Sessiz seçmen ne yapar?
  • Reklam
  • Reklam
Oral Çalışlar

Oral Çalışlar

Sessiz seçmen ne yapar?

NTV'de Oğuz Haksever’in moderatörlüğünü yaptığı programda, konuklardan Kürşat Zorlu, MHP Genel Merkezinden işittiği bir iddiayı gündeme getirdi. Bahçeli’nin AK Parti-MHP ittifakını bozmaya yönelik bazı girişimlere ilişkin duyumlar aldığı söyleniyordu… "Örneğin FETÖ ya da Batılı güçler, kışkırtmalarda bulunabilirler"…

Son günlerdeki kur yükselişi de, böyle bir “proje”nin bir parçası olarak yorumlanmış. Bunu ifade edenlerden biri de Cumhurbaşkanı Erdoğan'dı.

Ne olursa olsun, seçimlerin bu kadar yakına çekilmesi, akla birçok farklı şey getiriyor. İlk akla gelen analiz şu: Ekonominin sarsıntı geçiriyor olması ve bu krizin daha da artması tehlikesi nedeniyle seçime gidiliyor. Seçmen zaman içinde iktidara karşı bir eğilim içine girebilirdi.

MHP'nin hesabı ise, “hazır ittifak yasası üzerinde anlaşmış ve en az 50 milletvekilliğini garanti etmişken, seçime gitmek”ti. Bazı müdahaleler bu durumu bozabilirdi.

İlk tur kesin mi?

AK Parti sözcüleri, "İlk turda Erdoğan kesin seçilir" diyorlar. Bunu söylerken, “karşısına çıkacak rakibin onun gücünde olmayacağı” varsayımından hareket ediyorlar.

OHAL koşullarındayız. Bir askeri darbe girişiminin önlenmesinin yarattığı sert iklimdeyiz. Karşı tarafın sesinin fazla duyulmadığı, duyulamadığı bir atmosfer… Yapılan bazı anketlerde, "kararsızlar"ın oranı çok yüksek görünüyor. Bu "kararsızlar", kararını açıklamaya çekinenler olabilir mi? Bilmiyoruz, bilemiyoruz.

İktidar, uzun zamandır, Cumhurbaşkanı öncülüğünde seçimlere hazırlanıyor. Muhalefetin durumuna bakalım: HDP'nin neredeyse bütün önemli belediyelerinin başkanları, partinin önde gelen yöneticileri hapiste.

CHP milletvekili Enis Berberoğlu'nun tartışmalı tutukluluğu sürüyor. Muhalefetin kendini ifade imkanları sınırlanmış durumda.

Böyle ortamlarda, toplumun eğilimini, tercihlerini, tepkilerini anlamak kolay olmaz. Sessiz çoğunluğun ne düşündüğünü bildiğinizi sanırsınız. Görüntü bazen çok yanıltıcı olabilir.

Geçmişte, en sıkı ortamlarda yapılmış seçimleri hatırlayalım. Kırılgan ortamlar sürprizlere açık olabiliyor. 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından, 1983 seçimlerine gidildi. Cuntanın partisi MDP'nin kazanacağına kesin gözüyle bakılıyordu. Seçimi, büyük farkla, "istenmeyen" Turgut Özal'ın ANAP'ı kazandı.

Ama “Sürpriz sonuç beklenmeli” iddiasında da değilim. 15 yıl içinde şimdiye kadar yapılmış neredeyse bütün seçimleri kazanmış bir lider söz konusu. Bu kez de kazanmasını beklemek normal.

Ancak sürpriz de bir ihtimaldir. Geçmiş deneyimler, bu açıdan incelenmeli.

Seçmen kitlesinin davranış kalıplarını anlamak, çok kolay değil.

Bu yazı 220 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

Web Analytics
http://addurl.nu z35W7z4v9z8w