi bu sefer demokrasiye inanmış BASIN tarafından önlendi.

Tarihe iz düşmek açısından bu konuda ufak bir anekdotu aktarmam faydalı olacak. 15 Temmuz günü saat 20:00 sularında haber merkezimize ulaşan bilgiler üzerine Korkut beyin talimatı ile hemen Genelkurmay Karargâhının olduğu Kızılay’a hareket ettik. Ama İnönü Bulvarının bir bölümünden sonra kapalı olduğunu öğrendik. Bunun üzerine hemen haber merkezine dönüp toplantı yaptık. Çok uzatmadan toplantının sonunda şu karara vardık. Bu bir darbe girişimi. Biz de Çayyolu Medya Grup olarak elimizde bulunan 3 haber web sitesi, Radyo Çayyolu, Çayyolu Televizyonu ve Çayyolu Haber Dergisi ile bu darbeye karşı durmamız gerekiyor.

İzleyenler biliyorlar, bu karadan sonra 3 haber web sitemiz başta olmak üzere Radyo Çayyolu ve Çayyolu Televizyonunda an be an darbe girişimi ile ilgili sıcak haberlerini geçerek kamuoyunu bilgilendirdik.

Sonuçta darbenin karşısında duran tüm halkımızla beraber çorbada bizimde tuzumuz oldu kanısındayım.

Umarım Türkiye bir daha böyle bir gece yaşamaz.

Elif Can
Çayyolu Haber Dergisi Editörü

Bu yazı 1196 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar